28 Şubat'ta dönemin Sincan Belediyesi çalışanı Öz: "4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık"
28 Şubat sürecinde Sincan Belediyesi'nde kamu görevlisi olarak çalıştığını belirten Selçuk Öz, "4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık. Oradaki şartlar da çok kötüydü. Bize tahsis edilen koğuş sular içerisindeydi. Yaşanacak bir hali yoktu" dedi.
28 Şubat sürecinde Sincan Belediyesi'nde kamu görevlisi olarak çalıştığını belirten Selçuk Öz, 4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık. Oradaki şartlar da çok kötüydü. Bize tahsis edilen koğuş sular içerisindeydi. Yaşanacak bir hali yoktu dedi.
1997 yılında gerçekleşen ve kamuoyunda 'postmodern darbe' olarak anılan 28 Şubat sürecinde Sincan Belediyesinde kamu görevlisi olarak görev yaptığını aktaran Selçuk Öz, yaşananları İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıkladı. Öz, o dönemde inançları nedeniyle zor durumda kaldığını, üzerinde ciddi bir baskı oluşturduklarını, sebepsiz yere işine son verildiğini ve tutuklandığını belirtti. Yaşadığı sürecin ailesini ve çevresini de etkilediğini belirten Öz, yalnızca kendisinin değil, ailesinin de bu yükü taşıdığını ve sosyal çevresinde dışlandığını vurguladı. Aradan geçen yıllara rağmen yaşananların hafızalarda tazeliğini koruduğunu ifade eden Öz, 28 Şubat sürecinin toplumda derin izler bıraktığını kaydetti. Öz, benzer süreçlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
Filistin'de yaşanan sıkıntıları bahseden küçük bir oyunu canlandırdık
28 Şubat 1997'de Sincan Belediyesi'nde kamu görevlisi iken, İsrail'in Filistin'e uyguladığı soykırımı dile getirmek amacıyla düzenlenen 'Küdüs Gecesi' adı altında birkaç dakikalık tiyatro oyunu sergilediklerini belirten Selçuk Öz, Sincan Belediyesi'nin bir çalışanıydım. O gece almış olduğum görev salonun koordinasyonunu, misafirlerin salona kabulü ve ortamın düzenlenmesiydi. Koordinatör olarak Sincan Belediyesi'nin bir personeliydim. Ramazan ayı dolayısıyla misafirler salona erken giriş yaptı ve salon doldu. Programın başlayacağı saat ile iftar saati arasında yaklaşık 1 buçuk-2 saatlik bir zaman farkı oluşmuştu ve insanları orada boş boş bekletemezdik. Oyalamak maksadıyla, bana gelen talimatla birlikte insanlara kısa oyun gibi küçük bir sahne izlettik. Sahnenin ismi de 'Filistin'di. Filistin'de yaşanan sıkıntıları bahseden küçük bir oyunu canlandırdık. Toplam 3 dakikaya geçmeyen bir oyunu canlandırdık diye konuştu.
Emniyetteki arkadaşlar benimle irtibata geçtiler
Filistin isimli oyunu ziyaretçilere izlettikten sonra eve gittiğinde emniyetin kendisine ulaştığını ve gözaltına alındığını ifade eden Öz, Emniyetteki arkadaşlar benimle irtibata geçtiler. Gönüllü olarak Sincan Emniyet Müdürlüğüne gittim. İfademi verdim. Oradaki polis müdürü, bir sıkıntı olmadığını sorgudan sonra beni serbest bırakacaklarını söyledi ama maalesef öyle olmadı. Beni, Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürdüler. Orada da yaklaşık 11 günlük bir gözaltı sürecimiz oldu. Araya Ramazan Bayramı girdiği için mahkemeye çıkartmadılar ama mahkeme süreçleri de sıkıntıydı. Sonrasında Ulucanlar Cezaevi'ne götürdüler. Yaklaşık olarak 4 buçuk ay orada tutuklu olarak kaldım şeklinde konuştu.
Bize tahsis edilen koğuş, sular içerisindeydi
Haksız yere gözaltına alındıktan ve Ulucanlar Cezaevine götürüldükten sonra insanca muamele göremediğini vurgulayan Öz, 4 kişilik koğuşta 11 kişi kaldık. Oradaki şartlar da çok kötüydü. Bize tahsis edilen koğuş sular içerisindeydi. Yaşanacak bir hali yoktu. İnsanın yaşayabileceği bir ortamda kalmadık. Zaman zaman da tepemizde nöbet tutan askerin, psikolojik baskı yapmak için gece yarısında havaya ateş etmelerinden tutun da başka olaylar gibi sıkıntılar gördük. Bizim esas yaşadığımız sıkıntı, suçsuzluğumuz ortaya çıkıp tahliye edilince sokakta, etrafımızda kimsenin kalmadığını gördük. Arkadaşlarımız, dostlarımız, komşularımız, hepsi bizden kaçar vaziyetteydi. Kaldırım değiştiren insanları gördük. Otobüse binemedik, trene binemedik, evimizden işimize gidemedik ifadelerine yer verdi.