☰
✕

Bir yanda Karadeniz, bir yanda sonbahar: Kürtün'de etkileyici yürüyüş

TAKİP ET

Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde düzenlenen doğa yürüyüşüne katılan 21 sporcu, Alaca Yaylası'ndan Çetlüce Yaylası'na uzanan 14 kilometrelik parkurda Karadeniz manzarası, tarihî patikalar ve sonbaharın bütün renkleri eşliğinde unutulmaz bir gün geçirdi.

Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinde düzenlenen doğa yürüyüşüne katılan 21 sporcu, Alaca Yaylası'ndan Çetlüce Yaylası'na uzanan 14 kilometrelik parkurda Karadeniz manzarası, tarihî patikalar ve sonbaharın bütün renkleri eşliğinde unutulmaz bir gün geçirdi. Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) tarafından her hafta sonu düzenlenen doğa yürüyüşlerinin bu haftaki adresi Kürtün ilçesi oldu. Güneşli bir sonbahar gününde gerçekleştirilen etkinliğe katılan 21 sporcu, Alaca Yaylası'ndan Çetlüce Yaylası'na uzanan 14 kilometrelik parkuru tamamladı. Gümüşhane'nin doğal güzellikleriyle öne çıkan Kürtün ilçesinde düzenlenen yürüyüş, sonbahar renklerinin yeni yeni belirginleştiği ormanları, yüksek rakımlı yaylaları, tarihî patikaları ve Karadeniz manzarasını aynı rotada buluşturdu. Ekim ayında etkili olan yağışların ardından yeşilliğini büyük ölçüde koruyan coğrafyada sporcular, bir yandan sonbaharın sarı, turuncu ve kırmızı tonlarını, diğer yandan ilkbaharı hatırlatan yemyeşil bitki örtüsünü gözlemledi. Araçlarla Alaca Yaylası'na ulaşan 21 sporcu, buradan Kurttaşı Tepesi'ne tırmanarak yürüyüşe başladı. Karadeniz'in engin sularını yüksekten görme imkânı bulan ekip, daha sonra Osmanlı-Rus Harbi dönemine ait olduğu belirtilen siper kalıntılarının bulunduğu Savaşkıran Yaylası'na ulaştı. Bir tarafta Sis Dağı Yaylası, diğer tarafta Karadeniz'in mavi suları ve çevredeki dağların sonbahar renkleri eşliğinde ilerleyen sporcular, Germeşik Sırtı ile Çamurlubel mevkiini geçti. Ekip, bu bölümün ardından yüzlerce yıldır kullanılan tarihî patikaları takip ederek yeniden yükselmeye başladı. Yürüyüşün en dikkat çekici bölümlerinden biri, insan boyunu aşan orman güllerinin arasından geçen patikalar oldu. Yer yer yoğun bitki örtüsü nedeniyle ilerlemekte güçlük çeken sporcular, Karadeniz'in el değmemiş ormanlarını andıran manzaralar arasında yürüdü. Sık çalılıklar, yosunlarla kaplı zemin ve orman içindeki dar geçitler, 14 kilometrelik parkurun zorluk derecesini artırdı. Bu bölümde doğanın farklı bitki türlerini de gözlemleyen ekip, Yaylacık Yaylası'na ulaşarak yemek molası verdi. Giresun, Trabzon ve Gümüşhane'nin zirvelerini gördüler Yemek molasının ardından yürüyüşe devam eden sporcular, Yaylacık Tepe'yi aşarak Yurt Tepe, Tekmezar Tepe, Taşlıalan Beli ve Belen Tepe güzergâhını takip etti. Yüksek kesimlerden Giresun, Trabzon ve Gümüşhane'nin dağlarını görme imkânı bulan katılımcılar, parkur boyunca çok sayıda zirveyi geride bıraktı. Yolculuk sırasında çalı çileği ve böğürtlen gibi orman meyvelerini de tadan sporcular, sonbaharın farklı renklerini fotoğrafladı. Sarı, turuncu, kırmızı ve bordo tonlarının yeşil ormanlarla iç içe geçtiği güzergâh, doğa fotoğrafçılığı açısından da dikkat çekici görüntülere sahne oldu. Alaca Yaylası'ndan başlayan ve Kürtün'ün yüksek kesimlerini birbirine bağlayan 14 kilometrelik yürüyüş, Taşlıca köyü sınırlarında bulunan Çetlüce Yaylası'nda sona erdi. Son dönemde manzarası ve doğal güzellikleriyle ilgi gören yaylaya ulaşan sporcular, günün son ışıklarında Karadeniz dağlarının silüetini izledi. Gün batımını fotoğraflayan katılımcılar, zorlu ancak görsel açıdan zengin bir parkuru daha tamamlamanın mutluluğunu yaşadı. Yürüyüşün ardından değerlendirmelerde bulunan GÜDAK üyesi Damla Atalay, parkurun zorluğuna rağmen keyifli bir gün geçirdiklerini söyledi. Atalay, Çok güzel bir rota yürüdük. Ormanların içerisinden geçtik, farklı mantar türleriyle karşılaştık. Günün sonunda ise bizi çok güzel bir gün batımı karşıladı. Eşsiz bir manzaraydı. Fotoğraf çekmekten büyük keyif aldık dedi. Orman içerisindeki yoğun bitki örtüsünün yürüyüşü zorlaştırdığını belirten Atalay, Büyük otların arasından yürümek oldukça zorluydu. Ancak biz GÜDAK ailesi olarak genellikle kolay parkurları değil, zorlu parkurları seviyoruz. Bazen dik yamaçlarla, bazen de inişli patikalarla karşılaşıyoruz. Aslında GÜDAK demek, zorluğun üstesinden gelmek diyebiliriz ifadelerini kullandı. Sonbaharda Gümüşhane'nin dağlarında görülecek çok renk var Yürüyüşe katılan akademisyen Fatma Cebeci Aydın ise yeni rotanın beklentilerinin üzerinde güzellikler sunduğunu belirtti. Aydın, Alaca Yaylası'ndan başladığımız yürüyüşümüzü Çetlüce Yaylası'nda tamamladık. Bizim için çok değişik bir yürüyüş oldu. Yeni bir rotaydı ve neler göreceğimizi merak ediyorduk. Ancak gördüklerimiz beklentilerimizin çok üzerindeydi dedi. Parkur boyunca çalı çileği ve böğürtlen topladıklarını, orman içerisindeki bazı bölümlerin zorlu olmasına rağmen yürüyüşten büyük keyif aldıklarını anlatan Aydın, özellikle yosunlarla kaplı zeminin dikkatini çektiğini söyledi. Aydın, Bazı yerlerde yokuş aşağı indik ama ayağımızın altında adeta yosundan bir halı vardı. Yüksek kesimlerde Giresun'un, Trabzon'un ve Gümüşhane'nin zirvelerini görme imkânımız oldu. Bu da yürüyüşe ayrı bir renk kattı ifadelerini kullandı. Sonbahar renklerinin parkurun en etkileyici yönlerinden biri olduğunu vurgulayan Aydın, şöyle devam etti: Buranın böyle bir sonbahar rotası olabileceğini tahmin edememiştik. Renkler o kadar güzeldi ki çok geniş bir renk yelpazesiyle karşılaştık. Bir yanda çam ağaçları, diğer yanda sarıya, turuncuya ve kırmızıya dönmüş ağaçlar vardı. Orman güllerinin bordo ve mor tonları da bu güzelliğe eşlik etti. Hepsi bir arada çok güzel bir renk paleti oluşturmuştu. Yürüyüş sırasında Karadeniz'i de görme imkânı bulduklarını anlatan Aydın, Hem dağları hem denizi hem de ormanları aynı yürüyüşte gördük. Bu durum yürüyüşü çok daha güzel hâle getirdi. Tüm doğaseverleri Gümüşhane'ye davet ediyoruz. Sonbaharda Gümüşhane'nin dağlarında görülecek çok renk var dedi.