Annesi tasarımlarına 'zımbırtı' demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
Yozgat'ın Yerköy ilçesinde yaşayan Efendi Açıkgöz isimli 11. sınıf öğrencisi geliştirdiği buluşlarıyla evi dağıtıp annesini yormuş olsa da şimdi uluslararası platformda sunum yapmaya hazırlanıyor.
Yozgat'ın Yerköy ilçesinde yaşayan Efendi Açıkgöz isimli 11. sınıf öğrencisi geliştirdiği buluşlarıyla evi dağıtıp annesini yormuş olsa da şimdi uluslararası platformda sunum yapmaya hazırlanıyor.
Yerköy Rabia Koyunbaşoğlu Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Efendi Açıkgöz, küçük yaşlarında elektrikli cihazlara ilgi duydu. Oyuncaklarını, evdeki küçük ev aletlerini açıp inceleyen Açıkgöz'ün evi dağıtıp annesini yorduğu zamanlar oldu. Yaptığı tasarımlar annesi tarafından 'zımbırtı' olarak adlandırılsa da Efendi Açıkgöz bununla yetinmeyerek tasarımlar projeler yaparak hayallerini çizime döktü ve cihazlarıyla somutlaştırdı.
BM konferansında sunum yapacak
Açıkgöz, Danışman Öğretmeni Duygu Çiftçi ile 13-14 Nisan 2026 tarihlerinde, Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) koordinasyonunda yürütülen 'GençTek Akran Öğrenme Modeli ve Genç Bilişim Ekosistemi' çalışmaları kapsamında 2. GençTek Zirvesi'ne katıldı. Yozgat ilini temsilen kurulan stantta 'Derman: İnsansız Afet Kurtarma Aracı' projesini sundu ve Türkiye genelinden yalnızca 25 öğrencinin sunum yapmaya hak kazandığı 'Sahne Senin' etkinliğinde yer aldı. Çiftçi ayrıca 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda sunum yapmaya hak kazandı. Bu konferansa 196 ülkeden katılım bekleniyor.
Afetzedelerin derdine 'Derman' olmak istedim
Çalışmalarının evrildiği süreçten söz eden Açıkgöz, Küçüklükten itibaren kendimce projeler geliştirerek, çizimler yaparak teknolojiye ve yazılıma büyük ilgi duydum. Elektronik alanda da kendimi geliştirmeye çalıştım. Kendi hayal dünyamda çizimler oluşturdum. 'Derman' isimli projemi toplam iki ayda tamamladım. Bu proje afetzedelerin bulunduğu zor durumları gördüm ve bu şekilde proje hazırladım. Depremzedelerin derdine derman olmak istedim. Biliyorsunuz deprem anında şebekeye erişim olmuyor. Depremzedelerle araç, kendi ağını oluşturarak tek tıkla iletişim kurmayı sağlıyor. Aracı kullanan operatör ile depremzede, şebeke erişimi olmadan iletişim sağlayabiliyor. Antalya Konferansı'na davet edildik. Avrupa Birliği'nin bulunduğu etkinlikte projemizi sunacağız ve Yozgat'ı temsil edeceğiz dedi.
Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturuyor
Tasarladığı projesinin detaylarına değinen Açıkgöz, Derman aracı kendi Wi-Fi ağını oluşturduğu için depremzede ile internet ve şebeke olmadan iletişim sağlayabiliyorum. Şu an oluşturduğumuz senaryoya göre enkaz altında kalmış depremzede arkadaşımız bize mesajını gönderdi. Arkadaşımızın yanına aracımız ulaştı. Genel sağlık durumu bilgilerini, depremzedenin görüntülerini ve yakınlarına ulaşmamızı sağladı. Depremzedenin bulunduğu ortamın nem ve sıcaklık bilgilerini, etraftaki mesafe verilerini, ultrasonik sensörlerimizle ortam gaz seviyesini görebiliyoruz, görüntüsünü izleyebiliyoruz. Sesli ve yazılı olarak iletişim sağlayabiliyoruz ifadelerini kullandı.
Efendi Açıkgöz'ün danışman öğretmeni olan Duygu Çiftçi, Genç-Tek projelerinin danışmanlığını yürütüyorum. Genç-Tek projeleri kapsamında yetenekli öğrencilere ihtiyacımız vardı. Okulda küçük çaplı bir araştırma yaptım. Yetenekli öğrencilerin araştırmaları sonucunda Efendi Açıkgöz'ün çalışmalarını inceledim. Kayda değer çalışmaları vardı, beni çok etkiledi. İl koordinatörümüze çalışmalarını gönderdim. Genç-Tek projeleri kapsamında çalışmalarının değerlendirilebileceğini söyledi ve süreç böyle başladı diyebilirim dedi.
Okul Müdürü Efendi Durmaz, Öğrencimizin böyle bir projede başarılı olması okul olarak bizi çok mutlu etti, gururlandırdı. Bu projede desteklerinden dolayı Duygu Hanım'a çok teşekkür ediyoruz. Öğrencilerimiz özellikle bu alanda yeteneklerini gösterebilirse, hayallerini gerçekleştirebilirse ülkemizin geleceği için kalkınması için de çok güzel olacağını düşünüyoruz diyerek öğrencileriyle gurur duyduğunu söyledi.
Oğluma 'Bu zımbırtıları kaldır' derdim
Efendi Açıkgöz'ün annesi Sebahat Açıkgöz, Küçük yaşlardan itibaren ilkokul dönemlerinde dahi oğlum elektronik eşya, küçük ev aletleri, kendi oyuncakları, oyuncaklarının içi hatta kızardım, 'Oyuncaklarını yine mi söktün? Yine mi dağıttın? Yine mi kırdın?' diye. Bu tarz hep bir ilgisi vardı. Bu noktalara gelebileceği kendi içindeki hayallerinin bu derece büyük olduğunu ben düşünmemiştim. Hiçbir eğitim almadan kendi adına kendi çalışmasıyla bu noktaya gelmesinden ötürü oğlumu kutluyorum. Biz hiçbir yönlendirme yapmadık, tamamen kendi ilgisi. Döküyorsun, dağıtıyorsun, kırıyorsun, oğlum bu oyuncağını da mı açtın, bunu da mı kırdın, bu zımbırtıları kaldır diye böyle şeylerimiz de oluyordu. Küçüklükten itibaren kendi ilgisi, kendi yeteneği. Hayallerimde çocuklarımın en güzel yerlere gelmesi var. Oğlum, Selçuk Bayraktar'ın hayatını çok merak eder, araştırır. Onun hayatını izleyerek onun geçtiği yollardan geçip 'Anne ben de bir Selçuk Bayraktar'ın annesini sahneye çıkardığı gibi bir gün ben de seni sahneye çıkaracağım' diye sık sık söz eder. Efendi'nin kardeşiyle paylaştığı küçük bir çalışma odası var. Çalışma masası küçücük ama hayalleri büyük. Odasında camı dahi yok, dışarıya açılan bir penceresi yok ama onun hayalleri inanıyorum ki dünyaya açılacak şeklinde konuştu.