Bakan Şimşek: "Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umuyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında katıldığı panelde, "Avrupa'daki iç siyasi engellerin aşılmasını ve Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umuyoruz. Bu, ticaret hacmini 10 veya 20 yıl içinde kolayca iki katına çıkarabilir" dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında katıldığı panelde, Avrupa'daki iç siyasi engellerin aşılmasını ve Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umuyoruz. Bu, ticaret hacmini 10 veya 20 yıl içinde kolayca iki katına çıkarabilir dedi.
ABD'nin Washington kentinde düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında gerçekleştirilen Parçalanan Bir Dünyada Ekonomik Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen Parçalanan Bir Dünyada Ekonomik Entegrasyonun Geleceği başlıklı panelde konuştu. Bakan Şimşek, küresel ekonomide artan belirsizlikler, tedarik zincirleri ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Jeopolitik riskleri kriz olmadan yönetmeliyiz
Bakan Şimşek, moderatör Lisa Abramowicz'in, Tedarik zincirinin dayanıklılığı son yıllarda dramatik şekilde değişti. Türkiye açısından bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz sorusunu cevapladı. Şimşek, Eski model istikrarlı jeopolitiğe dayanıyordu. Bu artık geçerli değil. Bu nedenle önemli riskler var ve bu riskleri şu anda yaşadığımız gibi bir krize dönüşmeden önce ele almamız gerekiyor. Bence bunu tasarlamalıyız dedi. Enerji arz güvenliğine dikkat çeken Şimşek, Bu bağlamda aklıma gelen ilk şey enerji bağımlılığıdır. Bugün tasarım gereği Hürmüz Boğazı'na çok az maruziyetimiz var. Enerji arz güvenliği açısından ciddi bir çeşitlilik söz konusu. Bu kritik bir unsur. LNG kapasitesine yatırım yaptık. Anadolu'ya uzanan çok sayıda boru hattımız var, yani önemli ölçüde boru hattı koridorlarına sahibiz ifadelerini kullandı.
Yeni ticaret koridorlarına yatırım şart
Şimşek konuşmasının devamında, İleriye baktığımızda ek ticaret koridorlarına duyulan ihtiyacın oldukça açık olduğunu düşünüyoruz. Orta Koridor'un en verimli olanlardan biri olacağını düşünüyoruz dedi. Dünya Bankası ile yapılan anlaşmaya değinen Şimşek, Dünya Bankası ile bu hafta bildiğiniz gibi toplam 8.1 milyar dolarlık büyük bir kredi anlaşması imzaladık, bunun yüzde 83'ü uluslararası finans kuruluşlarından geliyor. Anadolu üzerinden, yani Asya'yı Avrupa'ya Boğaz üzerinden demiryolu ile bağlayacağız ifadelerini kullandı. Irak ile yürütülen temaslara ilişkin ise Şimşek, Ancak bu sadece bununla sınırlı değil. Basra'yı, yani esasen Körfez'i ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini Türkiye altyapısına bağlamak için Irak ile görüşmeler yürütüyoruz. Bu nedenle bir şeyin başınıza gelmesini beklemek yerine, bunu tasarım aşamasında ele almanın yolu yeni koridorlara yatırım yapmak ve ek tedarik zincirlerine yatırım yapmaktır dedi.
400 milyar dolarlık fiziksel altyapı yatırımı yaptık
Türkiye'nin altyapı yatırımlarına vurgu yapan Şimşek, Türkiye büyük bir avantaja sahip. Son 20-25 yılda altyapıya çok ciddi yatırımlar yaptık. Yaklaşık 400 milyar dolarlık fiziksel altyapı yatırımı gerçekleştirdik. Avrupa'ya ve genel olarak Batı'ya bağlıyız, ancak dünyanın geri kalanıyla da ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Bu da Türkiye'yi riskleri azaltmak ve çeşitlendirme sağlamak açısından bir platform haline getiriyor. Bu nedenle bizim için fırsatlar olduğunu düşünüyoruz. Evet, şu anda büyük bir sorun var ama kısa vadeden ötesine bakıyoruz ve çok sayıda fırsat olacağına inanıyoruz şeklinde konuştu.
Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umuyoruz
Ticaretteki parçalanmaya verilecek yanıtın izolasyon olmaması gerektiğini dile getiren Şimşek, Küresel parçalanma bir gerçek. Bunun panzehiri muhtemelen bölgesel entegrasyondur. En azından bunu ele almanın bir yolu bölgesel entegrasyonu güçlendirmektir. Yeni koridorlara yapılan yatırımlar, yumuşak stratejik gücün bir parçasıdır dedi. Şimşek, Avrupa Birliği ile ilişkilere ilişkin, Peki nerede angaje oluyorsunuz? İdeal olarak Türkiye'nin Avrupa Birliği ile tam ekonomik entegrasyonunu artırmaya devam etmek istiyoruz. Ne yazık ki Avrupa'daki iç politikalar bugüne kadar buna engel oldu. Gümrük Birliği'ne sahibiz. Avrupa Konseyi'nin kurucu üyelerinden biriyiz. 1952'den beri NATO üyesiyiz. 1963'ten bu yana Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmamız var. Bu nedenle Avrupa Birliği bizim doğal yaşam alanımızdır. İhracatımızın yüzde 49'u Avrupa'ya gidiyor. Avrupa ile ticaret hacmimiz 230 milyar dolar. Bu nedenle Avrupa'daki iç siyasi engellerin aşılmasını ve Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini umuyoruz. Bu, ticaret hacmini 10 veya 20 yıl içinde kolayca iki katına çıkarabilir ifadelerini kullandı.
Artık yakın çevremize de odaklanıyoruz
Şimşek, alternatif pazarlara ilişkin, Ancak burada sınırlı ilerleme gördüğümüz için artık yakın çevremize de odaklanıyoruz. Avrupa kadar olgun pazarlar olmasa da Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi gelişen ve büyüyen pazarlar var. Burası bizim doğal çevremizdir. Ayrıca Afrika'da demografi altyapı ve hizmet yatırımlarını destekliyor. Dolayısıyla burada da önemli fırsatlar görüyoruz. Kısa vadede odak noktamız Türkmenistan'ı doğal gaz koridorumuza bağlamaya ikna etmek ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından etkilenen güney komşularımızı kuzey koridorlarını düşünmeye teşvik etmektir. Ayrıca 27 AB ülkesi dahil 54 serbest ticaret anlaşmamız var. Bu oldukça büyük bir ağ. Dolayısıyla seçim yapmak zorunda değiliz. Avrupa ve Batı ile bağlarımızı sürdürürken Doğu ve Afrika ile ilişkilerimizi güçlendirmeye devam etmek istiyoruz dedi.
Krizleri fırsata çevirmeliyiz
Panelde yöneltilen kriz yönetimi sorusuna Şimşek, Bence en iyi yol, bir krizi boşa harcamamaktır. Milton Friedman sadece krizlerin gerçek değişimi getirdiğini söylemişti. Bu nedenle mevcut şoku boşa harcamamalıyız. Bunu nasıl yapacağız? Enerji açısından bakarsak, yeşil dönüşümü hızlandırmalıyız. Uzun vadede mümkün olduğu ölçüde nükleer enerjiye yatırım yapılabilir. 1970'lerden sonra nükleer enerji yatırımlarında büyük bir artış olmuştu. Bu bir seçenek, ancak uzun vadeli bir seçenek. Buna karşılık güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynakları hızla devreye alınmalı. İkinci olarak, dün yapay zeka hakkında çok iyi sunumlar dinledik. Bu fırsatı kaçırmamalı ve dijital dönüşüme yatırım yapmalıyız. Bu nedenle fiber altyapıya ve 5G'ye ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bunun için insan sermayesine de yatırım yapmamız gerekiyor cevabını verdi.
Reformlar zor ama sonuç verir
Ekonomik politikalar hakkında konuşan Şimşek, Reformlara ihtiyacımız var. Normal zamanlarda tampon oluşturmak için mali disipline sahip olmalısınız. Krizin başında koşullar önemlidir. Bugün ham petrol fiyatlarının enflasyona etkisini kademeli fiyatlama sistemiyle sınırlayabiliyorsak, bunun nedeni geçen yıl bütçe açığımızın GSYİH'ye oranının yüzde 3'ün altında, borç oranımızın ise yüzde 24'ün altında olmasıdır. Yani mali alanımız vardı. Döviz rezervlerimizi de yeniden oluşturduk. Ancak büyük bir şok olduğunda risk iştahı kaybolur. Demek istediğim, iyi politikaların ve yapısal reformların yerini hiçbir şey tutmaz. Reformlar zordur ama yapılabilir. Parça parça da olsa devam etmeliyiz diye konuştu. Yapay zekanın etkilerine değinen Şimşek, Bence hedefli politikalar çok önemli. Genelleştirilmiş sübvansiyonlardan yana değilim. Küreselleşme bazı kesimlerde dengesizliklere yol açtı. Eğer bunu daha önce yönetebilseydik belki küreselleşmeyi koruyabilirdik. Ancak artık daha korumacı bir dünyadayız ve ticaret eski büyüme motoru olma özelliğini kaybediyor. Bu nedenle olumsuz etkilenen toplum kesimlerini desteklemeliyiz. Özellikle yapay zeka gibi yapısal dönüşümlerde bu daha da önem kazanıyor. IMF'nin öngördüğü gibi iş gücünün yüzde 40'ı etkilenirse, ülkeler aileler için bazı evrensel temel gelir modellerini değerlendirmek zorunda kalabilir dedi. Evrensel temel gelir konusuna ilişkin ise Şimşek, Bence değerlendirmeliyiz. En alt yüzde 10, yüzde 20'lik kesimi kesinlikle desteklemeliyiz, çünkü bu adil ve sosyal uyumun anahtarıdır ifadelerini kullandı.
Tam izolasyon mümkün değil
Küresel ticarete ilişkin değerlendirmesinde Şimşek, Küresel ticaretin 3'te 2'sinden fazlası, belki de 4'te 3'ü hala kurallara dayalı şekilde devam ediyor. Bu nedenle karşılıklı bağımlılık sürecek. Tamamen izole bir dünyada yaşamak mümkün değil. Ne komşularımızdan ne de küresel tedarik zincirlerinden tamamen bağımsız olabiliriz. Ancak riskleri azaltmalı ve çeşitlendirmeye yatırım yapmalıyız. Başka bir seçeneğimiz yok. Şoklardan ders çıkarmalıyız ifadelerini kullandı.