Çöpten sanat üretiyor
Muğla'nın Menteşe ilçesinde yaşayan sanatçı Özer Koç, günlük hayatta çöpe giden nesneleri birer sanat eserine dönüştürüyor. "Atık benim için katıktır" diyen Koç, portakal filesinden çay posasına, eski ayakkabı tabanından kırık enstrümanlara kadar her şeyi tablolarında yaşatıyor.
Muğla'nın Menteşe ilçesinde yaşayan sanatçı Özer Koç, günlük hayatta çöpe giden nesneleri birer sanat eserine dönüştürüyor. Atık benim için katıktır diyen Koç, portakal filesinden çay posasına, eski ayakkabı tabanından kırık enstrümanlara kadar her şeyi tablolarında yaşatıyor.
Sanatın sınır tanımayan hayal gücü Menteşe'de çevreci bir boyut kazandı. Sanatçı Özer Koç, tüketim toplumunun atık olarak gördüğü her nesneyi atölyesinde estetik birer kimliğe kavuşturuyor. Doğayı koruma bilinciyle sanatı birleştiren Koç, alışılmışın dışındaki teknikleriyle dikkat çekiyor. Kullandığı malzemelerin çeşitliliğiyle şaşırtan Özer Koç, Günlük hayatta kullandığımız herhangi bir şey ilham kaynağım olabiliyor. Sabah içtiğim çayın posasını kurutup resimde doku elde etmek için kullanıyorum. Marketten aldığımız portakal filelerini kırpıp tablolarda saç figürüne dönüştürüyorum. Atık takılar, kahve posaları, hatta çocuklarımın kırdığı eski bir ukulele bile 'Müzik Taşarsa' isimli bir tabloya dönüşebiliyor dedi.
Nesnelerin ruhuna odaklandığını belirten sanatçı, malzemeyle kurduğu bağı, O nesne orada uyuyorsa yerini bulmuş demektir. Atık bu anlamda benim için bir katık cümlesiyle özetliyor. Koç'un eserlerinde sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda güçlü mesajlar da yer alıyor. Doğada yüzlerce yıl yok olmayan plastik reklam panolarını ve eski ayakkabı tabanlarını kullanarak distopik çalışmalar hazırlayan Koç, Doğada 200 yıl bozulmayacak bir reklam panosunu, eski terlik tabanımla distopik bir tabloya dönüştürdüm. Buradaki mesajım doğadan teknolojiye gidiş ve oradan geri dönmenin bedelidir. Kullandığım her plastik parçası, aslında birer uyarı niteliği taşıyor şeklinde konuştu.
Karışık teknikler kullanarak mozaik ve modern sanatı harmanlayan Koç, sokaktaki taşlardan evdeki kaya tuzuna kadar her detayın tablonun içerisinde bir kimlik oluşturduğunu vurguluyor. Sanatçının çalışmaları, hem geri dönüşümün önemini hatırlatıyor hem de Muğla'nın sanat hayatına farklı bir soluk getiriyor.