AYM Başkanı Özkaya: "23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar Mahkememize toplam 756 bin 726 bireysel başvuru yapılmış, bunların 648 bin 410'u sonuçlandırılmıştır"
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, AYM'ye 14 yılda 756 bin 726 bireysel başvuru yapıldığını ve bunların 648 bin 410'unun sonuçlandırıldığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, AYM'ye 14 yılda 756 bin 726 bireysel başvuru yapıldığını ve bunların 648 bin 410'unun sonuçlandırıldığını söyledi.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getirilmesinin 14. yılı kapsamında Türk Anayasa Mahkemesinin Norm Denetimi Kararlarının Bireysel Başvuruya Etkisi temalı sempozyum düzenlendi. Yüce Divan Salonu'nda gerçekleştirilen sempozyuma AYM Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AYM Başkanvekili Basri Bağcı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu ile akademisyenler ve birçok hukukçu katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Özkaya, Anayasa'nın üstünlüğünün güvence altına alınmasının hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, hukuk devletinin kamu gücünün hukukla bağlı olduğu ve temel hak ve özgürlüklerin etkili denetim mekanizmalarıyla güvence altına alındığı bir devlet anlayışını ifade ettiğini söyledi. Anayasa yargısının temel işlevlerinden birinin de bu noktada ortaya çıktığını belirten Özkaya, anayasa yargısının hukuk düzeninin Anayasa'ya uygunluğunu güvence altına alırken temel hak ve özgürlüklerin de etkili biçimde korunmasına hizmet ettiğini ifade etti. Bireysel başvurunun anayasa yargısının temel hakları koruma işlevine yeni ve güçlü bir boyut kazandırdığını kaydeden Özkaya, Anayasa'nın üstünlüğünün yalnızca hukuk kurallarının Anayasa'ya uygunluğunun denetlenmesiyle değil, temel hakların kamu gücünün işlem, eylem ve ihmallerine karşı korunmasıyla da sağlandığını söyledi. Özkaya, bireysel başvurunun anayasa yargısını doğrudan insanın hayatına ve somut uyuşmazlıklara temas eden bir mekanizmaya dönüştürdüğünü ve anayasa yargısına yüklenen misyonun gerçekleşmesinde en önemli araçlardan biri haline geldiğini kaydetti. Özkaya şöyle devam etti:
Dolayısıyla kendine özgü bir anayasal denetim yolu olan bireysel başvuru, anayasa yargısından bağımsız veya ona eklenmiş sıradan bir hak arama yolu olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte bireysel başvurunun işlevi yalnızca başvurucunun uğradığı ihlalin tespit edilmesi ve giderilmesiyle de sınırlı değildir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında verdiği kararlar; yasama, yürütme ve yargı organlarının temel haklara ilişkin yaklaşımına da etki etmekte ve temel hak ve özgürlükleri merkeze alan hukuk anlayışının Türk hukuk düzeninde yerleşmesine katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle bireysel başvuruyu yalnızca bireysel nitelikte bir hak arama yolu olarak değil, aynı zamanda hukuk devletinin güçlendirilmesine ve Anayasa'nın toplumsal hayatta etkili hâle gelmesine hizmet eden önemli bir anayasal kurum olarak görmek gerekir. Bu açıdan bireysel başvuru ile anayasa yargısı arasında kopmaz bir bağdan söz edilebilir.
Bireysel başvurunun 14 yıllık tecrübesinin Anayasa Mahkemesinin kurumsal ve içtihadi gelişimine de önemli katkılar sağladığından bahseden Özkaya, Mahkememiz bu süreçte farklı hak alanlarında kapsamlı bir içtihat birikimi oluşturmuş, böylece temel hak ve özgürlüklerin kapsamının ve kamu makamlarının bu haklardan kaynaklanan yükümlülüklerinin belirlenmesine katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda Mahkememizce 23 Eylül 2012 tarihinde başlayan ilk dönemde bireysel başvurunun temel usul ve esaslarını belirleyen içtihatlar geliştirilmiş, bireysel başvurunun ikincillik niteliği, kabul edilebilirlik ölçütleri ve ihlal kararlarının sonuçları belirginleştirilmiştir. Bu suretle kişi hürriyeti ve güvenliğinden adil yargılanma hakkına, ifade özgürlüğünden mülkiyet hakkına kadar geniş bir alanda anayasal standartlar somut uyuşmazlıklar üzerinden şekillendirilmeye çalışılmıştır ifadelerini kullandı.
AYM Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvurunun uygulanmaya başlandığı ilk yıllarda Mahkemenin norm denetimi alanında uzun yıllar boyunca oluşturduğu içtihat birikiminin, bireysel başvurunun anayasal esaslarının belirlenmesinde önemli bir kaynak oluşturduğunu belirtti. Norm denetimi kapsamında Anayasa'nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı, hukuk devleti, eşitlik, kanunilik, belirlilik, hukuki güvenlik ve ölçülülük gibi ilkelerin anlam ve kapsamının ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde öngörülebilirlik, devlete güven ve kamu gücünün hukuki sınırlar içinde kullanılması gibi esasların da bu içtihatla geliştirildiğini kaydetti.
Norm denetimi kararları bireysel başvuruları etkiliyor
Bugüne kadar bireysel başvuru ile ilgili birçok sempozyum düzenlediklerinden bahseden Özkaya, Bireysel başvurunun norm denetimine etkisini de bu sempozyumların birçoğunda çeşitli yönlerden ele aldık. Bugün gerçekleştireceğimiz sempozyumun temasını ise Anayasa Mahkemesinin norm denetiminde verdiği kararların bireysel başvuru incelemelerine etkisi oluşturmaktadır. Norm denetimi kararları, Anayasa hükümlerinin ve özellikle temel haklara ilişkin anayasal ilkelerin anlamının belirlenmesinde önemli bir içtihat kaynağı oluşturmaktadır. Bu kararlarla geliştirilen anayasal yorumlar, bireysel başvuru incelemelerinde de temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Diğer taraftan bireysel başvuru kapsamında önümüze gelen somut uyuşmazlıklar, kanunların ve diğer düzenlemelerin bireylerin temel hakları üzerindeki gerçek ve doğrudan etkilerini görmemize imkân vermektedir. Dolayısıyla norm denetimi ile bireysel başvuru arasında tek yönlü değil, karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Kanaatimce anayasa yargısının bütünlüğü de tam olarak burada ortaya çıkmaktadır dedi.
Bireysel başvurunun olağan kanun yolu olmadığını ifade eden Özkaya, şöyle konuştu:
Anayasa, bireysel başvuruda olağan kanun yollarının tüketilmesini şart koşmuş; ayrıca kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların bireysel başvuru kapsamında incelenemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu anayasal çerçeve, bireysel başvurunun ikincil niteliğini ortaya koyduğu gibi Anayasa Mahkemesi ile derece ve yüksek mahkemeler arasındaki görev ayrımının sınırlarını da belirlemektedir. Bilindiği üzere Anayasamız, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın görev ve yetkilerini ayrı ayrı düzenlemiş, bu yüksek mahkemeler arasında hiyerarşik bir ilişki veya üstünlük sıralaması öngörmemiştir. Her yüksek mahkeme, Anayasa ve kanunlarla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde yargısal faaliyetini yerine getirmektedir.
AYM Başkanı Kadir Özkaya, bireysel başvurunun başarısının yalnızca Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlarla ölçülemeyeceğini belirterek, bu yolun etkili bir hak arama mekanizması olarak varlığını sürdürebilmesinin ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesine ve benzer ihlallerin önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasına bağlı olduğunu ifade etti.
Bugüne kadar yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 85,7'si karara bağlanmıştır
Bireysel başvurular hakkında bilgi veren Özkaya, Geride bıraktığımız 14 yıllık tecrübe, bireysel başvurunun hukuk sistemimizde ulaştığı yeri rakamlarla da ortaya koymaktadır. 23 Eylül 2012 tarihinden bugüne kadar Mahkememize toplam 756 bin 726 bireysel başvuru yapılmış, bunların 648 bin 410'u sonuçlandırılmıştır. Başka bir ifadeyle bugüne kadar yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 85,7'si karara bağlanmıştır. 2026 yılında da çalışmalarımız aynı kararlılıkla devam etmektedir. Bugün itibarıyla Mahkememize yaklaşık 40 bin 769 bireysel başvuru yapılmış, yaklaşık 30 bin civarında başvuru sonuçlandırılmıştır dedi.
Özkaya, bireysel başvuru sayılarının son 14 yılda hukuk sisteminde geniş bir uygulama alanına ulaştığını belirterek, bu durumun yalnızca iş yükü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Başvuru sayılarındaki artışın temel hakların korunmasındaki önemi ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, bireysel başvurunun etkinliğinin ve sürdürülebilirliğinin korunmasının da sorumluluklarını artırdığını kaydetti. Özkaya, Mahkemenin bir yandan başvuruları makul sürede sonuçlandırmaya, diğer yandan geliştirdiği içtihatlarla benzer hak ihlallerinin önlenmesine yönelik anayasal standartları belirlemeye devam ettiğini belirtti. AYM Başkanı Kadir Özkaya, görece yeni bir hukuki kurum olmasına rağmen bireysel başvuruya yargı mercileri ve diğer kamu kurumlarının gösterdiği hassasiyetin sistemin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Özkaya, Anayasa Mahkemesinin verdiği ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi konusunda kurumların ortaya koyduğu yaklaşımın, bireysel başvurunun hukuk sisteminde kökleşmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.
İhlal kararlarının yüzde 99,9'u uygulandı
Mahkemenin verdiği ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilip getirilmediğini de yakından takip ettiğini belirten Özkaya, Mahkememiz istatistiklerine göre 2013 yılından bugüne kadar verilen 86 bin 849 ihlal kararının yüzde 99,9'u uygulanmıştır. Uygulama konusunda yaşanan sorunlar ise çok sınırlı sayıdaki somut olay ve bazı teknik hususlarla sınırlı kalmıştır. Bu yüksek uygulama oranı, bireysel başvurunun 14 yıllık tecrübesi bakımından son derece anlamlıdır. Zira bireysel başvurunun gerçek etkisi, verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bir ihlalin tespit edilmesi kadar, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması da temel hakların etkili biçimde korunmasının vazgeçilmez bir unsurudur dedi.
Özkaya, bir başka önemli hususun da teknolojik dönüşüm olduğuna dikkat çekti. AYM Başkanı Kadir Özkaya, teknolojik gelişmelerin hukuku tarih boyunca etkilediğini ancak günümüzde dijital dönüşümün çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştiğini belirtti. Dijitalleşme, büyük veri ve yapay zekâ teknolojilerinin yargı sistemlerini de etkilediğini ifade eden Özkaya, bireysel başvuruların niteliği ve başvuru sayıları dikkate alındığında teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanılmasının artık bir zorunluluk olduğunu söyledi. Özkaya, bununla birlikte Anayasa Mahkemelerinin insan onuru, eşitlik, özgürlük, adalet ve hukuk devleti gibi anayasal ilkeleri yorumladığını, bu kavramların yalnızca verilere dayalı matematiksel formüllerle açıklanamayacağını kaydetti. Özkaya, 1 Ekim 2025 itibarıyla avukatların bireysel başvuruları UYAP üzerinden yapabilmesine imkân sağlandığını belirterek, uygulamanın kısa sürede önemli ölçüde benimsendiğini söyledi. Bugüne kadar Mahkemeye yapılan bireysel başvuruların yaklaşık yüzde 34'ünün UYAP Avukat Portalı üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Özkaya, her üç başvurudan birinin elektronik ortamda yapılmasının dijital başvuru imkânının uygulamada karşılık bulduğunu gösterdiğini kaydetti. Özkaya, önümüzdeki dönemde teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanarak bireysel başvuru sisteminin erişilebilirliğini ve etkinliğini daha da geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.