Damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu: "Hayırlı damat' diyorlar"

TAKİP ET

Tekirdağ'da yaşayan 51 yaşındaki Recep Kurk, damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu. 14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü'nde duygularını paylaşan Kurk, "Kızlarımızla testlere başladık, olmadı, damadımız verdi. Herkes şaşırdı 'Aa damadı mı verdi?', inanmayan insanlar oluyor. 'Nasıl kabul etti?' diyorlar. 'Demek ki damat hayırlı damat, sen de hayırlı kayınpeder' diyorlar. Başına gelmeyen anlamıyor, kalan organlarımı bağış yapmayı

Tekirdağ'da yaşayan 51 yaşındaki Recep Kurk, damadının verdiği böbrekle yaşama tutundu. 14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü'nde duygularını paylaşan Kurk, Kızlarımızla testlere başladık, olmadı, damadımız verdi. Herkes şaşırdı 'Aa damadı mı verdi?', inanmayan insanlar oluyor. 'Nasıl kabul etti?' diyorlar. 'Demek ki damat hayırlı damat, sen de hayırlı kayınpeder' diyorlar. Başına gelmeyen anlamıyor, kalan organlarımı bağış yapmayı düşünüyorum dedi. Damat Yalçın Taşçı ise Eşim böbreğini verecekti onun uymadığı için ben seve seve verdim, evlendikten sonra o da sonuçta baban oluyor dedi. Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde yaşayan, fırıncılık yapan 3 çocuk babası 51 yaşındaki Recep Kurk yıllar önce yaptırdığı tahlillerde böbreklerinde problem olduğunu öğrendi. Tedavi sürecine giren Kurk için zaman içinde diyaliz gerekliliği ortaya çıktı, nakil için donör aranmaya başladı. Bu süreçte ailesinde uygunluk sağlanamayınca Rize'de yaşayan, 2 yıl önce kızıyla hayatını birleştiren damadı 35 yaşındaki Yalçın Taşçı böbreğini verebileceğini söyledi. Yapılan testlerde de uyumlu olduğu, engel bir durum olmadığı anlaşılınca Biruni Üniversite Hastanesi'nde nakil için planlamalar yapıldı. Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Halil Erbiş ve ekibinin 19 Ocak'ta gerçekleştirdiği operasyonla damattan alınan böbrek kayınbabasına nakledildi. Başarıyla tamamlanan ameliyatla hem sağlık ekibi hem aile büyük mutluluk yaşadı. Operasyon sonrası kontrole gelen kayınbaba ve damat yaşadıklarını anlatırken Prof. Dr. Halil Erbiş, tedavi ve nakil sürecine ilişkin konuştu. Prof. Dr. Erbiş, 14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü dolayısıyla da önemli uyarılarda bulundu. Demek ki hayırlı damat' diyorlar Yaşadıkları zorlu sürece ilişkin konuşan 51 yaşındaki Recep Kurk, Pandemi döneminde korona oldum sonrasında anjiyo oldum. Bir enfeksiyon geçirdim, sonra böbrek rahatsızlığım ortaya çıktı. Son süreçte ya diyaliz ya nakil olma durumunu hocalarımız bize sundu. Nakile karar verdik, önce kızlarımızla testlere başladık. Olmadı, damadımız Yalçın Taşçı vermeye karar verdi. Biz de kendisine teşekkür ettik, mutlu olduk. Damat olmadan önce tanışıyorduk, arkadaş gibiydik. Damat oldu yine arkadaş gibiyiz, kızımla da öyleyim. Güzel de oldu, damat da ben de iyiyim. Beraber ameliyata girdik kızım ona, eşim de bana baktı. 10 gün yatışımız oldu, taburcu olduk. Her hafta kontrollerimize geliyoruz. İnsanların biraz daha duyarlı olması lazım. Başına gelmeyen insan anlamıyor. Çok insanlar var nakil bekliyor, kadavradan bekliyor, akrabalarından bulamıyor. Kalan organlarımı bağış yapmayı düşünüyorum. Herkes şaşırdı, 'Aaa damadın mı verdi?', halen daha diyorlar, inanmayan insanlar oluyor. 'Nasıl verdi, nasıl kabul etti?'. İnsan tek böbrekle de yaşayabiliyor, çok insanlar var. 'Demek ki damat hayırlı damat, sen de hayırlı kayın peder' diyorlar dedi. Evlendikten sonra o da senin baban oluyor Sürece ilişkin konuşan Kurk'un damadı 35 yaşındaki Yalçın Taşçı, Evleneli 2 yıl oluyor, eşim böbreğini verecekti, onun uymadığı için ben devreye girdim. Seve seve verdim, fedakarlık. Bazı aile içi anlaşmazlık oluyor ama bizde olmadı. Eşimde kan grupları uymuyordu, çapraz nakil olacaktı. Benim uyuyordu, isteyerek de verdim. Sevinerek kabul etti, kendine dikkat etmesi lazım. Benim gibi tek börekli. Kayınpeder, evlendikten sonra o da sonuçta senin baban oluyor. Aynı kandan olmasanız bile kan grubunuz uyuyorsa düşünmeden verebilirsiniz. Organ bağışı yapmaktan korkmayın dedi. Bir insanın sağlığına kavuşması için faydalı olmak Tedavi süreci hakkında konuşan Prof. Dr. Halil Erbiş, Hastamıza tansiyon hastalığı da eklenince hızlı bir şekilde böbrek yetmezliğine doğru ilerledi artık nakil aşamasına gelmişti. Hastanemize başvurduğunda nakil olmasını önerdik ya da diyalize girmesi gerekirdi. Recep Bey nakil olmayı tercih etti. Kızı 'Ben vermek istiyorum' dedi ama tahlillerine baktığımızda protein kaçağı tespit ettik ve onu verici olmaktan eledik. Bu sırada damadı Yalçın Bey, kendisinin vermek istediğini, Recep Bey'in sağlığına kavuşması için bir faydası olacaksa seve seve yapacağını söyledi. Testlerinin uygun görülmesiyle ameliyat hazırlıklarına başladık ve hızlı bir şekilde gerçekleştirdik. En kısa sürede eski sağlığına kavuştu. Recep Bey ve Yalçın Bey'in arasında büyük bir sevgi vardı. Damadı kendi öz babası gibi Recep Bey'i seviyordu. Vermekte zorlanmadı, sadece gelin, damat şeklinde değil bir insanın sağlığına kavuşması için faydalı olmak, asıl önemli nokta bunu değerlendirmek lazım. Yalçın Bey de bu noktaya değindi ve çekinmedi. Kayınpederine böbreğini vermek isteyen günümüzde maalesef çok fazla çıkmıyor şeklinde konuştu. Birçok hastamız organ bekliyor, herkes Recep Bey gibi şanslı değil Orhan bağışına yönelik konuşan Prof. Dr. Erbiş, Toplumuzda insanlara organ bağışı yaptığında normal hayatına devam edeceğini anlatabilirsek, bağış oranlarımız daha yükselebilir. Nakil sonrası hastalarımızın öncelikle takiplerini sıkı yapması gerekiyor, vereceğimiz ilaçları düzenli olarak kullanmalı, aksatmamalı. Sağlığımıza her zaman dikkat etmemiz gerekiyor, böbreklerimizi korumamız gerekiyor. Günlük 1,5- 2 litre suyu mutlaka tüketmeliyiz. En azından yılda 1 kere bir sağlık merkezine gidip kan, idrar tahlili mutlaka yaptırmalıyız. Birçok hastamız Recep Bey gibi organ bekliyor, herkes Recep Bey gibi bir damat bulamıyor, şanslı değil. Toplum olarak kadavra bağışımızı bir zorluk değil insanların hayatlarını kurtarmamız için yapmamız gereken bir görev olarak bilmeliyiz dedi.