Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada, "Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, yok hükmünde sayıyoruz. Kendilerinin tek taraflı olarak birtakım uluslararası çevrelerle adanın ve bölgenin güvenliğini olumsuz etkileyen adımlarını da görmemiz lazım. Türk askerinin buradaki varlığı sadece KKTC'ye, Kıbrıs Türk
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmesi sırasında yaptığı açıklamada, Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, yok hükmünde sayıyoruz. Kendilerinin tek taraflı olarak birtakım uluslararası çevrelerle adanın ve bölgenin güvenliğini olumsuz etkileyen adımlarını da görmemiz lazım. Türk askerinin buradaki varlığı sadece KKTC'ye, Kıbrıs Türk halkına değil tüm adaya istikrar, güven getirmiştir dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dün geldiği KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da temaslarını sürdürüyor. Yılmaz, bugün temasları kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüştü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erhürman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin özel bir niteliğe sahip olduğunu vurgulayarak, Her zaman söylediğimiz gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti ilişkileri başka herhangi iki devlet arasındaki ilişkilere hiçbir şekilde benzemez, benzetilemez dedi.
Erhürman, Kıbrıs sorunu ve dış politika konularının Türkiye Cumhuriyeti ile istişare içerisinde yürütüleceğini ifade etti. Erhürman, müzakere masası ile görüşme masasını ayrı tuttuğunu belirterek, Kıbrıs Türk halkı net olarak, hukuki olarak Kıbrıs Adası'ndaki eşit egemenlik haklarına sahip olan iki eşit kurucu ortaktan biridir. Bu haklarımızın ihlal ediliyor olması, bizim tahammül göstereceğimiz bir şey değil. Son dönemde özellikle AB Dönem Başkanlığı sürecinde bu konulardaki yaklaşımların daha kabul edilemez noktalara taşındığını görüyoruz. Bizim açımızdan görüşme masası var. Kıbrıs Türk tarafı tarih boyunca hiçbir cumhurbaşkanı döneminde hiçbir masadan kaçmadı. Tüm cumhurbaşkanları döneminde Türkiye ile istişareler içerisinde politikalar yürüttük. Biz masadayız. Masada olmamız demek de haklarımızdan, menfaatlerimizden, eşit egemenlik haklarımızdan, siyasi eşitliğimizden vazgeçmek anlamına asla gelmez. Bunun yanında masa dışında dünya var. Her zaman Türkiye diplomatik yollarla Kıbrıs Türk halkının haklarının tanzim edilmesinde çok değerli katkılarda bulundu. Bundan sonra da böyle olacağını biliyorum. Temas halinde çalışmamız önemli. Göreve geldiğimden bu yana bu şekilde çalışmaktan memnuniyet duyuyorum. Bunun böyle devam edeceğine de inanıyorum ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman yalnız değildir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ise, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler herhangi iki devlet arasındaki ilişkilerin çok ötesindedir. Çok özel ilişkilerdir diyerek bu ilişkinin sadece devletler arasında değil toplumlar arasında da güçlü bir kardeşlik bağı içerdiğini söyledi. Kıbrıs meselesinin ortak dava olduğunu vurgulayan Yılmaz, Buradan sizin makamınızdan bir kez daha ifade etmek istiyorum, Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman yalnız değildir. Her zaman kader birliği içinde ortak çalışmalarımızı sürdüreceğiz dedi.
Rum kesiminin son dönemde yaptığı açıklamaları kınadıklarını da dile getiren Yılmaz, açıklamasını şöyle sürdürdü:
Geçmişle de bugünün gerçekleriyle de örtüşmeyen bu açıklamaların takdirini hem KKTC ada halkı hem de tüm dünya yapmak durumundadır. Biz haklı bir pozisyondayız ve bunu da her platformda savunmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum. KKTC'nin, Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkı tartışılamaz konumdadır. Eşit egemenlik anlayışını içine sindiremeyenlerin, çözümden de bahsetmemeleri gerekir. Bu bizim için ana çerçeve olarak önümüzdedir. Adanın gerçekliği ortada; iki ayrı devlet var. Bu gerçekleri tanımadan, görmeden ortaya konan söylemlerin hiçbir geçerliliği olmadığını söylemek istiyorum. İki ayrı devlet olması işbirliği olmayacağı anlamına gelmiyor. En küçük bir işbirliği konusunda adım atmayanların çok büyük sözler söyleyerek imaj oluşturma çabalarının boş olduğunu, altı boş propagandalar olduğunu ifade etmek istiyorum.
Türk askeri adaya istikrar getirmiştir
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan güven ortamına dikkat çeken Yılmaz, Türk askerinin varlığı sadece Türklere değil Rumlara da istikrar sağladı. Yarım asırdır adada bir huzur, istikrar, ekonomik gelişme var. İçinden geçtiğimiz dönemlerde de ortak çalışma yapılacak, işbirliği yapılacak alanlar var. Burada adımlar atılmasını temenni ediyoruz. Bunlar bir yandan da samimiyet testi aynı zamanda. KKTC, Kıbrıs davası ile her platformda Türkiye olarak yanınızdayız. Her türlü gücümüzle bu dava ortak davamız ve her türlü desteği vermeye, her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz ifadelerini kullandı.
Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz
Yılmaz, Rum tarafının adadaki askeri varlığımıza ilişkin söylemlerini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz, yok hükmünde sayıyoruz. Kendilerinin tek taraflı olarak birtakım uluslararası çevrelerle adanın ve bölgenin güvenliğini olumsuz etkileyen adımlarını da görmemiz lazım. Türk askerinin buradaki varlığı sadece KKTC'ye, Kıbrıs Türk halkına değil tüm adaya istikrar, güven getirmiştir. Bundan herkes istifade etmiş. Önümüzdeki dönemde de temenni ederiz ki ortak hususlarda ortak adımlar atılsın ifadelerini kullandı.
Yılmaz, son olarak KKTC'nin son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere çeşitli platformlarda daha görünür, aktif hale gelmesinin son derece memnun edici olduğunu kaydetti.