☰
✕

Hitit Üniversitesinde iki gün sürecek 4. Din ve Coğrafya Sempozyumu başladı

TAKİP ET

Hitit Üniversitesinde 4'üncüsü gerçekleştirilen Din ve Coğrafya Sempozyumu başladı. İki gün sürecek "Coğrafya ve İslam Bilimleri" konulu sempozyumda, 13 oturumda toplam 60 bildiri sunulacak.

Hitit Üniversitesinde 4'üncüsü gerçekleştirilen Din ve Coğrafya Sempozyumu başladı. İki gün sürecek Coğrafya ve İslam Bilimleri konulu sempozyumda, 13 oturumda toplam 60 bildiri sunulacak. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Hitit Üniversitesi İslami İlimler Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğinde düzenlenen Coğrafya ve İslam Bilimleri konulu dördüncü Din ve Coğrafya Sempozyumu başladı. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Çolak, İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu'nda düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, coğrafyanın insanların düşünce dünyasını, kültürünü, yaşam biçimini ve toplumsal ilişkilerini şekillendiren önemli bir etken olduğunu belirtti. İslam düşünce ve ilim tarihine bakıldığında, fıkıh, hadis, tefsir, kelam, dil ve tasavvuf gibi ilimlerin farklı coğrafyalarda farklı şartlar içerisinde geliştiğini kaydeden Çolak, Kimi zaman bir şehrin ilmi iklimi bir mezhebin veya ekolün şekillenmesine zemin hazırlamış; kimi zaman ticaret yolları, göçler ve kültürel etkileşimler ilimlerin yayılmasını hızlandırmış, kimi zaman da coğrafyanın kendine özgü sosyal ve kültürel şartları, alimlerin meseleleri ele alış biçimlerini etkilemiştir. Dolayısıyla 'din ve coğrafya' ilişkisini konuşmak, sadece dini düşüncenin nerede ortaya çıktığını veya nerede geliştiğini tespit etmek değildir. Aynı zamanda mekanın, insanın dini düşüncesi ve ilmi üretimi üzerindeki etkisini anlamaya çalışmaktır dedi. Çolak, konuşmasının sonunda sempozyumun farklı disiplinlerden bilim insanlarını bir araya getirerek İslam ilim ve düşünce tarihine yeni bakış açıları kazandırmasını temenni etti. Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut ise Din ve Coğrafya Sempozyumu'nun dört yıldır düzenlendiğini belirterek dinin farklı coğrafyalardaki toplumların kültürel, ahlaki ve mekansal hafızalarında nasıl yer edindiğini ve nasıl neşvünema bulduğunu disiplinler arası bir bakış açısıyla ele aldıklarını ifade etti. Bu yılki sempozyumun İslam bilimlerine odaklandığını belirten Bulut, tarihten günümüze İslam coğrafyalarında fıkhın, hadisin, tefsirin, kelamın ve tasavvufun, yerel ihtiyaçlar ile dinin evrensel ilkelerini nasıl buluşturduğunu ve aralarındaki dinamik etkileşimin müzakere edileceğini söyledi. Konuşmasında İlahiyat Fakültesinin çalışmalarından da bahseden Bulut, yürütülen tüm akademik ve idari süreçlerde kaliteyi merkeze alan güçlü bir kurumsal yapının olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: Uluslararası standartlarda eğitim ve araştırma altyapımızı tahkim ederken; nitelikli akademik kadromuz, iç ve dış paydaşlarımızla alanında öncü ve model bir fakülte olma hedefimize kararlı adımlarla yürüyoruz. Stratejik hedeflerimiz doğrultusunda nitelikli proje ve araştırmaları teşvik ediyor; etik değerlerden ödün vermeden evrensel bilgi üretimine katkı sağlıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız bu uluslararası sempozyum da ülkemizin farklı yerlerinden bilim insanlarını bir araya getirerek ortak düşünce zemini oluşturma vizyonumuzun en somut göstergelerinden biridir. Bulut, sempozyumun İslam bilimleri alanına yeni bakış açıları kazandırmasını temenni ederek organizasyona verdikleri desteklerden dolayı başta Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk olmak üzere üniversite yönetimine, düzenleme ve bilim kurullarına, fakültenin akademik ve idari personeline ve sempozyuma katkı sunan bilim insanlarına teşekkür etti. Konuşmaların ardından Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hacı Yunus Apaydın, Dinin Ufku, Şeriatın Amacı, Fıkhın İşlevi ve İslam'ın Renkleri konulu sunum yaptı. İki gün sürecek sempozyumda, 13 oturumda toplam 60 bildiri sunulacak.