BEUN Bilim Kafede öğrenciler şiddete "Hayır" dedi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), üniversite ile toplumu buluşturan "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında ortaokul öğrencileri ile buluştu. BEUN Bilim İletişimi Ofisi tarafından "2 Ekim Uluslararası Şiddetsizlik Günü" farkındalık etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Şiddete Hayır" başlıklı söyleşi, Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunda gerçekleştirildi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), üniversite ile toplumu buluşturan Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında ortaokul öğrencileri ile buluştu. BEUN Bilim İletişimi Ofisi tarafından 2 Ekim Uluslararası Şiddetsizlik Günü farkındalık etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Şiddete Hayır başlıklı söyleşi, Gazi Mustafa Kemal Ortaokulunda gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü BEUN Bilim İletişim Ofis Sorumlusu Dr. Öğretim Üyesi Melek Toparlak Şahin'in üstlendiği programda, BEUN Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Okan Bilgin konuşmacı olarak öğrencilerle bir araya geldi.
Şiddet sadece fiziksel değildir; dışlamak da bir şiddet türüdür
Söyleşinin açılışında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Melek Toparlak Şahin, şiddete hayır demenin sadece fiziki eylemlere karşı çıkmak olmadığını; empati, saygı ve sağlıklı iletişimi hayatın merkezine koymak anlamına geldiğini vurguladı. Şahin'in Şiddet denince akla sadece vurmak mı geliyor? sorusu üzerine Doç. Dr. Okan Bilgin, öğrencilere şiddetin ne anlama geldiğini sordu.
Öğrencilerin kötü söz, kavga, siber zorbalık ve tehdit gibi yanıtlarını değerlendiren Doç. Dr. Bilgin, şiddetin asla sadece fiziksel boyutuyla ele alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Günümüzde özellikle yapay zekâ ile ses, metin ve görüntülerle yapılan tehditlerin dijital şiddet oluşturduğunu belirten Bilgin; arkadaş grubundan dışlanma ya da aile bireylerinin olumsuz söylemlerinin de sosyal ve bireysel şiddet kapsamına girdiğini ifade etti.
Hocam şaka yaptım demeyin: Nerede şaka biter, nerede zorbalık başlar?
Öğrenciler arasında sıkça kullanılan Şaka yaptık ifadesine açıklık getiren Doç. Dr. Bilgin, şaka ile zorbalık arasındaki çizginin sınırlarını çizdi. Bir kişinin fiziksel görünüşüyle dalga geçilmesi, oyunda düşmesi gibi durumlarda bir grubun gülmesinin ve mağdur olan kişinin bundan rahatsızlık duymasının bir şaka değil, açıkça akran zorbalığı olduğunu söyledi.
Böyle durumlarla karşılaşan öğrencilerin sessiz kalmamaları gerektiğini belirten Bilgin, Olay yerinden uzaklaşın, sakinleşmek için derin bir nefes alın ve durumu vakit kaybetmeden öğretmenlerinize ya da ailenize bildirin. Öfkeyle kalkan zararla oturur, olaylara şiddetle yanıt vermeyin tavsiyesinde bulundu.
Dijital mecradaki tehlikelere dikkat: Paylaşılan her şey kayıt altında
Dr. Öğretim Üyesi Toparlak Şahin'in dijital şiddete ilişkin sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Bilgin, teknolojinin doğru kullanılmasının önemine değindi. Dijital medyanın ciddi riskler de barındırdığını hatırlatan Bilgin, sosyal medyada veya çevrim içi oyunlarda paylaşılan her verinin kayıt altına alındığını, silinse dahi ileride hukuki olaylarda geri getirilebildiğini vurguladı.
İzinsiz fotoğraf ve yazı paylaşmanın, tehdit ve hakaret içerikli iletiler göndermenin büyük bir suç unsuru olduğunu belirten Doç. Dr. Bilgin, sosyal medyada veya oyunlarda dijital baskı ve tehdide maruz kalan öğrencilerin bu durumu derhal ailelerine, öğretmenlerine ve idari birimlere bildirmeleri gerektiğini söyledi.
Zorbalık yaşayan çocuk nasıl anlaşılır? Dur, uzaklaş, anlat ve yardım İste
Bir öğrencinin zorbalığa uğradığının dışarıdan nasıl anlaşılabileceğine değinen Doç. Dr. Bilgin; çocuğun aniden içine kapanması, uykusuzluk çekmesi, iştahsızlık yaşamı, sürekli üzgün görünmesi ve ağlaması gibi durumların en belirgin işaretler olduğunu ifade etti. Şiddet veya baskıya maruz kalan öğrencilerin hayatlarında uygulaması gereken altın kuralı açıklayan Bilgin, öğrencilere 4 adımlı formülü öğretti: Dur! Uzaklaş! Anlat ve Yardım İste!
Söyleşinin son bölümünde öğrencilerin merak ettikleri soruları yanıtlayan Doç. Dr. Okan Bilgin, farkındalık dolu açıklamalarda bulundu. Program, öğrencilerin coşkulu alkışları eşliğinde sona erdi.