Kayseri'de yaşayan Coşkun ailesi, atipik otizmli çocuklarına mobbing uy...

TAKİP ET

Melikgazi ilçesine bağlı Beyazşehir Mahallesi'nde yaşayan Alper ve Nilüfer Coşkun çiftinin atipik otizmli oğulları 12 yaşındaki Zafer Berat, apartmanda oturan komşuları tarafından baskıya maruz kaldı

Kayseri'de yaşayan Coşkun ailesi, atipik otizmli çocuklarına mobbing uygulayan ve kendilerini çocuklarını ellerinden almakla tehdit eden komşularından şikayetçi oldu. Melikgazi ilçesine bağlı Beyazşehir Mahallesi'nde yaşayan Alper ve Nilüfer Coşkun çiftinin atipik otizmli oğulları 12 yaşındaki Zafer Berat, apartmanda oturan komşuları tarafından baskıya maruz kaldı. Daha sonra aileyle tartışan A.B. isimli kadının hakaretler ederek, çocuklarını isterse ellerinden alabileceğini söylemesi üzerine, aile komşularından şikayetçi oldu. Komşusundan dolayı çocuğunu tek başına dışarı çıkarmayacağını söyleyen Baba Alper Coşkun, Ailece üzücü bir olay yaşadık. Oğlum Zafer Berat 12 yaşında ve atipik otizmli. Komşularımızdan biri ben Zafer'in bisikletini tamir etmek için akşamüstü aşağıya indiğimde yanıma gelerek siz nasıl anne babasınız? Oğlunuza bakmıyorsunuz, dışarı gönderiyorsunuz, başınızdan atıyorsunuz. İmza toplayıp sizi apartmandan attıracağım. Burada istenmiyorsunuz. Gerekirse oğlunuzu elinizden aldırıp devlet korumasına verdireceğim diyerek bana tehdit ve hakaretlerde bulundu. Sonra bağırmaların üzerine eşim de geldi. Sonrasında da ben de karakola gittim ve kendisinden davacı şikayetçi oldum. Oğlumun da diğer çocuklar gibi bahçede oynama hakkı var. Kimse bu hakkı elinden alamaz. Yetkililerden bu konuda yardım bekliyorum. Endişeliyim oğlumun başına bir şey geleceği için. Oğlumu dışarıya bundan sonra tek başına göndermeyeceğim. Güvenemiyorum. Komşumuz bize hakaretler etti ve bağırdı dedi. Anne Nilüfer Coşkun da komşularının kendilerine hakaretler ve tehditler savurduğunu söyleyerek, Ben balkonda çamaşır seriyordum. Aşağıdan eşimin sesini duyunca baktım bir bayanla tartışıyor gibiydi. Neler olduğunu anlamak için aşağıya indim ve orada çocuğumun özel bir çocuk olduğunu hatırlattım kendisine. Kendisi de direkt bana hakaretler etti. Bana obez, şişko gibi eşime de bana da hakaretler etti. Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? Size neler yapabileceğimi biliyor musunuz? gibi birçok şey söyledi. Bu da bizim için üzücü bir şey. Bize Sizin çocuğunuzu elinizden alırım gibi çocuğumu kendisinin alabileceğini, devlet kurumuna verebileceğini söyledi. Dışarıda çocuğumuzu tek başına bırakamazmışız. Bize bayağı hakaretler etti. Eşim de bunun üzerine karakola giderek şikayette bulundu. Yetkililerden destek bekliyoruz. Bayan eşimi de tehdit etti. Çocuğunuza bir şey olursa sorumlusu sizsiniz şeklinde tehditkar şeyler söyledi. Biz yetkililerden o yüzden yardımcı olmalarını bekliyoruz ifadelerini kullandı. Kaymakamlıkların sükunu bozanları evden çıkarma hakkı var Konuyla ilgili açıklama yapan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin ise, Normalde uygulanması gereken ama uygulanmayan bazı kurallar var. Bunlardan birisi de binadaki komşulardan birinin huzuru ve sükunu bozması halinde yapılacak işlemler. Normalde bir bina yönetiminin çok fazla yetkisi var. Mesela aidatlarını ödemeyen ve evi boş tutan bir bina sakinine karşı o daireyi kiraya verme yetkisi bile var. Borç artmışsa karar alıp satma yetkisi dahi var. Aynı şey huzuru ve sükunu bozan komşular için o binayı terk etmeye kadar gider. Fakat şu ana kadar buna çok cesaret edilmedi. Nedeni de kimsenin komşusuyla kötü olmayı göze alamaması. Hele de huzuru ve sükunu bozan kişi ahlaki olarak farklı ve insanları tehdit eden bir yapısı varsa orada kanun çok fazla vatandaşı korumuyor. Dolayısıyla kimse onun şerrine güvenmediği için karşı karşıya gelmek istenmiyor. Bu sebeple de davalar açılmıyor. Bina yönetimleri bunu takip etmiyor. Sonuçta da huzuru bozan bozduğuyla kalıyor, huzuru bozulan da bozulduğuyla kalıyor. Normalde kaymakamlıkların burada çok insiyatif alması lazım. Kaymakamlığın bir evi boşaltma hakkı vardır. O ilçenin emniyeti de belediyesi de kaymakamlığa bağlı. Kaymakamlar hiç mahkemeye gerek kalmadan bu işleri halledebilirler fakat oradakiler de sorumluluk almak istenmiyor. Yalnız bina yönetiminin burada bir yetkisi var. Bunun uygulanması gerekir çünkü seslenmeyelim nereye kadar. Bu da huzuru bozanlara cesaret veriyor ve ortam iyice geriliyor dedi.