Tozlu raflardan dijital dünyaya: 600 yıllık miras Ege'de koruma altında

TAKİP ET

Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi bünyesinde çeyrek asırdır gün yüzüne çıkmayı bekleyen 15. yüzyıldan kalma nadide el yazması eserler, başlatılan yeni proje ile hem modern yöntemlerle yeniden tanımlanıyor hem de dijital ortama aktarılarak dünya çapında erişime sunuluyor.

Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi bünyesinde çeyrek asırdır gün yüzüne çıkmayı bekleyen 15. yüzyıldan kalma nadide el yazması eserler, başlatılan yeni proje ile hem modern yöntemlerle yeniden tanımlanıyor hem de dijital ortama aktarılarak dünya çapında erişime sunuluyor. Ege Üniversitesi, önemli bir kültürel miras projesini daha hayata geçiriyor. Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Yazma Eserlerinin Kaynak Temelli Yeniden Tavsifi ve Dijital Ortama Aktarılması başlıklı bilimsel araştırma projesiyle, 15. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl başlarına kadar uzanan geniş bir zaman dilimine ait 100'ün üzerinde el yazması eser koruma altına alınıyor. Proje sayesinde, kütüphane raflarında yer alan eserler, bilim dünyasının ve araştırmacıların açık erişimine açılacak. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, 40 yıllık kültürel miras yolculuğunu ve yürütülecek 12 aylık yoğun çalışma programını anlattı. Çalışma kapsamında izlenecek yol haritasından bahseden Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, İlk olarak geçmişte dönemin doktora öğrencileri tarafından hazırlanan fişlerdeki eksiklik ve yanlışlıkları; Sicill-i Osmânî, Osmanlı Müellifleri, Brockelmann, Storey ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Portalı gibi temel biyografik ve bibliyografik kaynakları tarayarak tamamen düzelteceğiz. Bunun yanı sıra, bugüne kadar hiç incelenmemiş ve tavsifi yapılmamış olan diğer tüm yazma eserlerin ilk kez bilimsel tanımlamalarını gerçekleştireceğiz. Tavsif süreçleri biten tüm eserler, profesyonel fotoğraf ekipmanları kullanılarak yüksek çözünürlükte dijital ortama aktarılacak. Bu kritik dijitalleştirme aşamasında, teknik altyapısı ve uzmanlığıyla Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi de projemize güçlü bir destek sağlayacak. Doğruluğu kesinleştirilmiş 100'den fazla el yazması eserin detaylı tanımları ve yüksek çözünürlüklü dijital kopyaları tüm dünyanın erişebileceği bir dijital platformda toplanacak. Böylece Ege Üniversitesi, zengin yazma eser koleksiyonuna sahip üniversiteler arasında öncü ve prestijli konumu alacaktır dedi. Yarım kalan tarihi sorumluluğu tamamlıyoruz Projenin köklü bir geçmişe dayandığını ve üniversite için büyük bir vefa niteliği taşıdığını belirten Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya ise, Projemizin temeli, aslında 1984-1988 yılları arasında Prof. Dr. Fikret Türkmen hocamız tarafından yürütülen ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen 'Ege Bölgesi Sözlü ve Yazılı Kültür Ürünleri' saha araştırmasına dayanıyor. O dönem Manisa'nın Demirci, Selendi, Kula, Soma, Akhisar ve Gördes ilçeleri ile köylerinden büyük bir emekle derlenen yazma eserler, üniversitemiz bünyesine kazandırılmıştı. 1990'lı yılların sonunda Prof. Dr. Tunca Kortantamer koordinatörlüğünde bu eserlerin 80 tanesi kısmen tanımlanmış olsa da, 1999 yılında yazmaların Merkez Kütüphaneye taşınması ve proje ekibinin dağılmasıyla çalışmalar maalesef durmuştu. Biz bugün, yarım kalan bu tarihi ve bilimsel sorumluluğu tamamlamak adına yola çıktık dedi. Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz'ün üstlendiği proje ekibinde Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, Birgivi İlahiyat Fakültesinden Öğr. Gör. Dr. Timur Aşkan, Medya Uygulama ve Araştırma Merkezinden Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık ve Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Emine Merve Can yer alıyor.