☰
✕

Şenol Güneş: "Milli takımın antrenörünü kendimiz yetiştirmeliyiz"

TAKİP ET

Trabzon'da düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu'nda gençlerle bir araya gelen Şenol Güneş, A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörünün Türk olması gerektiğini belirterek, "Antrenörümüzü kendimiz üretebilmeli ve bulmalıyız. Bizim insanımız başarılıdır, yapar" dedi.

Trabzon'da düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu'nda gençlerle bir araya gelen Şenol Güneş, A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörünün Türk olması gerektiğini belirterek, Antrenörümüzü kendimiz üretebilmeli ve bulmalıyız. Bizim insanımız başarılıdır, yapar dedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) iş birliğinde düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu, 22 farklı ülkeden gelen gençleri Trabzon'da buluşturdu. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programın açılışına Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kırgızistan'ın Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmalarının ardından A Milli Futbol Takımı ve Trabzonspor'un eski teknik direktörü Şenol Güneş, gençlerle bir araya geldi. Futbol kariyerinden, milli takım döneminden ve meslek hayatında edindiği tecrübelerden bahseden Güneş, öğrencilerin sorularını da yanıtladı. Deneyimli teknik adam, Vincenzo Montella'nın görevi sonrası milli takımın başına yabancı bir teknik direktör getirilmesi ihtimaline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Çocukluk yıllarından itibaren çok çalıştığını ve 15 yaşında ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını anlatarak, yaşadığı zorlukların kendisinde liderlik özelliklerini geliştirdiğini söyledi. Güneş, Daha iyisini yapmak için çok çalışmak gerekir. Ben çocukken de çok çalışıyordu. 15 yaşında aileye bakmak durumunda kaldım. Ama bu bende liderlik vasfını ön plana çıkardı. Zor koşullarda pes etmemeyi öğretti. Hepimizin şartlar ne olursa olsun zorlukları olacaktır şeklinde konuştu. Dünya Kupası'nda üçüncü olduk ama bir dünya futbol ülkesi olarak üçüncü değiliz A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörlüğünü yaptığı döneme de değinen Şenol Güneş, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğün yalnızca sportif başarı açısından değil, Türkiye'nin uluslararası alandaki tanıtımı ve itibarı açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Güneş, İyi temsil ettiğimi düşünüyorum. Sadece sportif başarı değil aynı zamanda itibar ve ülkenin tanıtımı olarak sevilen bir takım oluşturduk. Gelmeden önce çok eleştiri almıştık. 'Bu neden geldi, bundan bir şey olmaz' gibi söylemler vardı onlar hep olacaktır. Bunlara takılmadan işimizi yaptık. Dünya Kupası'na giderken bu konuda biraz yalnızdık. Ama başarılı olunca kalabalıklaştık. Çok güzel bir duyguydu. İlk Brezilya maçında Rio sahilleri ile Karadeniz sahillerini birleştiren bir maç olacaktır demiştim. Trabzonspor'dan ayrıldıktan sonra gezmek için Rio'ya gitmiştim o sahil kumsalları görünce ben çocukken aynı sahilde büyüdüm kumda top oynuyordum orda da kumda top oynuyorlar. Benzerliklerimiz var ama onlar dünyaya bir sürü futbolcu gönderdi. Ekonomik bütçeye katık yaptılar. Brezilya ile oynadığımız ilk maçta kaybettik. Sonra dünya üçüncüsü olarak ülkeye geri döndük. Saha sonucu bir göstergedir. Herkesin katkı yaptığı bir işte başarmamak mümkün değil. Döndüğümüzde sadece Türkiye'de değil Orta Asya'da, Afrika'da bütün Müslüman devletlerinde gurur ve sevgi gördük. Aynı zamanda Avrupa'da da taktir gördük. O maçların bitiminde FİFA'nın dünyadan antrenörlerin olduğu bir toplantısına katıldım. Oraya konuşmacı olarak katıldım. Bu benim için gurur verici bir olaydır. FİFA toplantısında izleyen değil konuşan hoca konumuna getirmekten dolayı gurur duyuyorum. Tarihe bir damga. İlk dönüşte dünya kupasında üçüncü olduk ama bir dünya futbol ülkesi olarak üçüncü değiliz dedim. Çünkü kurumsal yapımız yok, çocuklarımıza imkan olacak alanlarımızı halen daha halledemedik diye konuştu. Dünya üçüncülüğünün madalyasını malzemeciye verdi Dünya Kupası dönüşünde yaşadığı bir anıyı da paylaşan Şenol Güneş, takımın malzemecisinin madalya alamadığı için üzüldüğünü anlattı. Güneş, bunun üzerine kendi madalyasını malzemeciye verdiğini belirterek, Dünya kupasından sonra uçakta dönerken sınırdan sonra askeri uçaklar bize eşlik etti. Uçağın içerisinde malzemecimiz vardı. Yöneticiden madalya istemiş ama bulamamış. Yanıma gelip 'hocam benim madalyam yok' dedi. 25 tane madalya dağıtıldığını biliyordum daha sonra öğrendim ki daha fazla verilmiş ama malzemeciye verilmemiş. Üzülmüş, morali de bozuktu. Yöneticiye giderek madalya verin o da bizimle beraber dedim. Hocam kalmadı dedi. Benimkini ona verdim. Neye sahip olduğunuz değil sahip olduklarınızı kiminle paylaştığınız önemlidir. O emekçi. O malzemeci tekrar Dünya Kupası maçlarına gitti. Bende maçları izlemek için gittiğimde bu sefer madalya alırsan benimkini ver bende yok dedim ifadelerini kullandı. İşini iyi yaparsan kovarlar Programda, Şenol Güneş'in futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinde birlikte çalıştığı Hüseyin Tok, Bahaddin Güneş ve Şota Arveladze'nin değerlendirmelerinin yer aldığı videolu mesajlar da gösterildi. Mesajların ardından Güneş, TFF 3. Lig ekiplerinden Bitlis Spor 1916'nın teknik direktörlüğünü yapan Bahaddin Güneş'in kardeşi olduğunu belirterek, Şimdi Bitlis'te dolaşıyor. Her başarısında kovuyorlar. Türkiye'de olan bir şey. Takım küme düşecekken kulübü alıyor hepsini kurtarıyor sonra görevine son veriyorlar. Bizde bugünkü sistem. İşini iyi yaparsan kovarlar. Pes etmek yok devam dedi. Bizim insanımız başarılıdır yapar; en kötüsü bendim Dünya Kupası üçüncüsü oldum Programda, öğrencilerin A Milli Futbol Takımı'nın başında yabancı bir teknik direktörün görev yapmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Şenol Güneş, Türkiye'nin kendi teknik direktörlerini yetiştirmesi gerektiğini belirtti. Güneş, Bütün ürünleri biz üretip biz kullanmalıyız. Hatta dışarıya satmalıyız. Savunma sanayinde Türkiye çok büyük işler yapıyor. Her alanda yaparız. Bunu birlikte yapıp geliştirelim. Bizde olmayanı da alalım. Ama bizde var alıyorsak yanlış yapıyoruz. Oyuncu da antrenörde benim için Türk olsun. Antrenörümüzü kendimiz üretebilmeliyiz ve bulmalıyız. Milli takımlarda kesinlikle ama Türkiye'de yabancı oyuncu fazlalaştıkça yabancı antrenörde fazlalaştı. Milli takımda olması gereken budur. Türkiye'de bir sürü genç arkadaşlarımız var. Hepsi de yapabilecek durumdadırlar. Gelen yabancılar niye geldi diye konuşmuyorum. Ötekileştirme yapmıyorum. Bizim insanımız başarılıdır yapar. En kötüsü bendim Dünya Kupası üçüncüsü oldum. Demek ki diğerleri daha iyi yapacaktır. Öyle bakmak lazım dedi.