Nilüfer'de çocuk işçiliği ele alındı: "Çocukların yeri iş değil, okul"

TAKİP ET

Nilüfer'de her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkını esas alan bir kent anlayışı için çalıştıklarını belirten Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukların yerinin iş değil okul olduğunu söyledi.

Nilüfer'de her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkını esas alan bir kent anlayışı için çalıştıklarını belirten Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukların yerinin iş değil okul olduğunu söyledi. Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi'nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü'nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli'nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye'de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi'nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer'de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir. Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.