Türkiye 198 uyduluk uzay ağına hazırlanıyor: İlk uydu 2 yıl içinde
Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde konuşan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Türkiye'nin alçak Dünya yörüngesinde 198 uydudan oluşacak GÖKBAĞ/Astralink haberleşme ağı projesine ilişkin, "Alçak Dünya yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydumuz olacak. İlk uydumuzu 2 yıl içinde fırlatmayı hedefliyoruz" dedi. Akyol, sistemle Türkiye ve dost ülkelere güvenli ve dayanıklı haberleşme hizmeti sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Antalya'da düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde konuşan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Türkiye'nin alçak Dünya yörüngesinde 198 uydudan oluşacak GÖKBAĞ/Astralink haberleşme ağı projesine ilişkin, Alçak Dünya yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydumuz olacak. İlk uydumuzu 2 yıl içinde fırlatmayı hedefliyoruz dedi. Akyol, sistemle Türkiye ve dost ülkelere güvenli ve dayanıklı haberleşme hizmeti sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Antalya'da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) kapsamında Çağlar Arasında Köprü:İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine başlıklı oturum düzenlendi. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç moderatörlüğündeki oturumda ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, Axiom Space astronotu Michael Lpez-Alegra, Fergani Space yöneticisi Hasan Hüseyin Ertok ve TÜBİTAK Uzay Enstitü Müdürü Mehmet Nefes konuştu.
Oturumda uzay teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren ASELSAN Genel Müdürü Akyol, uzayın geçmişte daha çok milli prestij ve teknolojik başarı göstergesi olarak görüldüğünü, bugün ise milli güvenlik, ekonomik güvenlik ve günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi. Uzay alanında tekil uydulardan birbirine bağlı uydu ağlarına doğru bir dönüşüm yaşandığını belirten Akyol, sistemlerin güvenli, dayanıklı ve karasal haberleşme altyapılarıyla bütünleşik şekilde çalışmasının önemine dikkati çekti.
198 uydu birbirine bağlı olacak
ASELSAN'ın alçak Dünya yörüngesine yönelik uydu takımyıldızı projesine ilişkin bilgi veren Akyol, Astralink adını verdiğimiz alçak Dünya yörüngesi uydu takımyıldızı projesini başlattık. Bu sistem, Türkiye'ye ve dünyanın farklı bölgelerindeki müttefik ülkelere hizmet edecek. Geçtiğimiz yılın sonunda bu projeyi başlattık. Alçak Dünya yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydumuz olacak. Bu sistem, karasal ağlarımızla birlikte son derece etkili bir çözüm sağlayacak. Bugün itibarıyla 1 milyondan fazla son kullanıcı terminalimiz bulunuyor. Hedefimiz, Astralink LEO uydu takımyıldızı projesiyle Türkiye'ye ve dünyanın farklı bölgelerindeki müttefiklerimize güvenli ve dayanıklı haberleşme hizmeti sağlamak dedi.
İlk uyduyu iki yıl içinde fırlatmayı hedefliyoruz
Projenin takvimine de değinen Akyol, İlk uydumuzu 2 yıl içerisinde fırlatmayı hedefliyoruz. Sistem, kendi geliştirdiğimiz dalga biçimini, kendi çiplerimizi ve ekosistemimizle birlikte geliştirdiğimiz gerekli alt sistemleri kullanacak. 50 yıllık tecrübemizin ardından bugün Türkiye'ye ve ilgili ülkelere LEO uydu takımyıldızı çözümü sağlama yolunda ilerliyoruz. Vizyonumuz bu projeyi tamamlamak ve bu çözümü Türkiye'den uluslararası alana sunmak ifadelerini kullandı.
ASELSAN'ın uzay alanındaki hedeflerinin yalnızca uydu üretmekle sınırlı olmadığını kaydeden Akyol, uydu ağları ile karasal sistemleri birlikte yönetmeyi planladıklarını belirterek, Bağımsız, ölçeklenebilir ve dayanıklı uzay kabiliyetleri bizim önceliğimiz. Ekibimizle bu doğrultuda çalışacağız. Bu kapasiteyi oluşturacağız, uzay ağımızı karasal ağlarımızla birleştireceğiz ve bu ağları birlikte yöneteceğiz şeklinde konuştu.
Somali'deki uzay limanı uluslararası kullanıma da açılacak
TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu ise ülkelerin bağımsız şekilde uzaya erişebilmesinin stratejik önem taşıdığını söyledi. Türkiye'nin coğrafi şartları nedeniyle kendi topraklarından yapılacak fırlatmalarda çeşitli sınırlamalar bulunduğunu belirten Karabeyoğlu, Somali'de kurulacak uzay limanının bu açıdan önemli avantajlara sahip olduğunu ifade etti.
Karabeyoğlu, şöyle devam etti:
Türkiye, Somali'deki uzay limanından kendi fırlatma araçlarını uzaya göndermek istiyor. Bunun yanında uzay limanını uluslararası kullanıma da açmayı hedefliyor. Dost ve ortak ülkeler de buraya gelerek tesisten yararlanabilecek. Burası gelecekte yalnızca bir uzay limanı değil, bir uzay merkezine de dönüşebilir dedi.
Gezeravcı'yı uzaya götüren komutan: Türkiye'nin ilk astronotunu uçurmaktan gurur duyuyoruz
Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın da yer aldığı Ax-3 misyonunun komutanlığını yapan Michael Lpez-Alegra, Axiom Space'in ticari uzay çalışmalarını anlattı. Uluslararası Uzay İstasyonu'nun ardından ticari uzay istasyonlarının devreye gireceğini belirten Lpez-Alegra, Axiom Station'ın ilk modülünün 2028'de fırlatılmasının planlandığını söyleyerek, şöyle konuştu:
Bizim uzay istasyonumuz bir dizi modülden oluşacak. İlk modülümüzü 2028'de fırlatacağız. Modül otonom olarak Uluslararası Uzay İstasyonu'na yaklaşacak ve ardından robotik sistemlerle istasyona bağlanacak. Burada yaklaşık 6 ay ile 1 yıl arasında kalacak. Ardından ikinci modül aynı yörüngeye fırlatılacak. Bu modüller bir araya geldiğinde küçük ancak tamamen işlevsel bağımsız bir uzay istasyonu oluşturacak. Hedefimiz bunu, ISS ortakları istasyonu yörüngeden çıkarma sürecine başlamadan önce tamamlamak.
Lpez-Alegra, Türkiye ile gerçekleştirilen astronot görevine de değinerek, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'yı uzaya götürmüş olmaktan gurur duyuyoruz dedi. Bugüne kadar 4 özel astronot görevi gerçekleştirdiklerini kaydeden Lpez-Alegra, farklı ülkelerden astronotların bilimsel deneyler ve çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiğini de aktardı.
Fergani Space, 200'den fazla uydu planlıyor
Fergani Space adına konuşan Hasan Hüseyin Ertok da şirketin alçak Dünya yörüngesinde konumlama, seyrüsefer ve zamanlama hizmeti sunacak bir uydu takımyıldızı üzerinde çalıştığını söyledi. Bugüne kadar 3 test uydusu fırlattıklarını belirten Ertok, yaklaşık iki hafta içerisinde 150 kilogram ağırlığındaki yeni test uydusunun fırlatılmasının planlandığını ifade etti. Ertok, Yaklaşık iki hafta içerisinde FRG-100 B4 adını verdiğimiz yeni uydumuzu fırlatacağız. Uydu 150 kilogram ağırlığında ve yeni bir test uydusu olacak. Gelecek yıl ikinci yörünge transfer aracımızı fırlatmayı planlıyoruz. 2028'in ikinci yarısından itibaren uydularımızın seri üretimine başlamayı, 2031'de ise hizmet vermeye başlamayı hedefliyoruz. bin 200 kilometre irtifaya 200'den fazla uydu göndermeyi planlıyoruz şeklinde konuştu.
Ay aracında yerlilik oranı yüzde 80'in üzerinde
TÜBİTAK Uzay Enstitü Müdürü Mehmet Nefes ise Türkiye'nin Ay Araştırma Programı hakkında bilgi verdi. Ay görevinin yalnızca bir uzay aracının Ay'a gönderilmesinden ibaret olmadığını söyleyen Nefes, projenin bilim, sistem mühendisliği ve yerli sanayi açısından önemli kabiliyetler kazandıracağını belirtti. Nefes, Uzay aracımızın yerlilik oranı yüzde 80'in üzerinde. Bu oran TÜRKSAT 6A'daki yerlilik oranından da daha yüksek. Türkiye olarak alçak Dünya yörüngesi ve jeostatik yörüngedeki uydu üretiminde önemli tecrübeye sahibiz. Ancak bizim Ay aracımız bir uydu değil, bir uzay aracı. Derin uzay çok daha zorlu. Dünya'dan çok daha uzakta çalışıyorsunuz. Bir problemi LEO veya GEO'daki bir sistem kadar kolay biçimde yerden çözemiyorsunuz. Radyasyon daha yüksek ve haberleşmede önemli gecikmeler bulunuyor. Bu derin uzay görevinden kazanacağımız tecrübeyi gelecekteki uydu ve uzay görevlerimizde de kullanacağız. Ay görevi aynı zamanda bütün milli ekosistemi bir araya getiriyor. TÜBİTAK UZAY olarak yalnızca donanım üretmiyoruz; üniversiteleri, araştırma merkezlerini, büyük savunma sanayii şirketlerini ve yerli girişimleri ortak bir yapı içinde birleştiriyoruz dedi.
Projede 10'dan fazla yerli paydaşın yer aldığını ve 100'den fazla genç mühendisin çalıştığını aktaran Nefes, Ay'a ulaşmak tek bir görevdir. Ancak yeniden Ay'a gidebilme ve daha ileriye ulaşabilme kabiliyeti kazanmak kapsamlı bir dönüşümdür ifadelerini kullandı.