☰
✕

Psikiyatri uzmanı açıkladı: "Fenerbahçe taraftarındaki şampiyonluk beklentisi 'kronik strese' dönüştü"

TAKİP ET

SAMSUN (İHA) – Fenerbahçe'nin uzun yıllardır şampiyonluk hasreti çekmesi ve sezonların son bölümünde yaşanan hayal kırıklıkları, taraftarların psikolojisini de etkiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, taraftarlığın yalnızca 90 dakikalık bir heyecandan ibaret olmadığını belirterek, güçlü aidiyet duygusunun yaşanan mağlubiyetlerin etkisini artırabildiğini söyledi. Taşdemir, yıllardır sürdürülen şampiyonluk beklentisinin zamanla kronik strese ve

SAMSUN (İHA) – Fenerbahçe'nin uzun yıllardır şampiyonluk hasreti çekmesi ve sezonların son bölümünde yaşanan hayal kırıklıkları, taraftarların psikolojisini de etkiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, taraftarlığın yalnızca 90 dakikalık bir heyecandan ibaret olmadığını belirterek, güçlü aidiyet duygusunun yaşanan mağlubiyetlerin etkisini artırabildiğini söyledi. Taşdemir, yıllardır sürdürülen şampiyonluk beklentisinin zamanla kronik strese ve kaybetme endişesine dönüşebildiğini ifade etti. Fenerbahçe'nin 12 yıldır Süper Lig'de şampiyon olamaması ve şampiyonluk yarışlarında son aşamada yaşanan hayal kırıklıkları, taraftarların psikolojisini etkiliyor. Büyük Anadolu Hastanesi Samsun'da görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, yıllardır süren şampiyonluk beklentisinin zamanla kaybetme endişesine ve kronik strese dönüşebildiğini belirterek, kulübün başarısızlığını kişisel yetersizlikle özdeşleştirmenin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Taraftarlığın insanların kimlik, aidiyet ve sosyal bağ kurma ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir olgu olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, takımların yaşadığı başarı ve başarısızlıkların taraftarları psikolojik ve sosyolojik açıdan derinden etkileyebildiğini dile getirdi. Özellikle toplumsal aidiyetin güçlü hissedildiği ortamlarda bu etkinin daha belirgin olabildiğini kaydeden Taşdemir, her sezon başında yapılan transferler ve teknik direktör değişikliklerinin taraftarlar için yeni umutlar anlamına geldiğini belirtti. Bu umutların aynı zamanda psikolojik bir yatırım olduğunu ifade eden Taşdemir, sezon ilerledikçe beklentilerin gerçekleşmeyeceğinin anlaşılmasının taraftarlarda tükenmişliğe yol açabileceğini belirtti. Taşdemir, kayıpla birlikte başlayan kabullenme ve iyileşme sürecinin yeni sezonla yeniden kesintiye uğrayabildiğini vurgulayarak, bu durumu bitmeyen yas döngüsüne benzetti. İş hayatını etkiliyor Bu döngünün sürekli stres, tetikte olma hali ve kaybetme endişesini beraberinde getirebildiğini kaydeden Taşdemir, taraftarlığın günlük yaşam üzerindeki etkilerine de değindi. Sürekli yaşanan hayal kırıklıklarının iş hayatında motivasyon düşüklüğüne ve öfke kontrolünde zorlanmaya neden olabildiğinin altını çizen Taşdemir, derbi mağlubiyetlerinin ardından alay edilme veya sosyal baskıya maruz kalma endişesiyle taraftarların içe kapanabildiğine dikkat çekti. Maç kayıplarının ardından ev içinde yaşanan gerginliğin eş ve çocuklarla ilişkilere de yansıyabildiğini söyledi. Kaybetme endişesi bekleme yorgunluğuna dönüşüyor Fenerbahçe'nin 12 yıldır Süper Ligde şampiyon olamaması ve şampiyonluk yarışlarının son bölümlerinde yaşanan hayal kırıklıklarının taraftarlar üzerindeki etkisini değerlendiren Taşdemir, Fenerbahçe özelinde konuşursak, Fenerbahçe aidiyet hissinin çok bağlı olduğu bir kulüp çünkü kökleri çok derine inen, şampiyonluk sayıları çok fazla olan, belli bir seneye kadar geçmişi çok başarılarla dolu bir kulüp. Fenerbahçe özelinde taraftarların sürekli kayba bağlı olarak, maç kaybı, şampiyonlukları kaybetmeye bağlı olarak iş yerinde bu stres faktörünü sürekli yaşadıklarını gözlemliyoruz. İş yerinde motivasyonlarının düşük olduğunu, öfkelerini kontrol etmekte zorlandıklarını zaman zaman biz kendi çevremizde de gözlemleyebiliyoruz. Hele özellikle maç kayıplarında bir derbi kaybı olur ise alay edilme endişesinden veya sosyal olarak bir baskıya maruz kalma endişesinden zaman zaman içe kapanıklıklarını, sosyal bağlarını biraz sınırladıklarını gözlemliyoruz. Ev içinde kaybedilen bir maç sonrasında yaşanılan o gerginliğin eşe, çocuğa bir tahammülsüzlük olarak yansıdığını sıklıkla maalesef çevremizden de yaşayarak tecrübe ediyoruz dedi. Şampiyon olamamak Fenerbahçe taraftarında kronik strese dönüştü Akif Taşdemir şunları söyledi: Şimdi sona kadar bir işi götürebilmek aslında ümidi sürdürmek demektir. Maruz kalma endişesi Sona kadar bir işi götürebilmek aslında ümidi sürdürmek demektir. Ümitle sürdürdüğüm bir şey eğer başarıyla neticelenirse o ümit senin psikolojik miras olarak zihninde kalacaktır. Fakat sona kadar götürüp hem de rekor puanlarla sonunda kaybetmek artık insanlarda ümitli bir bekleyişten daha ziyade kaybetme endişesini yaşamaya sebep oldu. Sene sonuna doğru yüksek puanla devam etse bile, yüksek seviyelerde, üst sıralarda takım sıralamayı götürebilse bile kaybetme endişesi sürekli olarak bu insanları aktif. Bu bekleme kaygısı adeta bir bekleme yorgunluğuna dönüşüyor. Bu bekleme yorgunluğu, bir öğrenilmiş çaresizlik mekanizmasına benzer şekilde, 'acaba yine mi sonunda kaybedeceğiz?' beklentisini hep aktif olarak insanların zihinlerinde maalesef canlı tutuyor. Bu aidiyet duygusunun güçlülüğüne bağlı olarak insanlar kendi başarılarını kulüplerin başarılarıyla özdeşleştirebilir. Yani eğer kulüp başarılıysa ben de güçlü, değerli ve başarılıyım demektir. Kronik başarısızlık, insanın bilinç dışında kendi yetersizlik algısına, kendisine olan saygısının düşmesine neden olabilir. Kendisiyle barışık olmayan bir insanın da psikolojik olarak olumsuz etkilenmesi maalesef kaçınılmaz bir durumdur.