Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor

TAKİP ET

Hatay'da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor.

Hatay'da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor. Depremin izlerinin silindiği Hatay'da Valilik tarafından Defne ilçesine inşa edilen Kültür Sanat Çarşısı'nda kentin kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Asrın felaketinde atölyesi yıkılan ve Kültür Sanat Çarşısı'nda yeniden sanatını yaşatma imkanı bulan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 30 yıldır taşları ilmik ilmik işleyerek eserler yapıyor. Sanata olan ilgisinin 5 yaşında yumurta kabuklarıyla başladığını ifade eden Serap Akgöl, Aslında sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti. Kabukları kafalara dönüştürerek şekiller, objeler yaparak sanatıma başladım ve bu yolculukta birçok sanat dalını da yaptım. Elime geçen her objeyi nasıl değerlendiririm, dönüştürürüm şeklinde düşüncelerle ve hep ileri dönüşüm çalışmaları yaparak buralara kadar geldim. Sanatımın içinde örgüden tutun da dikiş-nakış, alüminyum folyo, ahşap boyama gibi birçok sanatı icra ettim ama kendime en yakın olan en zorunu, mozaik sanatını seçtim. Bu sanatı da 30 yıldır yapıyorum ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Taş Mozaik Sanatçılığı unvanını da almış bulunmaktayım dedi. Mozaik taşlarını yaşamın her alanındaki eşyalarda kullanmayı başardığını ifade eden Akgöl, Mozaik geçmişten günümüze hep replika olarak Roma dönemi çalışılmıştı ve Antakya'nın geleneksel el sanatı olduğu için de günümüze kadar Roma tasvirleri gelmişti. Ama 30 yıl önce ben mozaikle tanıştıktan sonra hep dikkatimi 'neden hep müze eserleri ya da Roma dönemi çalışılıyor' konusu çekmişti. Bunu biraz değiştirmek gerektiğini düşündüğüm için mozaiği çağdaş sanatın içerisine geçirdik. Yani Roma'dan çıkartarak günümüze kadar yaşantılarımızı resmetmeye başladık. Bu yolculukta da taşların enerjisine inandığım için Türkiye'de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım ve çok talep gördüler. Kişiye özel olarak hazırladığım için enerjisi de çok yüksek ve size ait oluyor. Bunun yanı sıra da evlerimizde dekorasyon olarak kullandığımız objelere dönüştürdüm. Ayrıca moda sektörüne de geçirdiğimiz için çantalar, ayakkabılar, ceket ve gelinlik tasarımlarıyla da mozaiği oralara kadar taşıdık. Bu sefer de mozaiğin gidişi çok başka bir hale büründü, her yerde kullanılabilir bir sanat olmaya başladı dedi. Depremde atölyesinin yıkıldığını anlatan Akgöl, Depreme kadar çok güzel atölyelerimiz vardı, işimizi çok güzel icra ediyorduk ama depremde her şeyimizi yitirdikten sonra sağ olsun valimiz bize böyle bir yer kazandırdı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum, bizi manevi olarak ayağa kaldırdı. Kendisi sayesinde tekrardan üretmeye devam ettik ve mesleğimize tutunduk. Valimiz Mustafa Masatlı'ya ve vali yardımcılarımıza bizi verdikleri destekten ve böyle bir yer kazandırdıklarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. Her daim var olsunlar ifadelerini kullandı.