Baba-kız el ele saraciye mesleğini yaşatıyor

TAKİP ET

Gaziantep'te göz rahatsızlığı nedeniyle telefonculuğu bırakan 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz, öğrendiği saraciye mesleğinin inceliklerini, okul çağındaki kızına öğreterek mesleği gelecek nesillere aktarıyor.

Gaziantep'te göz rahatsızlığı nedeniyle telefonculuğu bırakan 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz, öğrendiği saraciye mesleğinin inceliklerini, okul çağındaki kızına öğreterek mesleği gelecek nesillere aktarıyor. Gaziantep'te uzun yıllar telefonculuk yapan 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz'ın hayatı, göz rahatsızlığının ardından değişti. Telefonculuk mesleğini bırakmak zorunda kalan Yılmaz, yeni bir meslek edinmek için tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda saraciye işine başladı. El emeği ve sabır gerektiren mesleği kısa sürede öğrenen Yılmaz, zamanla ustalaşarak kendi dükkanında çalışmaya devam etti. Günün büyük bölümünü iş yerinde geçiren Yılmaz, deri ve çeşitli malzemeleri el işçiliğiyle işleyerek müşterilerinin beğenisine sunuyor. Mesleğini gelecek nesillere aktarmak isteyen Yılmaz, okul çağındaki kızını da boş zamanlarında dükkanına getirerek saraciye işinin inceliklerini öğretiyor. Yılmaz, böylece kızının el becerisini geliştirirken yıllardır sürdürülen mesleğin de gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlıyor. Bu mesleği seçmek benim için mutluluk verici oldu Saraciyelik mesleğine başlama serüvenini anlatan Ekrem Yılmaz, 8 yıla yakındır saraçlık yapıyorum. Çocuklarımla beraber hepimiz ailecek bu işi yapıyoruz. Bu mesleğe tesadüfen başladım. Bir arkadaşımın yanına gelmiştim. Arkadaşım bu işi yapıyordu. Onun vasıtasıyla girişim yaptık ve kendisi ile ayrıldık. Ben devam ettim burada. Şu anda yaptığım işten memnunum. Telefon teknik servisiydim. Gözlerim zayıflayınca yapamaz duruma geldim. İstediğimi yapamıyordum. Bu mesleği seçmek benim için mutluluk verici oldu. O meslekten buna geçmek çok yerinde bir değişim oldu. Üretim her zaman mutluluk verici bir şeydir. İnsanlara faydalı olabilmek her zaman insana zevk verir. Yani bir insanın işini görmek, bir insanlara bir şeyler üretmek. Her zaman insana mutluluk vermiştir. Bizler burada köpek tasmaları, inek, at eğerleri, eşek heybeleri, motor heybeleri yani bütün hayvansal ürünlerin hemen hemen hepsini yapıyoruz. İnsanların ilgisine gelince herkes ihtiyacını görüyor ve herkesin de bu tarz ürünlere ihtiyacı olduğu için herkes çok memnun, biz de memnunuz kendilerinden dedi. Çocuklarım okumazsa yapabileceği altın bir meslek Ekrem Yılmaz, Ben bu mesleği gelecek nesillere aktarmak için kendi çocuklarımı yetiştiriyorum. Dolayısıyla eleman yetiştirmek gibi bir sıkıntım yok. Bu mesleği şuanda kızıma öğretiyorum. Güzel bir duygu. Çocuklarım okumazsa bu mecburen yapabileceği altın bir meslektir. İleride bunu herkes yapmayacak. Zaten buna yönelik insanlar yok. Gerek çıraklık olsun veya gerek insanların bu mesleğe meyili yok, potansiyeli de yok ifadelerini kullandı. Ürünleri her yere gönderiyoruz Üretilen ürünlerin çeşitli illere ve ülkelere gönderildiğini aktaran Ekrem Yılmaz, Dükkanımızda ürettiğimiz ürünleri, hemen hemen Türkiye'nin birçok yerine gönderiyoruz. Arap ülkelerine gönderiyoruz. Mesela Suriye, Suudi Arabistan o bölgelere de veriyoruz ama Doğu'ya daha ağırlıklı veriyoruz. Buradan çıkan ürünler Edirne'ye kadar gidiyor şeklinde konuştu. Boş zamanlarımda da babamın yanında meslek öğreniyorum Boş zamanlarında babasının yanına gelerek mesleği öğrendiğini söyleyen 11 yaşındaki Arzu Ela Yılmaz, Ben okuyorum, boş zamanlarımda da babamın yanında çalışıyorum. Okuldan çıktıktan sonra babamın yanına gelip babamın malzemelerle yaptıklarına yardım ediyorum. Boncuk diziyorum, tasma yapıyorum. Babam heybe diktiğinde ona yardım ediyorum. Tokaları falan yapıyorum. Mutluyum diye konuştu.