Edirne'de tarihi tabyalar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

TAKİP ET

Edirne'nin savunması için inşa edilen tarihi tabyaların büyük bölümü bakımsızlık ve tahribat nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya kaldı.

Edirne'nin savunması için inşa edilen tarihi tabyaların büyük bölümü bakımsızlık ve tahribat nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya kaldı. Osmanlı Devleti döneminde 1886 - 1888 yılları arasında yaptırılan ve Balkan Savaşları sırasında Edirne'nin savunmasında karargâh olarak kullanılan tarihi tabyalar, günümüzde bakımsızlık nedeniyle harap durumda bulunuyor. Edirne'de yoğun tahribata uğrayan Arnavutköy Tabyası ile yakınındaki diğer tabyalar, yıllardır yeterli bakım yapılmadığı için yok olma tehlikesi yaşıyor. Bir dönem bölgenin en önemli savunma hatları arasında yer alan bu yapılarda toplar, cephanelikler ve çeşitli askeri malzemeler bulunuyordu. Toplam 35 tabyadan yalnızca ikisi restore edilerek müzeye dönüştürüldü. Hıdırlık ve Şükrü Paşa'nın bulunduğu Kıyık Tabyası her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlarken, diğer tabyalar ise zamanla tahrip edilerek kendi haline terk edildi. Sadece iki tanesi onarıldı Sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Şu anda bulunduğumuz yer Edirne tarihinin en acı sayfalarından birine tanık olan bir alan içinde bulunmaktayız. Edirne'nin çevresini kuşatan tabyalardan birindeyiz. Edirne'nin çevresinde çok sayıda tabya olduğunu biliyoruz. Bunlardan sadece iki tanesi onarıldı, tamirden geçti. Ama geri kalan tabyaların hemen hemen hepsi şu anda kendi haline terk edilmiş durumda. Esasında çok parlak olmasa da tarihin acı sayfalarını da korumamız, bilmemiz gerekmektedir. Bu tabyalar her ne kadar bir acı tarihi yansıtsalar da günümüze bu acı tarihin hatıralarını yansıtıp ders çıkarma anısında önemli bir katkı sağlayacak bir merkez olarak karşımızda duruyorlar dedi. Burada çok sayıda şehidimiz oldu Prof. Dr. Beksaç Burada çok sayıda şehidimiz oldu, çok sayıda yaralımız oldu, çok sayıda kayıp oldu, kazanç oldu. Ama her ne kadar her haliyle tarihi bir belge olarak tabyaların önemi Edirne'de, Trakya'da ve Türkiye tarihinde önem taşımaktadır. Bu anıtların korunması, tamir edilmesi, bir ibret dersi olarak önümüze konulması gerçekten önem taşımaktadır. Tabyaların büyük bir bölümü maalesef harap durumda, kendi haline terk edilmiş durumda. Gelen geçenin kullanımına açık. Yani burada tinercisinden alkolüne kadar herkese hizmet veren bir yer haline geldiği için gerçekten üzücü. Bunların hepsinin planlı bir biçimde onarılması, elden geçirilmesi ve tarihi bir belge olarak saklanması gerekiyor ifadelerini kullandı.