<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Ankara Haberleri</title>
         <link>https://www.kamu3.com/yerel-haberler/ankara-haberleri/</link>
         <description>Ankara Haberleri</description><item>
			<title>Bakan Kacır: "ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik"</title>
			<description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002'den bu yana TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002'den bu yana TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi.
Bakan Kacır, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) araştırma, yenilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunacak ODTÜ Milli Teknoloji Atölyesi'nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Kacır, Türkiye'nin bilim temelli kalkınma yolculuğunda öncü ve müstesna bir konuma sahip olan ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi'nin ODTÜ'ye, gençlere, Türkiye'ye ve Türk milletine hayırlı uğurlu olmasını temenni etti. Kacır, şöyle konuştu:
"İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bu yana çevresini kuşatan tabiatı anlamlandırma, eşyanın hakikatini kavrama gayreti içerisinde oldu. Gözlem yaparak, sorgulayarak ufkunu genişletti. Bu kadim arayışı sistemli, disiplinli ve kalıcı bir yapıya kavuşturarak bilimi, insanlığın ortak hafızası ve en güçlü ilerleme vasıtalarından biri haline getirdi. Elbette medeniyetler tarihini, bilim tarihinden ve bilginin serüveninden ayrı düşünmek mümkün değil. Zira tarih boyunca bilim insanlarını himaye eden, bilgiyi en kıymetli hazinesi bilen ve bilime yatırım yapan milletler; tarihin akışına yön veren, çağ açan, çağ kapayan ve istikbali şekillendiren medeniyetler kurdu. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumlar ise ne yazık ki zamanla hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını kaybettiler. Tarihin bizlere anlattığı bu hakikat, bugün de geçerlidir. Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan farklı sahalarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren, altyapılar inşa eden ülkelerin dünyanın geleceğini şekillendirdiği bir çağda yaşıyoruz. Bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi'ni gerçekleştirmek ve ülkemizi dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimsel araştırma kapasitemizi dünyada örnek gösterilen bir konuma taşıdık. 23 yıl içinde Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22'nci sıradan 14'üncü sıraya çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı."

"Yerli patent başvurularında dünyada 10'uncu sıradayız"
2002 yılında 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2025'te 11 bin 394'e ulaştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli patent başvurularında dünyada 10'uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Elbette araştırmadan ürüne, fikirden patente, laboratuvardan fabrikaya uzanan zinciri kuvvetlendirmek, bilimsel araştırmaların ülkemizin kalkınma yolculuğunu hızlandırması için hayati önem arz ediyor. Bu anlayışla üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2'ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 114 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ulusal araştırma altyapıları; kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu.

"Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük"
"Bilimde, araştırmada ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu hakikate dönüştürecek zemini sunuyor" diyen Bakan Kacır, "Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi haberleşme uydumuzu geliştirdik, ürettik ve hizmete aldık. Tüm bu dev adımlar, Türkiye Yüzyılı'nda Milli Teknoloji Hamlesi'ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye'nin yazacağı destanın yalnızca bir ön gösterimidir. Yeter ki gençlerimize güvenelim, inanalım. Milletimiz ve memleketimiz için yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini doğru imkanlarla buluşturalım. Bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olan TEKNOFEST, gençlerimize fikirlerini projelere dönüştürebilecekleri eşsiz bir platform sunuyor. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri haline gelen TEKNOFEST ile milyonlarca gencin teknolojiyle tanışmasına, kendini geliştirmesine ve uluslararası ölçekte başarılar elde etmesine imkan tanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik"
TÜBİTAK'ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı tesis ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Gençlerimizin kampüs içerisinde edindikleri derin akademik bilgiyi, somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sunuyoruz. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Milli Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan ODTÜ'nün bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projeyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Bakınız 2002'den bu yana TÜBİTAK'ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ'deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sunduk. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı'yla ülkemize dönen 31 araştırmacının çalışmalarını ODTÜ'de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne 6550 sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü verdik. Yenilikçi girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi'ni kurduk. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yetiştireceği nitelikli insan kaynağı, yürüteceği öncü araştırmalar ve geliştireceği yenilikçi projelerle ODTÜ, ülkemizin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna önemli katkı sağlayacak."

"Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor"
ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil ise yaklaşık 10 ay önce ODTÜ'de iki önemli projenin açılışında Bakan Kacır'ı misafir ettiğine değinerek, "Bugün ise Milli Teknoloji Hamlesi'nin önemli bir parçası olan Milli Teknoloji Atölyemizin açılışı vesilesiyle yeniden bir aradayız. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Bu atölyeyi biz açıkçası sadece fiziksel bir alan olarak görmüyoruz. Burayı fikirlerin ortaya çıktığı, denemelerin yapıldığı ve işlerin gerçekten ilerlediği bir ortam olarak görüyoruz. Bu bina, birazdan açılışını yapacağımız bina eskiden bir arşiv binasıydı. Burada kağıtlar, evraklar adeta uyuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada aynı mekanda Milli Teknoloji Atölyesi'nde bambaşka şeyler oluyor. Şimdi burada projeler üretiliyor. Hatta Ay yüzeyine erişecek ve Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor. Bu dönüşümün kendisi aslında çok şey anlatıyor bize. ODTÜ'de çok güçlü bir öğrenci ekosistemi var" dedi.
Programa Bakan Kacır'ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Programın sonunda Rektör Yozgatlıgil, Bakan Kacır'a plaket takdiminde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kacir-quotodtu39deki-10-bin-600-ogrenci-ve-arastirmaciya-yaklasik-48-milyar-lira-destek-verdikquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kacir-quotodtu39deki-10-bin-600-ogrenci-ve-arastirmaciya-yaklasik-48-milyar-lira-destek-verdikquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kacir-quotodtu39deki-10-bin-600-ogrenci-ve-arastirmaciya-yaklasik-48-milyar-lira-destek-verdikquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kacir-quotodtu39deki-10-bin-600-ogrenci-ve-arastirmaciya-yaklasik-48-milyar-lira-destek-verdikquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-kacir-odtu-deki-10-bin-600-ogrenci-ve-arastirmaciya-yaklasik-4-8-milyar-lira-destek-verdik/1273387/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 20:22:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>DMM: "Vatandaşlarımızın resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir"</title>
			<description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın, kara propaganda ve psikolojik harp amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmeyip hassas olması; yalnızca yetkili makamlarca yapılan resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" denildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın, kara propaganda ve psikolojik harp amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmeyip hassas olması; yalnızca yetkili makamlarca yapılan resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" denildi.
DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Kahramanmaraş'ta meydana gelen üzücü hadiseyi istismar ederek; devlet-millet bağını zayıflatmayı, kamu kurumlarımızı zan altında bırakmayı, dezenformasyonlar ve provokasyonlar üzerinden toplumsal bir kırılma oluşturmayı amaçlayan içeriklerin dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Halkımızın hassasiyetlerini sömürerek bir algı operasyonu ve psikolojik harekat yürüten bu odaklara karşı devletimizin tüm ilgili birimleri, toplumsal düzenin korunması amacıyla tam bir eş güdüm içerisinde teyakkuz halindedir. Kirli bilgi yayarak toplumsal huzuru tehdit eden, toplumu kin ve düşmanlığa sevk eden ve provokatif içerik üreten tüm şahıs ve içerikler hakkında gerekli adli süreçler ve teknik incelemeler ilk andan itibaren başlatılmıştır. Vatandaşlarımızın, kara propaganda ve psikolojik harp amacı taşıyan paylaşımlara itibar etmeyip hassas olması; yalnızca yetkili makamlarca yapılan resmi açıklamaları esas alması kritik önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dmm-quotvatandaslarimizin-resmi-aciklamalari-esas-almasi-kritik-onem-arz-etmektedirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dmm-quotvatandaslarimizin-resmi-aciklamalari-esas-almasi-kritik-onem-arz-etmektedirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dmm-quotvatandaslarimizin-resmi-aciklamalari-esas-almasi-kritik-onem-arz-etmektedirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dmm-quotvatandaslarimizin-resmi-aciklamalari-esas-almasi-kritik-onem-arz-etmektedirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/dmm-vatandaslarimizin-resmi-aciklamalari-esas-almasi-kritik-onem-arz-etmektedir/1273375/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:54:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) toplandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) toplandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen YİK toplantısına başkanlık etti. Toplantıya, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ile kurul üyesi eski TBMM Başkanları Köksal Toptan, İsmail Kahraman, İsmet Yılmaz, Binali Yıldırım, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ve Mustafa Şentop katıldı. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın yazılı açıklama yapması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-yuksek-istisare-kurulu-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-yuksek-istisare-kurulu-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-yuksek-istisare-kurulu-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-yuksek-istisare-kurulu-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskanligi-yuksek-istisare-kurulu-cumhurbaskani-erdogan-baskanliginda-toplandi/1273371/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:42:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk Eğitim-Sen'den okullarda şiddete tepki</title>
			<description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No'lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirtti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti.

"Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli"
Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, "Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin, "Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu.

"Öğretmenin itibarı korunmalıdır"
Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu.
Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen39den-okullarda-siddete-tepki.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen39den-okullarda-siddete-tepki.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen39den-okullarda-siddete-tepki_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen39den-okullarda-siddete-tepki.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/turk-egitim-sen-den-okullarda-siddete-tepki/1273364/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:29:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Yavuz: "Eğitimciler, şikayet edilen, darbedilen insanlara dönüştürüldü"</title>
			<description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen saldırıyı kınayarak "Eğitimciler, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen saldırıyı kınayarak "Eğitimciler, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü" dedi.
Eğitim-Bir- Sen üyeleri, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde okulun eski bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saldırıyı protesto etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, eğitimcilere yönelik saldırılar ve bu saldırılara karşı alınması gereken önlemlere ilişkin konuştu.

"Eğitimciler, yıpratılan, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü"
Şiddet olaylarının toplum içinde yaygınlaştığını, eğitim kurumlarının şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüştüğünü ifade eden Yavuz, "Eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara, toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki elinin arasına alıp, nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir. Öğretmenin itibarsızlaşması, toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda, bin yıldır var olan, 'Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir' anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikâyet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda, Siverek'te yaşadığımız vahim tablo ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı.

"Öğretmenler, öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir"
Yavuz, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskınının bir benzerinin Türkiye'de gerçekleşmesinin, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişe duyan eğitim çalışanlarını, daha büyük bir endişeye sevk ettiğini ifade etti. Yavuz sözlerine şu şekilde devam etti:
"Tüm Türkiye'de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini sağlamak amacı taşımaktadır. Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yok olmaya devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir, vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler, öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir. Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi çıkmaz, saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz."

"Bu menfur saldırılar bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir"
Öğretmenlerin zarar gördüğü saldırılara değinen Yavuz, "İstanbul'da Fatma Nur Çelik öğretmenimizin şehit edilmesi, Ankara Pursaklar'da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek'te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır. Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır" şeklinde konuştu.
Eğitimciye yönelik şiddetin, bireysel bir suç olmaktan çıkıp doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline geldiğini belirten Yavuz, eğitimcilere yönelik her saldırının, geleceği kararttığını ve eğitim ortamını zehirleyip toplumsal huzuru tehdit ettiğini ifade etti.

"Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır"
Eğitimciye yönelik, sanal medya üzerinden yapılan tehditlerin tespit edilip bölgedeki güvenlik birimlerinin harekete geçirilmesi gerektiğini ifade eden Yavuz, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:
"Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir."

"Ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız"
Velilere seslenen Yavuz, "Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığınız olan çocuklarınıza hizmet için, dişini tırnağına takarak çalışmaktadır. Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz. Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız. Öğretmeni değersizleştiren, hedef hâline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverekli çocuklar için buradayız. Siverekli öğretmenlerimiz için buradayız" dedi.
Konuşmasının sonunda şiddeti nefretle kınadıklarını dile getiren Yavuz, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen, polis memuru ve vatandaşlara acil şifalar dilediklerini ifade etti. Basın açıklaması eğitimde şiddetin engellenmesine yönelik atılan sloganlarla sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen-genel-sekreteri-yavuz-quotegitimciler-sikayet-edilen-darbedilen-insanlara-donusturulduquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen-genel-sekreteri-yavuz-quotegitimciler-sikayet-edilen-darbedilen-insanlara-donusturulduquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen-genel-sekreteri-yavuz-quotegitimciler-sikayet-edilen-darbedilen-insanlara-donusturulduquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen-genel-sekreteri-yavuz-quotegitimciler-sikayet-edilen-darbedilen-insanlara-donusturulduquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/egitim-bir-sen-genel-sekreteri-yavuz-egitimciler-sikayet-edilen-darbedilen-insanlara-donusturuldu/1273363/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 18:23:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Topaloğlu: "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa'da geriye doğru gittiğini, Türkiye'de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa'da geriye doğru gittiğini, Türkiye'de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi.
Bilkent Şehir Hastanesi'nde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlenen programda, toplumda kalp ve damar hastalıklarına yönelik bilinç düzeyinin artırılması, erken teşhisin önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzman doktorlar tarafından 'koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli' doğrultusunda sunumların yapıldığı etkinlikte Azize Nasıroğlu Eğitim ve Konferans Salonu'nun açılışı da gerçekleştirildi.
Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Kalp sağlığının toplum sağlığı açısından kritik bir yer tuttuğunu belirten Topaloğlu, bu gibi çalışmalarla birlikte farkındalıkların artarak devam edeceğini söyledi.

"Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni"
Avrupa'da kalp damar hastalıkları sebebiyle ölüm sayısının azaldığını, fakat Türkiye'de bu sayının stabil kaldığını belirten Topaloğlu, "Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, tıbbın en disiplinli ve belki de en özverili işleyen branşlarından bazıları. Türk Kardiyoloji Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği köklü saygın derneklerin başında olup, hem halk sağlığına hem de temsil ettikleri meslek gruplarına yönelik çok başarılı işlere imza atmışlardır. Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa'da bu sayının geriye doğru gittiğini, Türkiye'de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor. Biz kardiyologlar olarak kalp damar hastalıklarını önlenebilir sağlık sorunu olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten hastanın sigara içmesine engel olabilirsiniz, tansiyonunu kontrol altına alabilirsiniz, diyabetiyle mücadele edebilirsiniz, hareketsizliğini engelleyip harekete geçirebilirsiniz. İşte bu durumda bu hastanın kalp hastalığını önleyebiliyorsunuz veya geciktirebiliyorsunuz. Bu nedenle hastalık oluşmadan mutlaka doktor olarak devreye girip, bu hastalıkları oluşmadan engellememiz gerekir" diye konuştu.

"Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmek için önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Topaloğlu, "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi. Bu konuyla ilgili de obeziteyle ve sigarayla ilgili mücadeleyi ön planda tuttu. Sağlık hizmetlerini kuvvetlendirdi. Vatandaşlarımızla birebir iletişimle birlikte kronik hastalık takiplerini yaptı. Sigarayla ve tansiyonla mücadeleyi başlattı. Bunlar şu anda bu mücadelenin önemli ayağını teşkil ediyor. Sağlık Politikalar Kurulu olarak bu yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımızla çok önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlisi otomatik eksternal defibrilatörler. Otomatik eksternal defibrilatörlerin kamusal alanda yaygınlaştırılmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığımız yönetmeliği çıkardı. Bunun lansmanını yaptık. 3 yıl içerisinde 80 bin tane otomatik eksternal defibrilatörünü vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelere yerleştireceğiz" şeklinde konuştu.
Programa Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu'nun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Sarğın, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan ve vatandaşlar katıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-saglik-politikalari-kurulu-baskanvekili-topaloglu-quotkalp-damar-hastaliklari-dunyada-ve-ozellikle-ulkemizde-en-onemli-olum-nedeniquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-saglik-politikalari-kurulu-baskanvekili-topaloglu-quotkalp-damar-hastaliklari-dunyada-ve-ozellikle-ulkemizde-en-onemli-olum-nedeniquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-saglik-politikalari-kurulu-baskanvekili-topaloglu-quotkalp-damar-hastaliklari-dunyada-ve-ozellikle-ulkemizde-en-onemli-olum-nedeniquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskanligi-saglik-politikalari-kurulu-baskanvekili-topaloglu-quotkalp-damar-hastaliklari-dunyada-ve-ozellikle-ulkemizde-en-onemli-olum-nedeniquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskanligi-saglik-politikalari-kurulu-baskanvekili-topaloglu-kalp-damar-hastaliklari-dunyada-ve-ozellikle-ulkemizde-en-onemli-olum-nedeni/1273332/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 17:10:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Göktaş: " Süreç, ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip ediliyor"</title>
			<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda meydana gelen saldırıya ilişkin, "Sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. İhtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda meydana gelen saldırıya ilişkin, "Sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. İhtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Modüler Aile Eğitim Programı' tanıtım törenine katıldı. Ankara 'da bir otelde düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti. Göktaş, "Olayın tüm yönleriyle titizlikle incelendiğini ve sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. Bakanlık olarak bu süreçte ihtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" ifadelerini kullandı.

"Aile eğitim programlarını, politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz"
Ebeveyn eğitiminin çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve aile içi ilişkiyi güçlendiren en etkili araçlardan biri olduğunun altını çizen Göktaş, "Biz de bu anlayışla aile eğitim programlarını politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Eğitim programlarımızın güçlü aile yapısının inşasında önemli bir rol üstlendiğine biliyoruz, inanıyoruz" diye konuştu.
2024-2028 dönemini kapsayan eylem planının 'aile'yi merkeze alan ilk ulusal eylem planı olması bakımından ayrı bir önem taşıdığını aktaran Göktaş, "Eylem planımızda eğitim programlarının yer alması, aileyi güçlendirmeye dönük çalışmalarımıza stratejik bir çerçeve kazandırıyor. Bu kapsamda bugüne kadar aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile Türkiye genelinde 9,2 milyon kişiye eğitim verdik. Geçtiğimiz yıl tanıtımını yaptığımız ve 2,1 milyon kişinin indirdiği 'İlk Öğretmenim Ailem' mobil uygulamasıyla ebeveynlere, çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz"
Bakan Göktaş, sosyal hizmetleri ve eğitim içeriklerini somut ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirdiklerini vurgulayarak, "Suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında oluşturduğumuz sosyal risk haritalarıyla sahada çalışmalarımızı başlattık. Böylece riskleri yerinde tespit ediyor, gerekli tedbirleri gecikmeden devreye alıyoruz. Bunun yanı sıra dijital medya içeriklerinin de ailelerin, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı yeni risk alanları oluşturduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz. Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Çocuklarımızın yüksek yararını gözeten bu önemli düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'nda en kısa sürede yasalaşarak yürürlüğe gireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.

"Ev içi uygulamalarla öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz"
Modüler Aile Eğitim Programı'nın ailelerin farklı ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modeli olduğunu belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
"Modüler Aile Eğitim Programı, işte bu anlayışın ürünüdür. Bu programı geliştirirken aile hayatında giderek daha da belirgin hale gelen yeni sorun alanlarına baktık. Değişen hayat şartları içinde anne babaların karşı karşıya kaldığı güçlükleri ele alan bir içerik ortaya koyduk. Aile içi ilişkilere dikkatli yaklaşan ve sahadaki ihtiyaçlara cevap veren bir yapı oluşturduk. 2024 yılında 19 ilimizde eğitim programının pilot çalışmalarını başlatmıştık. Programı hayata geçirdiğimiz tarihten bugüne yaklaşık 30 bin anne-babaya ulaştık. Eğitimlerimizi en fazla 30 kişilik gruplar halinde yapıyoruz. 9 ila 12 hafta süren bu programda etkinlikler, aktiviteler ve grup çalışmalarıyla anne babaların yaşayarak öğrenmesini destekliyoruz. Eğitim sonrası önerilen ev içi uygulamalarla da öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz. Böylece aileler, günlük hayatta karşılaştıkları durumlara dair daha somut, uygulanabilir ve güçlendirici bir destek alıyor. Ailelerden güzel geri dönüşler aldığımız bu eğitim programını 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' kapsamında 81 ilimizin tamamında yaygınlaştırıyoruz."
Programa ayrıca Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-goktas-quot-surec-ilgili-tum-bakanliklarimiz-tarafindan-yakindan-takip-ediliyorquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-goktas-quot-surec-ilgili-tum-bakanliklarimiz-tarafindan-yakindan-takip-ediliyorquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-goktas-quot-surec-ilgili-tum-bakanliklarimiz-tarafindan-yakindan-takip-ediliyorquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-goktas-quot-surec-ilgili-tum-bakanliklarimiz-tarafindan-yakindan-takip-ediliyorquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-goktas-surec-ilgili-tum-bakanliklarimiz-tarafindan-yakindan-takip-ediliyor/1273313/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:32:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vatandaşların ihbarı sonrası Sincan'da kapsamlı temizlik</title>
			<description><![CDATA[Sincan Belediyesi, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine çevre temizlik çalışmalarını genişletti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sincan Belediyesi, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine çevre temizlik çalışmalarını genişletti.
Sincan Belediyesi ekipleri, vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda bölgede bulunan düzensiz atık depolama alanlarına kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Temizlik İşleri, Fen İşleri ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri, çevre düzenini bozan ve kötü kokuya neden olan atık yığınlarını ortadan kaldırdı. İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün destekleriyle yürütülen çalışma sırasında güvenlik önlemleri üst seviyede tutuldu. Ulubatlı Hasan ve Ahi Evran mahallelerinde çevre düzenini ve halk sağlığını bozan atık malzeme ve çöp yığınları, iş makineleri aracılığıyla titizlikle temizlendi. Yapılan çalışmalara Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak da katıldı.

"Vatandaşlarımızın sağlığı adına denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz"
Temizlik çalışmalarını yerinde inceleyen Ocak, yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
"Sincan Belediyesi olarak birinci öncelik konularımızdan biri olan çevre temizliğiyle ilgili bugün de sahadayız. Ulubatlı Hasan Mahallemiz ve Tuğla Ocakları mevkiinde çevre temizliği konusunda detaylı çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda Sincan Emniyetimiz de bize büyük bir destek sağlıyor. Çevre düzeni ve vatandaşlarımızın sağlığı adına denetimlerimizi aralıksız sürdürerek, temiz bir Sincan için çalışmalarımıza devam edeceğiz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/vatandaslarin-ihbari-sonrasi-sincan39da-kapsamli-temizlik.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/vatandaslarin-ihbari-sonrasi-sincan39da-kapsamli-temizlik.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/vatandaslarin-ihbari-sonrasi-sincan39da-kapsamli-temizlik_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/vatandaslarin-ihbari-sonrasi-sincan39da-kapsamli-temizlik.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/vatandaslarin-ihbari-sonrasi-sincan-da-kapsamli-temizlik/1273304/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:24:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ankara'da tartıştığı yaşıtını darbeden çocuk kamerada</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da Ankamall isimli alışveriş merkezinde yaşıtını darbeden çocuğun saldırı anları bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da Ankamall isimli alışveriş merkezinde yaşıtını darbeden çocuğun saldırı anları bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.
Yenimahalle'de yer alan 'Ankamall' isimli AVM'nin yemek katında meydana gelen olayda iki çocuk arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine çocuklardan biri, diğerini tekme, yumruk ve kemerle saldırarak darbetti. Çevredeki vatandaşların ve özel güvenlik görevlilerinin araya girmesiyle sonlanan kavga, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile kaydedildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-tartistigi-yasitini-darbeden-cocuk-kamerada.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-tartistigi-yasitini-darbeden-cocuk-kamerada.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-tartistigi-yasitini-darbeden-cocuk-kamerada_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-tartistigi-yasitini-darbeden-cocuk-kamerada.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/ankara-da-tartistigi-yasitini-darbeden-cocuk-kamerada/1273286/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:05:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BBP Genel Başkanı Destici: "PKK'nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir"</title>
			<description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, DEM Parti'ye tepki göstererek, "PKK'nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir. Yapılacak yasal düzenlemelerle cezaevlerindeki tutukluların serbest bırakılması, terörist başına statü gibi yine PKK'nın ve terörist başının taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna getirdiler" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, DEM Parti'ye tepki göstererek, "PKK'nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir. Yapılacak yasal düzenlemelerle cezaevlerindeki tutukluların serbest bırakılması, terörist başına statü gibi yine PKK'nın ve terörist başının taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna getirdiler" dedi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Destici, Türkiye'nin şu anda 'terörsüz Türkiye' sürecini olumlu yönde yaşadığını fakat Abdullah Öcalan'ın yerinin cezaevi olması gerektiğini belirtti. DEM Parti'nin Öcalan'ın taleplerini açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşmasının 'terörsüz Türkiye' sürecinin dışında yer aldığını dile getiren Destici, DEM Parti'nin PKK'nın Meclisteki uzantısı olduğunu vurguladı. Destici, dün Şanlıurfa Siverek'teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 19 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıyı şiddetle kınadıklarını sözlerine ekledi.

"Bu saldırı adeta göz göre göre gelmiş"
Lisede meydana gelen silahlı saldırıyı teşvik edenler olabileceğini belirten Destici, "Tedavisi devam eden tüm vatandaşlarımıza şahsım ve camiam adına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Valimizin okulda eğitime 4 gün ara verdiğini, geniş çaplı bir soruşturma başlattığını ve açığa alınanlar hakkında soruşturma yaptığını biliyoruz. Bu saldırının faili belli. Fakat bu saldırıyı teşvik edenler oldu mu? Diğer taraftan bu saldırı adeta göz göre göre gelmiş. Çünkü bu saldırıyı gerçekleştiren saldırganın birkaç gün öncesinde sosyal medya paylaşımlarında böyle bir saldırı gerçekleştireceğine dair ipuçları var. Açık paylaşımları var. Neden bunlarla ilgili bir işlem yapılmadı ya da tedbir alınmadı? İşte burada bir hatası olan varsa mutlaka bunlarla ilgili soruşturmalar ivedilikle yapılmalı ve suçlu olanlara hukuki yönden cezaları verilmelidir" diye konuştu.

"PKK'nın siyasi uzantıları Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir"
Öcalan'ın taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna duyuran DEM Parti'ye ağır eleştirilerde bulunan Destici, "PKK'nın siyasi uzantıları, Türk siyasetini enfekte etmeye ve açık provokasyonlarına devam etmektedir. Yapılacak yasal düzenlemelerle cezaevlerindeki tutukluların serbest bırakılması, terörist başına statü gibi yine PKK'nın ve terörist başının taleplerini açık bir şekilde kamuoyuna getirdiler. Bir kere şunu açıkça ve altını çizerek ifade ediyoruz. İmralı canisi Abdullah Öcalan bir suçludur, teröristtir. 40 bin insanın ölümünden sorumlu bir terör kurucusu ve yöneticisidir. Hala da yöneticisidir. Talimatlar ya da görüşler oradan alınmaktadır. PKK'nın işlediği suçlar, on binlerce cinayetten ibaret değildir. PKK'nın işlemediği tek bir suç dahi yok. Uyuşturucu vardır, kadın ticareti vardır, insan kaçakçılığı vardır, hırsızlık vardır. Yani hukuk literatüründe ne kadar suç varsa bunların tamamını işlemiş ve işlemeye devam eden bir terörden bahsediyoruz" şeklinde konuştu.

"Terörist başının konumu elbette cezaevi olmalı"
Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Terörist başının konumu elbette cezaevi olmalı. Demir parmaklıkların arkası olmalıdır. Asla gün yüzü görmemelidir. PKK'nın işlemediği hiçbir suç yok. Kalbinde Allah inancı olan bir insan, 40 bin kişinin canına giremez. Kundaktaki bebeklerin katledilmesi emrini veremez. Bombalı eylemlerle suçsuz insanların ölümüne sebep olamaz. Bize göre 1999-2000 yıllarında kalemi kırıldığı halde idam edilmemesi de bir zafiyet oluşturmuştur ve zafiyet oluşturmaya da devam etmektedir. İdam edilmeyerek büyük bir hata yapılmış ve bu günlere gelinmiştir. Herkesin hayata, hukuka, dünyaya karşı farklı bakış açıları olabilir. Mesela İsrail, elinde bulundurduğu binlerce Filistinliyi idam etmeye hazırlanırken ve bunu tüm dünyaya ilan ederken PKK'nın siyasi yapısı tek kelime dahi söyleyememiştir. Bu durum hakkında barıştan, kardeşlikten ve hukuktan bahsedemediler."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bbp-genel-baskani-destici-quotpkk39nin-siyasi-uzantilari-turk-siyasetini-enfekte-etmeye-ve-acik-provokasyonlarina-devam-etmektedirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bbp-genel-baskani-destici-quotpkk39nin-siyasi-uzantilari-turk-siyasetini-enfekte-etmeye-ve-acik-provokasyonlarina-devam-etmektedirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bbp-genel-baskani-destici-quotpkk39nin-siyasi-uzantilari-turk-siyasetini-enfekte-etmeye-ve-acik-provokasyonlarina-devam-etmektedirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bbp-genel-baskani-destici-quotpkk39nin-siyasi-uzantilari-turk-siyasetini-enfekte-etmeye-ve-acik-provokasyonlarina-devam-etmektedirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bbp-genel-baskani-destici-pkk-nin-siyasi-uzantilari-turk-siyasetini-enfekte-etmeye-ve-acik-provokasyonlarina-devam-etmektedir/1273245/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 15:24:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı 'uysal koyun' olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı 'uysal koyun' olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kendisine yönelik ithamlarına ve tehditlerine de cevap vererek, kimsenin Türkiye Cumhurbaşkanı'nı tehdit edemeyeceğini söyledi. ABD ve İran arasındaki barış görüşmelerine dair de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunduklarını söyledi.

"Milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum"
14-20 Nisan Şehitler Haftası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadele eden, sınır ötesi operasyonlara kadar farklı cephelerde vatanımızın bekası, milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Kahraman gazilerimize de fedakarlıklarından ötürü şükranlarımı sunuyor. Mevla'dan kendilerine hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Şehitlerimizin muhterem ailelerine de en derin hürmetlerimi takdim ediyor, devletimizin her zaman yanlarında olacağını bir kez daha ifade ediyorum" diye konuştu.

"İlgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır"
Şanlıurfa'da bir liseye gerçekleştirilen silahlı saldırı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve milletçe hepimizi yaralayan olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın tedavisi ise halen devam etmektedir. Yaralılarımıza Cenab-ı Allah'tan acil şifalar temenni ediyor, ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu.

"Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz"
Aldıkları her nefesi Türkiye'ye hizmet için kullanmanın derdinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Enerjiden savunma sanayiine, ulaştırmadan aileye, eğitimden sağlığa her alanda ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım; bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde eğer bugün sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır. Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgar, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık" dedi.

"2028'de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz"
Enerjide en büyük devrimi arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkanlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz'deki keşfimizde adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkartacağız. 2028'de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz. Kendi gemilerimizle sondaj çalışmalarımıza Karadeniz'de devam ediyoruz. Sadece kendi denizlerimizde arama yapmıyoruz. Aynı zamanda bu imkanları dost ve kardeş ülkelerin istifadesine de sunuyoruz. Cuma günü Somali'de hepimizin göğsünü kabartan bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca yaklaşık 4 bin 500 kilometre karelik alanda sismik araştırmalar yürütmüş umut verici bulgulara ulaşmıştık. Şimdi Çağrı Bey'le ya nasip diyor inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz. Şurası da bir başka övünç kaynağımızdır; Curad 1 7 bin 500 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey'e bu kritik görevinde donanmamıza ait Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Yani daha önce birilerine minnet ettiğimiz işleri artık kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle kendi insan gücümüzle gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı"
Türkiye'nin AK Parti'nin iktidarı döneminde çok fazla mesafe aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları Türkiye'nin başarılarına gözlerini kapattıkları için bunu göremeseler de inanın dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor. Aynı şekilde aziz milletimiz o engin ferasetiyle her şeyin bilincindedir. Bakınız burada Çağrı Bey'i yakından gören Somalili genç bir kardeşimizin hissiyatını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi aynen şu ifadeleri kullanıyor; 'Çağrı Bey gemisinin etkilerini üstümden hala atamadım. Onu yakından görmek benim için nefes kesici bir tecrübeydi. Çünkü Çağrı Bey yürüyen devasa bir şehir gibiydi. Kocaman, yepyeni, çok güzel inşa edilmiş. Maşallah adeta bir sanat eseri.' Somalili bir gencin kalbinden kalemine dökülen bu samimi ifadeleri hem güçlü Türkiye'nin hem Türkiye-Somali kardeşliğinin en güzel nişanesi olarak görüyoruz. Söylediğim gibi biz sömürmeye değil, beraberce kazanmaya talibiz. Çağrı Bey'in Somalili kardeşlerimize müjdeli haberler vereceğine yürekten inanıyoruz. Çağrı Bey sondaj gemimize yolun açık, sondajın bereketli olsun diyoruz. Gemi personelimize Cenab-ı Allah'tan başarılar diliyoruz. 2011 yılında kimse yokken nasıl Somali'nin imdadına koştuysak, nasıl o günden bu yana Somalili kardeşlerimizi hiç yalnız bırakmadıysak, inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesine omuz vermeye, destek olmaya devam edeceğiz" dedi.

"Savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır"
İç ve dış gelişmeler bağlamında oldukça yoğun günlerden geçildiğinin altını çizen Erdoğan, "İkinci Cihan Harbi'nin galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağı, neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor. Ancak bu yolun ufukta belirdiğini henüz söyleyemiyoruz. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından maalesef dinamitleniyor. Bunun en son örneği 28 Şubat'ta başlayan ve bölgemizi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaştır. Savaşı kimin istediği, kimin tahrik ettiği, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiği aradan geçen süre zarfında ortaya çıkmıştır. Bizim savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır" dedi.

"Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir"
ABD ve İran arasındaki ateşkes ve iki ülke temsilcilerinin Pakistan'daki görüşmelerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz çatışmaların 40'ncı gününde Pakistanlı kardeşlerimizin takdire şayan gayretleriyle 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. Böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halklarıyla birlikte tüm insanlık 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Biz de geçici ateşkesten memnuniyetimizi dile getirdik. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a yönelik saldırılarını devam ettirmesi, barış umutlarına ilk darbeyi vurmuştu. Hafta sonu Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerden de ne yazık ki beklenen haberler gelmedi. Tarafların açıklamaları masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazında tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Daha önce söylediğim gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşluğun olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir" diye konuştu.

"İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek"
İsrail'in bölgede barış istemediğini ve kanla beslendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşlerim bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır. Şayet bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vaat edilmiş topraklar hezeyanı ile hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail'e rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça, katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Tetikçi kalemleriyle medyalarıyla aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar" ifadelerini kullandı.

"Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum"
Türkiye gibi İspanya'nın da İsrail karşısında dik duruş sergilediğini ifade eden Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar, cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan, gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i can gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milliyetim adına kutluyorum. Şunu herkes bilsin ki biz soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret diline, husumet diline, gerilim ve kavga diline teslim olmayacağız. Vakarla, onurla, tarihimizden tevarüs ettiğimiz asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduda haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Gazzeli masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria'da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan'da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen, tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin yüz sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz bu topraklardaki bin yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

"Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun kendisine yönelik ithamlarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı 'uysal koyun' olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Tayyip Erdoğan olarak şahsım ve tüm dava arkadaşlarım hepimiz İstiklal Marşı 'Korkma' nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. Biz 11,5 milyon üyesiyle şu muhteşem mısraları kalplerine nakşetmiş bir siyasi hareketin mensuplarıyız; 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma, nasıl böyle bir imanı boğar? Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.' İmkansızlıklar içinde bile kükremiş sel misali bentleri çiğneyip aşan bu millete zincir vuracağını zanneden gafiller, gerektiğinde dağları yırtacak kudret, kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar. Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yle birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum."

"Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız"
İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde yaşanan tüm sıkıntılara rağmen umutlarını kesmediklerini söyleyen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki anlamsız savaşın kaybedeni, adil barışın ise kazananı çoktur. Herkesten sürece böyle bakmalarını istiyoruz. Zorluklar olabilir, çözülmesi zaman alacak çetrefil meseleler olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında, uzun vadeli bir perspektifle hareket edildiğinde bunların önemli bir kısmı hal yoluna konulacaktır. Aklıselimin, sağduyunun, sorunları diyalog, diplomasi yoluyla çözme iradesinin eninde sonunda galip geleceğine inanıyoruz. Daha doğrusu bunu tüm kalbimizde arzu ve temenni ediyoruz. Türkiye olarak bölgemizin her karışında sulh-ü sükunun egemen olması için bütün imkanlarımızla çalışacağımızın bilinmesini istiyorum. Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız" açıklamasında bulundu.

"Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor"
Konuşmasında muhalefete de eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken, iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir Fetret Devri yaşıyor" dedi.
Türksoy Daimi Konseyi'nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde 2026 yılının Ziya Gökalp'i anma yılı ilan edildiğini açıklayan Erdoğan, Ziya Gökalp'in Türkler ve Kürtler arasındaki kardeşlik bağına dikkat çektiği satırlara yer vererek, şöyle devam etti:
"Bu topraklarda 1000 yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır. Karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir. Bölgemizde oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz. Türk'ün de, Kürt'ün de, Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu, meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız, imanımız, 1000 yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz. Değerli kardeşlerim kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız, 18'inci ayına giren terörsüz Türkiye sürecimiz olmuştur. Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bugünlerde daha net anlaşılmaktadır. Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar, artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar. Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar. Değerli kardeşlerim, biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve bölgemizin aydınlık yarınlarını karartmayacağız. Ve şunu bir defa herkes bilmeli; Allah'ın izniyle bizler kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Hiç kimse tereddüt etmesin. 1000 yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte hiçbirimiz hem kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksüne de sahip değiliz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskani39na-parmak-sallayamazquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskani39na-parmak-sallayamazquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskani39na-parmak-sallayamazquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskani39na-parmak-sallayamazquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskani-na-parmak-sallayamaz/1273241/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 15:15:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Genel seçimler zamanında yapılacak"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir basın mensubunun genel seçimlerin zamanında mı yapılacağı sorusuna, "Aynen öyle, zamanında" cevabını verdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir basın mensubunun genel seçimlerin zamanında mı yapılacağı sorusuna, "Aynen öyle, zamanında" cevabını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'deki AK Parti Grup Toplantısı'nın ardından çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir basın mensubunun genel seçimlerin zamanında mı yapılacağını sorması üzerine Erdoğan, "Aynen öyle, zamanında" cevabını verdi. Erdoğan, Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra dün birçok gözaltı gerçekleştiğinin hatırlatılması üzerine de, "Yargı süreci işliyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rizespor-Fenerbahçe maçında kimi destekleyeceksiniz?" sorusunu yönelten muhabire ise gülerek, "Sen böyle oyuna gelmezdin" yanıtını verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotgenel-secimler-zamaninda-yapilacakquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotgenel-secimler-zamaninda-yapilacakquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotgenel-secimler-zamaninda-yapilacakquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotgenel-secimler-zamaninda-yapilacakquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskani-erdogan-genel-secimler-zamaninda-yapilacak/1273220/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:48:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO Başkanı Baran: "Türkiye'nin kalbi Ankara, demiryolu ile karayolunu entegre ederek, ticaret ve lojistiği aynı potada eritiyor"</title>
			<description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Doğu ile batıyı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara; yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Doğu ile batıyı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara; yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır" dedi.
ATO Başkanı Baran, Atılım Üniversitesi ve Ankara Lojistik Üssü iş birliğinde düzenlenen 'Doğu-Batı Ekseninde Ankara'nın Ulaştırmadaki Yeni Rolü' konulu panelin açılışında konuştu. Baran, ulaştırma altyapısının ticaret ve ekonomik gelişim açısından stratejik rolüne dikkat çekti. Ulaştırmanın sadece altyapı meselesi olmadığını, rekabet gücünün belirleyicisi ve ekonominin nabzı görevi gördüğünü belirten Baran, "Bir şehir ne kadar hızlı, ne kadar entegre ve ne kadar sürdürülebilir bir ulaşım ağına sahipse o kadar güçlü hale gelir" dedi.
Sektörlerin gelişiminin ulaşım altyapısıyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Baran, "Dünyada ticaret de, turizm de, sağlık da, hangi alan olursa olsun hepsi ulaşım sistemlerinin gelişimine paralel ilerliyor" açıklamasında bulundu.

"Ankara güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir"
Pandemi ile başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini anlatan Baran, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta yeni güzergâh arayışlarının hız kazandığını kaydetti. Türkiye'nin ulaştırmada alternatif bir güzergah olarak öne çıktığını kaydeden Baran, "Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin'den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir" diye konuştu.

"Ankara'nın merkezi coğrafi konumu, Türkiye'nin çeşitli bölgelerine erişimi kolaylaştırıyor"
Tarihi İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Ankara'nın tarih boyunca da ulaştırmada önemli bir merkez, stratejik bir kavşak noktası olduğunu ifade eden Baran, "Ankara'nın merkezi coğrafi konumu, Türkiye'nin çeşitli bölgelerine erişimi kolaylaştırıyor. Karayolu, demiryolu ve havayolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alması, şehrimizi ulaşım açısından stratejik bir noktaya taşıyor. Bütün bunlar Ankara'ya lojistik açıdan önemli fırsatlar sunuyor. Hızlı tren, karayolu ağı ve yurtdışı uçuşları ile Ankara, 'Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' konumunda" dedi.

"Türkiye'nin kalbi Ankara, demiryolu ile karayolunu entegre ederek, ticaret ve lojistiği aynı potada eritiyor"
Ankara'nın her anlamda Türkiye'nin kalbi olduğunu vurgulayan Baran, "Bu kalbin güçlü atması için ulaştırma damarlarının hızlı, sağlıklı ve entegre çalışması gerekiyor. Doğu ile batıyı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara, yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır" diye konuştu.
Teknolojideki gelişmeler ve dijital dönüşümün ulaştırma ve lojistiğe etkilerine değinen Baran, "Dijitalleşme, veri yönetimi, akıllı ulaşım sistemleri ve sürdürülebilirlik bu alanın ayrılmaz parçaları haline geldi. Bugün dünyada lojistik merkezler, sadece yüklerin taşındığı alanlar olmanın ötesine geçmiş; verinin işlendiği, süreçlerin optimize edildiği ve katma değerin üretildiği merkezler haline gelmiştir. Ankara'nın bu dönüşüme öncülük etmesi mümkün" değerlendirmesinde bulundu.

"Ankara Lojistik Üssü gibi projeler, şehrimizin bu gelişimi açısından büyük anlam taşıyor"
Baran, ulaştırmada entegrasyon konusunun önem kazandığını ifade ederek, "Artık çok modlu taşımacılık anlayışı söz konusu. Yani demiryolunun, karayolunun, havayolunun ve lojistik merkezlerin bir bütün olarak çalıştığı bir sistemden söz ediyoruz. Bu bağlamda Ankara Lojistik Üssü gibi projeler, şehrimizin bu gelişimi açısından büyük anlam taşıyor. Lojistik altyapının güçlendirilmesi, Ankara'nın sadece bir üretim ve tüketim merkezi değil, aynı zamanda bir dağıtım ve yönlendirme merkezi haline gelmesini sağlıyor" şeklinde konuştu.
ATO olarak ulaştırma ve lojistik sektörünü Ankara'nın kalkınmasında stratejik bir alan olarak gördüklerini kaydeden Baran, "Lojistik altyapının güçlendirilmesi, organize lojistik bölgelerinin yaygınlaştırılması, demiryolu bağlantılarının artırılması ve ulaşım süreçlerinin dijitalleşmesi konularında tüm paydaşlarla iş birliği yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından program, Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu'nun oturum başkanlığını yaptığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Nizamettin Çiçek, Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Ulvi ve UND Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fatih Şener'in konuşmacı olarak yer aldığı panel ile devam etti. Ankara Lojistik Üssü Yerleşkesi'nde düzenlenen panele Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, Ankara Lojistik Üssü Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Gündüz, ATO Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile kamu, akademi ve sektör temsilcileri ile öğrenciler katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quotturkiye39nin-kalbi-ankara-demiryolu-ile-karayolunu-entegre-ederek-ticaret-ve-lojistigi-ayni-potada-eritiyorquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quotturkiye39nin-kalbi-ankara-demiryolu-ile-karayolunu-entegre-ederek-ticaret-ve-lojistigi-ayni-potada-eritiyorquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quotturkiye39nin-kalbi-ankara-demiryolu-ile-karayolunu-entegre-ederek-ticaret-ve-lojistigi-ayni-potada-eritiyorquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quotturkiye39nin-kalbi-ankara-demiryolu-ile-karayolunu-entegre-ederek-ticaret-ve-lojistigi-ayni-potada-eritiyorquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/ato-baskani-baran-turkiye-nin-kalbi-ankara-demiryolu-ile-karayolunu-entegre-ederek-ticaret-ve-lojistigi-ayni-potada-eritiyor/1273210/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:36:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kızılay 161. kan bağış noktasını Ankara'da hizmete açtı</title>
			<description><![CDATA[Türk Kızılay, ülke genelinde artan kan ihtiyacını karşılamak ve bağışa erişimi kolaylaştırmak amacıyla 161'inci kan bağış noktasını Ankara'da hizmete açtı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Kızılay, ülke genelinde artan kan ihtiyacını karşılamak ve bağışa erişimi kolaylaştırmak amacıyla 161'inci kan bağış noktasını Ankara'da hizmete açtı.
Türk Kızılay, Ankara'daki 11'inci, ülke genelindeki 161'inci kan bağış noktasını Batıkent'te hizmete açtı. Açılış törenine Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Türk Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can da katıldı. Açılışta konuşan Kızılay Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can, 2025 yılında 3 milyon ünite kan bağışının tarihi bir rekor olduğunu belirterek, "3 milyon ünite kanı nasıl sağlıyoruz? Türkiye genelinde 300'ün üzerinde noktada faaliyet gösteriyoruz. Her gün yaklaşık 9 bin ünite kan alıyor, bunu 18 bölge merkezine taşıyor ve testlerden geçiriyoruz. Ardından yaklaşık bin 200 hastaneye ulaştırıyoruz. Bu inanılmaz bir organizasyondur. Her gün bu sistemi yürütüyoruz. Çünkü kan milli bir meseledir. Bu nedenle bu önemli görevi yaklaşık 4 bin personel ve bine yakın araçla sürdürüyoruz. Yaptığımız bu hizmetle bir yılda katedilen mesafe neredeyse dünyanın etrafını 8 kez dolaşmaya eşdeğerdir" dedi.

"Milletimiz Kızılay'a güveniyor ve sahip çıkıyor"
Bir ünite kanın üç insanın hayatına can kattığını vurgulayan Can, "Bu nedenle düzenli kan bağışçılarımızın artmasını istiyoruz. 2025 itibarıyla düzenli bağış oranı yüzde 47'ye ulaşmıştır. Bu çok kıymetli bir seviyedir. Bu şu anlama gelir; milletimiz Kızılay'a güveniyor ve sahip çıkıyor. Gönülden bağış yapan vatandaşlarımız bu güvenin en büyük göstergesidir" şeklinde konuştu.

"Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadır"
Yenimahalle Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ise, "157 yıl önce yaralı askerlere yardım amacıyla kurulmuş olsa da bugün dünyanın neresinde bir ihtiyaç varsa oraya ulaşmaktadır. Kan bağışçıları da bu anlayışla hareket etmektedir. Verdikleri kanın kime gittiğini bilmeden insanlık için bağışta bulunmaktadırlar. Bu bağışı yapan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu açılışın yenilerine vesile olmasını diliyorum" dedi.
Türk Kızılay'ın "Birbirimize candan bağlıyız" sloganıyla yürüttüğü kan bağışı kampanyası kapsamında açılış programı bitiminde hayırsever destekçilere plaket takdim edildi.

Türk Kızılay kan bağışında tarihi bir başarıya ulaştı
Türk Kızılay, ülke genelinde 18 bölgede 68 kan bağış merkezi ile sabit ve mobil ekipler aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında her gün yaklaşık bin 140 hastanenin kan ihtiyacını karşılıyor. Günlük yaklaşık 9 bin ünite kana ihtiyaç duyuluyor. Geçtiğimiz yıl hedeflenen 3 milyon ünite kan bağışına ulaşarak tarihi bir başarıya ulaşan Türk Kızılay'ın başta şehir meydanları olmak üzere çeşitli noktalarda kan bağış noktaları bulunuyor. Ankara'da hizmet veren 11'inci kan bağış noktası olan Batıkent Kan Alma Birimi, yılda 10 bin üniteyi aşkın kan bağışı toplanmasını sağlayacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kizilay-161-kan-bagis-noktasini-ankara39da-hizmete-acti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kizilay-161-kan-bagis-noktasini-ankara39da-hizmete-acti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kizilay-161-kan-bagis-noktasini-ankara39da-hizmete-acti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kizilay-161-kan-bagis-noktasini-ankara39da-hizmete-acti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/kizilay-161-kan-bagis-noktasini-ankara-da-hizmete-acti/1273177/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:59:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Tekin: " Öğretmen arkadaşımızın yaşam süreçlerinin sürdürülmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var"</title>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin, "Sadece bir öğretmen arkadaşımızla ilgili hayati tehlike olmamakla beraber olağan yaşam süreçlerinin sürdürülmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin, "Sadece bir öğretmen arkadaşımızla ilgili hayati tehlike olmamakla beraber olağan yaşam süreçlerinin sürdürülmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var" dedi.
Bakan Tekin, TBMM'deki AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Tekin, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede düzenlenen silahlı saldırıya ve okullardaki güvenlik tedbirlerine dair açıklamalarda bulundu. Lisede düzenlenen silahlı saldırı ile ilgili sürecin İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'yla birlikte yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Tekin, "Dün öğle saatlerinde haberdar olur olmaz bölgeye en yakın lokasyondaki en üst düzey arkadaşımız Talim Terbiye Kurulu Başkanımızdı, programı yarıda keserek doğrudan oraya geçti. Gün boyu oradaydı. Gün boyu sürekli iletişim halindeydik. Bugün sabah itibarıyla da konuyla doğrudan ilgili iki genel müdürümüz orada. Sürekli valilikle irtibat halindeyiz. Gerekli tedbirleri alıyoruz. Zaten biz bütün olaylardan sonra hemen soruşturma başlatırız. Yetki sahibi olan herkes soruşturmanın içerisindedir. Soruşturma bitmeden kimseyi herhangi bir şekilde zan altında bırakacak şeylerden de hep beraber kaçınmamız gerekir" şeklinde konuştu.

"Adli ve izahi açıdan soruşturma süreçlerini devam ettiriyoruz"
Soruşturma süreciyle ilgili olarak kesin kanaatler ortaya çıkmadan bir açıklama yapmadığını ve yapmayacağını söyleyen Bakan Tekin, "Bu konuyla ilgili de gazetelerde birileri yorumlar yapıyor, konuşuyorlar. Bunların hepsi bizim müfettişlerimizin, hem İçişleri Bakanlığımızın hem de yargı sürecinde değerlendirilecek olan şeyler. Biz bu süreçle ilgili olarak herkesin hakkını koruyacak şekilde adli ve izahi açıdan soruşturma süreçlerini devam ettiriyoruz, takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Öğretmen arkadaşımızın yaşam süreçlerinin sürdürülmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var"
Okul saldırısında yaralananlara dair de Tekin, "Hepsini takip ediyoruz. Valilik sürekli açıklama, bilgilendirme yapıyor. Sadece bir öğretmen arkadaşımızla ilgili hayati tehlike olmamakla beraber olağan yaşam süreçlerinin sürdürülmesini engelleyecek bir kalıcı hasar olabilir diye endişemiz var. Onun için süreçleri takip ediyoruz" açıklamasında bulundu.

"Okullarımızın güvenlik tedbirleri gündemimize aldığımız konular"
Milli Eğitim Bakanlığı'nın İçişleri Bakanlığı ile her dönemin başında valilerin başkanlığında okulları güvenlik ve risk açısından bir değerlendirmeye tabi tuttuğunu belirten Bakan Tekin, "Tedbirlerimizi alırız. Tedbir alınan okullarımızda da olay oluyor, alınmayanlarda da olabilir. Dolayısıyla biz güvenlik tedbirleri açısından İçişleri Bakanlığı'yla ortak zaten süreçleri yürütüyoruz. İçişleri Bakanlığı'yla yaptığımız tespitlerde risk kategorisi açısından okullarımızı sınıflandırmış durumdayız. Bir kısım okullarımızda doğrudan polis memurları var. Sivil polisler tarafından güvenlik için kontrol edilen okullarımız var. Bunların hepsi bizim sistemimiz içerisindeki okullarımızın güvenlik tedbirleri açısından gündemimize aldığımız konular" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quot-ogretmen-arkadasimizin-yasam-sureclerinin-surdurulmesini-engelleyecek-bir-kalici-hasar-olabilir-diye-endisemiz-varquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quot-ogretmen-arkadasimizin-yasam-sureclerinin-surdurulmesini-engelleyecek-bir-kalici-hasar-olabilir-diye-endisemiz-varquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quot-ogretmen-arkadasimizin-yasam-sureclerinin-surdurulmesini-engelleyecek-bir-kalici-hasar-olabilir-diye-endisemiz-varquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quot-ogretmen-arkadasimizin-yasam-sureclerinin-surdurulmesini-engelleyecek-bir-kalici-hasar-olabilir-diye-endisemiz-varquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-tekin-ogretmen-arkadasimizin-yasam-sureclerinin-surdurulmesini-engelleyecek-bir-kalici-hasar-olabilir-diye-endisemiz-var/1273160/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:44:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yaşıtını bıçakla ağır yaralayan çocuk saldırı anını da kayda aldırdı</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da 14 yaşındaki çocuk, parka çağırdığı yaşıtını bıçaklayarak ağır yaraladı. Saldırganın o anlarını da bir arkadaşı tarafından kamera kaydına aldırdığı öğrenildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da 14 yaşındaki çocuk, parka çağırdığı yaşıtını bıçaklayarak ağır yaraladı. Saldırganın o anlarını da bir arkadaşı tarafından kamera kaydına aldırdığı öğrenildi.
Olay, Keçiören'de yer alan bir parkta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 14 yaşındaki Emir Saba, kendisini parka çağıran yaşıtı A.Y.'nin bilinmeyen bir nedenden dolayı bıçaklı saldırısına uğradı. Karnından yaralanan Saba, ambulansla Etlik Şehir Hastanesine kaldırıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakım servisinde müşahedeye alınan çocuğun organları ile damarlarının zarar gördüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Gözaltına alınan saldırgan çocuk ise emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. A.Y.'nin, Saba'yı bıçakladığı anları da bir arkadaşı tarafından kamera kaydına aldırdığı öğrenildi. Mağdur aile ise sorumluların hak ettikleri cezayı alana kadar hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

"Doktorlar bıçağın 9 santimetre içeriye girdiğini ve organlarına zarar verdiğini söyledi"
Olayla ilgili konuşan Baba Yafes Saban: "Oğlumu arayıp parka çağırmışlar. Çağıran çocuk zaten hazırlıklı gelmiş. Oğluma ilk önce sataşmış. Ardından da bıçağı saplamış. Oğlumun, kendisine saldıran kişiyle bir problemi yoktu. Arkadaşı da değildi. Saldırganın teyzesiyle de konuştuk. Emir ile bir meselesinin olmadığını söyledi bize. Biz de ne olduğunu anlamadık. Neden böyle bir olay yaşandığını henüz bilmiyoruz. Olaydan sonra bir kız çocuğu beni aradı. 'Emir'i bıçakladılar hastaneye gidiyoruz' dedi. O sözden sonra yaşadığım şok nedeniyle sanki bilincimi yitirmiş gibi oldum. Çocuğum ameliyat oldu. İnşallah iyi olur. Sağlık durumu dün iyi idi. Doktorlar bıçağın 9 santimetre içeriye girdiğini ve organlarına zarar verdiğini söyledi. Damarları da zedelenmiş. Düne kadar durumu biraz sıkıntılıydı. Doktorlar net bir şey demedi henüz" dedi.

"Artık kimsenin çocuğuna zarar gelmesin"
Oğlunun da durumdan habersiz olduğunu söyleyen baba Saba, "Artık kimsenin çocuğuna zarar gelmesin. Böyle pisliklerin de toplumdan temizlenmesi lazım. Olaya karışan herkesten şikayetçiyiz. Sonuna kadar, herkes cezasını çekene kadar takipçisi olacağız. Oğlumla dün konuştum. Neden bıçağı olan birinin yanına gittiğini sordum. O da bana, 'Bıçağı olduğunu bilmiyordum. Beni bir şeyler yiyip içmek ve oturmak için çağırdıklarını tahmin ettim' dedi" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yasitini-bicakla-agir-yaralayan-cocuk-saldiri-anini-da-kayda-aldirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yasitini-bicakla-agir-yaralayan-cocuk-saldiri-anini-da-kayda-aldirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yasitini-bicakla-agir-yaralayan-cocuk-saldiri-anini-da-kayda-aldirdi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yasitini-bicakla-agir-yaralayan-cocuk-saldiri-anini-da-kayda-aldirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/yasitini-bicakla-agir-yaralayan-cocuk-saldiri-anini-da-kayda-aldirdi/1273158/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:42:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Pursaklar'da geleceğin yolları inşa ediliyor</title>
			<description><![CDATA[Pursaklar Belediyesi, ilçenin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla yeni imar yollarını hizmete kazandırmaya devam ediyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pursaklar Belediyesi, ilçenin ulaşım altyapısını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla yeni imar yollarını hizmete kazandırmaya devam ediyor.
Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından, yürütülen çalışmalar kapsamında, planlı şehirleşmeye katkı sağlayacak yeni yollar açılmaya devam ediyor. İlçenin farklı mahallelerinde eş zamanlı olarak sürdürülen çalışmalarla birlikte hem trafik akışının rahatlatılması hem de yeni yerleşim alanlarının ulaşım ağlarına entegre edilmesi hedefleniyor. Açılan imar yolları sayesinde vatandaşların günlük yaşamı kolaylaşırken, bölgedeki yapılaşma da daha düzenli bir şekilde ilerliyor.

"Yeni imar yollarımızla hemşehrilerimizin daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamasını hedefliyoruz"
Yeni imar yollarının ilçenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Pursaklar'ımızın her geçen gün büyüyen ve gelişen yapısına uygun olarak ulaşım altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Yeni imar yollarımızla hemşehrilerimizin daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamasını hedefliyoruz. Planlı şehirleşme anlayışımız doğrultusunda ilçemizin her noktasına hizmet götürmeye kararlıyız. Ekiplerimiz sahada yoğun bir şekilde çalışıyor. Pursaklar'ı daha yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımız aralıksız sürecek" dedi.
Vatandaşların istedikleri güzergahlara güven içerisinde gidebilmeleri için çalışmalarını sürdüren Pursaklar Belediyesi yetkilileri, artan nüfus ve yeni yerleşim yerlerinin çoğalması nedeniyle ilçe dışından gelen vatandaşların evlerine herhangi bir aksaklık yaşamadan ulaşabilmeleri için yeni imar yolları çalışmalarına devam edeceklerini bildirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/pursaklar39da-gelecegin-yollari-insa-ediliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/pursaklar39da-gelecegin-yollari-insa-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/pursaklar39da-gelecegin-yollari-insa-ediliyor_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/pursaklar39da-gelecegin-yollari-insa-ediliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/pursaklar-da-gelecegin-yollari-insa-ediliyor/1273155/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:39:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kurtlar Vadisi'nde 'Erdal Kömürcü' karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Sefa Zengin AK Parti Grup Toplantısı'na katıldı</title>
			<description><![CDATA[Kurtlar Vadisi dizisinde canlandırdığı 'Erdal Kömürcü' karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Sefa Zengin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na katıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurtlar Vadisi dizisinde canlandırdığı 'Erdal Kömürcü' karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Sefa Zengin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na katıldı.
Türk televizyon tarihinde en çok izlenen yapımlar arasında yer alan Kurtlar Vadisi'nde canlandırdığı 'Erdal Kömürcü' karakteriyle ünlenen ve Yeraltı dizisi ile yeniden adından söz ettiren oyuncu Sefa Zengin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na katıldı. Zengin, grup toplantısı öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve birçok AK Partili yetkiliyle bir araya geldi.
Toplantıya AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek'in davetlisi olarak katıldığını belirten Zengin, "Burada olmak çok heyecan verici bir duyguymuş, ilk kez böyle bir şeyi tadıyorum. İlk kez 1-2 günlük bir boşluk buldum. Bu boşluğu da bulur bulmaz Ankara'ya gelmek istedim. Çünkü Ankara'yı çok severim. Şu an için çok sevilen bir dizideyiz. Ben de galiba o dizinin sevilen biri oldum. Bu ilgiye mazhar olmak kıymetli. Burada sizlerle beraber de olmak heyecan verici, sizlerle beraber olmak keyif verici" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kurtlar-vadisi39nde-39erdal-komurcu39-karakteriyle-taninan-unlu-oyuncu-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisi39na-katildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kurtlar-vadisi39nde-39erdal-komurcu39-karakteriyle-taninan-unlu-oyuncu-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisi39na-katildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kurtlar-vadisi39nde-39erdal-komurcu39-karakteriyle-taninan-unlu-oyuncu-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisi39na-katildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/kurtlar-vadisi39nde-39erdal-komurcu39-karakteriyle-taninan-unlu-oyuncu-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisi39na-katildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/kurtlar-vadisi-nde-erdal-komurcu-karakteriyle-taninan-unlu-oyuncu-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisi-na-katildi/1273131/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:01:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Ersoy: "Turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık"</title>
			<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Göreve gelişimizin ardından Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Göreve gelişimizin ardından Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir" dedi.
Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti seçilmesi kapsamında düzenlenen '7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi: Türk Dünyasında Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak' programı Ankara'da bir otelde gerçekleştirildi. Programda konuşan Bakan Ersoy, dünyanın tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinden geçtiğini belirterek, "Ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşüm yaşanmaktadır. Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu çerçevede Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü iş birliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu iş birliğini daha da ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız" dedi.

"Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde iş birliklerine büyük önem verdiğini vurgulayan Bakan Ersoy, "Bununla beraber Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağları da her zaman öncelikli olarak değerlendirmektedir. Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık"
Bu yıl kongrenin ana temasını 'Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm'ün oluşturduğunu söyleyen Ersoy, şöyle konuştu:
"Turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştuğumuz böylesine önemli bir platformda dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmak bizler için son derece kıymetli olacaktır. Türkiye turizmi son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline gelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Bu doğrultuda yapılan çalışmaların bir sonucu olarak Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir."

"Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır"
Dünyaya bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını ifade eden Ersoy, "Türkiye ise tam da bunu hayata geçirmiştir. Geleceğe Miras Projelerimiz, gece müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır" açıklamasında bulundu.

"Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır"
Türk dizilerinin de bir diğer önemli diplomasi başlığı olduğuna değinen Ersoy, "Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil, aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikayelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz"
Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu kaydeden Ersoy, "Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar sağlayacaktır. 2026 yılı boyunca Ankara'da düzenlenecek kültür, sanat, turizm ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda gerçekleştirilecek uluslararası tanıtım faaliyetleri ve iş birlikleri sayesinde Ankara'yı ve Türkiye'nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü şekilde temsil edeceğiz. Nitekim bu vizyon doğrultusunda Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi'ni geçtiğimiz günlerde geniş bir katılımla başarıyla gerçekleştirdik. Türkiye'nin sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler ve kültürel çeşitlilik doğru stratejilerle birleştiğinde ülkemizi dünya turizminin en önemli merkezlerinden biri haline getirmektedir" dedi.

"Türk devletleri arasında turizm alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz"
Turizm sektöründe sürdürülebilir dönüşümü sağlayarak, doğal ve kültürel mirası koruyarak ve sürdürülebilir turizmi, turizm politikalarını merkeze yerleştirerek 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirten Bakan Ersoy, şunları söyledi:
"Bu çalışmalar sayesinde Türkiye, yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında öncü bir ülke olarak konumlanmaktadır. Bu öncü rolümüzün bilinciyle Türkiye olarak Türk devletleri arasında turizm alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Bu konu ülkemizin en üst düzeydeki strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da 'Türk devletlerine yönelik ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel iş birliğine de katkı sunacak, eğitim, sağlık, kültür, üretim ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi başta olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlarda program ve projeler gerçekleştirileceği' belirtilerek yer almıştır. Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönündeki kararlılığımızı ifade etmek isterim. İnanıyoruz ki akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür iş birlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil, küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir konuma ulaşacaktır."
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise Ankara'nın çok önemli bir merkez olması gerektiği kanaatini taşıdıklarını belirterek, "Bu anlamda özellikle son dönemde havacılık konusunda, havalimanımızın genişletilmesi ve Anadolu Jet başta olmak üzere farklı hava yollarımızın Ankara'ya uluslararası uçuşların artırılması konusunda atılan adımları da yürekten destekliyoruz. Bu bağlamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın metro hattıyla bu ulaşım güzergahını daha güvenli bir hale getirecek olmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.
Programa Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'un yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci Bostancı, siyasi isimler ve davetliler katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ersoy-quotturizm-sahasinda-gelirlerimizi-2017-yilina-kiyasla-yuzde-109-artirdikquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ersoy-quotturizm-sahasinda-gelirlerimizi-2017-yilina-kiyasla-yuzde-109-artirdikquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ersoy-quotturizm-sahasinda-gelirlerimizi-2017-yilina-kiyasla-yuzde-109-artirdikquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ersoy-quotturizm-sahasinda-gelirlerimizi-2017-yilina-kiyasla-yuzde-109-artirdikquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-ersoy-turizm-sahasinda-gelirlerimizi-2017-yilina-kiyasla-yuzde-109-artirdik/1273123/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:53:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz."</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz."]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz."]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotbiz-topragin-ustunde-haysiyetsizce-yasamaktansa-gerektiginde-topragin-altinda-sereflice-yatmayi-onurlarin-en-buyugu-olarak-goruruzquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotbiz-topragin-ustunde-haysiyetsizce-yasamaktansa-gerektiginde-topragin-altinda-sereflice-yatmayi-onurlarin-en-buyugu-olarak-goruruzquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotbiz-topragin-ustunde-haysiyetsizce-yasamaktansa-gerektiginde-topragin-altinda-sereflice-yatmayi-onurlarin-en-buyugu-olarak-goruruzquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotbiz-topragin-ustunde-haysiyetsizce-yasamaktansa-gerektiginde-topragin-altinda-sereflice-yatmayi-onurlarin-en-buyugu-olarak-goruruzquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskani-erdogan-biz-topragin-ustunde-haysiyetsizce-yasamaktansa-gerektiginde-topragin-altinda-sereflice-yatmayi-onurlarin-en-buyugu-olarak-goruruz/1273115/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:49:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanına parmak sallayamaz"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanına parmak sallayamaz"]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye'ye ve Türkiye Cumhurbaşkanına parmak sallayamaz"]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye39ye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamazquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye39ye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamazquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye39ye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamazquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quotturkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye39ye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamazquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-cumhuriyeti-devleti-siradan-bir-devlet-degildir-hicbir-guc-turkiye-ye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamaz/1273112/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:47:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: " Saldırı tüm yönleri ile araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş 9 yaralımızın tedavisi ise devam etmektedir"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Şanlıurfa'daki lise saldırısı) Saldırı tüm yönleri ile araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş 9 yaralımızın tedavisi ise devam etmektedir"]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Şanlıurfa'daki lise saldırısı) Saldırı tüm yönleri ile araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Yaralanan 16 kişiden 7'si taburcu edilmiş 9 yaralımızın tedavisi ise devam etmektedir"]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quot-saldiri-tum-yonleri-ile-arastirilmaktadir-olayda-ihmali-ve-kusuru-olanlardan-mutlaka-hesap-sorulacaktir-yaralanan-16-kisiden-739si-taburcu-edilmis-9-yaralimizin-tedavisi-ise.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quot-saldiri-tum-yonleri-ile-arastirilmaktadir-olayda-ihmali-ve-kusuru-olanlardan-mutlaka-hesap-sorulacaktir-yaralanan-16-kisiden-739si-taburcu-edilmis-9-yaralimizin-tedavisi-ise.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quot-saldiri-tum-yonleri-ile-arastirilmaktadir-olayda-ihmali-ve-kusuru-olanlardan-mutlaka-hesap-sorulacaktir-yaralanan-16-kisiden-739si-taburcu-edilmis-9-yaralimizin-tedavisi-ise_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/cumhurbaskani-erdogan-quot-saldiri-tum-yonleri-ile-arastirilmaktadir-olayda-ihmali-ve-kusuru-olanlardan-mutlaka-hesap-sorulacaktir-yaralanan-16-kisiden-739si-taburcu-edilmis-9-yaralimizin-tedavisi-ise.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/cumhurbaskani-erdogan-saldiri-tum-yonleri-ile-arastirilmaktadir-olayda-ihmali-ve-kusuru-olanlardan-mutlaka-hesap-sorulacaktir-yaralanan-16-kisiden-7-si-taburcu-edilmis-9-yaralimizin-tedavisi-ise-devam-etmektedir/1273101/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:30:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yıldırım Akbulut TOBB ETÜ'de düzenlenen sempozyumla anıldı</title>
			<description><![CDATA[Türk siyasetinin önemli isimlerinden Yıldırım Akbulut, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumla anıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk siyasetinin önemli isimlerinden Yıldırım Akbulut, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumla anıldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) eski başkanı ve eski Başbakan Yıldırım Akbulut, vefatının 5'inci yılında TOBB ETÜ'de gerçekleştirilen programla anıldı. Hukuk Fakültesi Dekanı olan Akbulut'un kızı Çiğdem Kırca, konuşmasında babasının hayatı, siyasi kariyeri ve devlet adamlığına ilişkin önemli bilgiler aktardı. Yıldırım Akbulut'un mütevazı kişiliğine ve devlet tecrübesine dikkat çeken Kırca, onun hem başbakanlık hem de TBMM Başkanlığı görevlerinde ülkeye önemli hizmetlerde bulunduğunu ifade etti. Akbulut'un dürüstlük ve tevazu temelli bir siyaset anlayışına sahip olduğunu vurgulayan Kırca, "Yıldırım Akbulut'un en önemli özelliklerinden birisi insanları sevmesi, milletini sevmesi, Erzincan'ı sevmesi, devlete hizmetle ilgili her türlü faaliyette bulunmaya çalışmasıdır. Onun bütün derdi hizmet etmekti. Halkı, insanları seviyordu. Onu gerçekten çok seviyordu ve çok büyük bir gönlü vardı ve herkes biliyordu. Şöyle de bir ilkesi vardı; kimsenin gönlüne güç gidecek bir davranışta bulunmazdı" dedi.
Sempozyumda ayrıca Akbulut'un Türk siyasi hayatındaki yeri, hukukçu kimliği ve Türkiye'nin yakın dönemine katkıları ele alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yildirim-akbulut-tobb-etu39de-duzenlenen-sempozyumla-anildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yildirim-akbulut-tobb-etu39de-duzenlenen-sempozyumla-anildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yildirim-akbulut-tobb-etu39de-duzenlenen-sempozyumla-anildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yildirim-akbulut-tobb-etu39de-duzenlenen-sempozyumla-anildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/yildirim-akbulut-tobb-etu-de-duzenlenen-sempozyumla-anildi/1273066/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:05:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Uraloğlu: "Çorum-Laçin yolumuz ile seyahat süresi 30 dakikadan 15 dakikaya düştü"</title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, seyahat süresini 30 dakikadan 15 dakikaya düşüren Çorum-Laçin yolu ve Kırkdilim Tünelleri'nin resmi açılışını yarın gerçekleştireceklerini bildirdi ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, seyahat süresini 30 dakikadan 15 dakikaya düşüren Çorum-Laçin yolu ve Kırkdilim Tünelleri'nin resmi açılışını yarın gerçekleştireceklerini bildirdi
Bakan Uraloğlu, 25 kilometrelik Çorum-Laçin yolu ve Kırkdilim Tünelleri'ndeki çalışmaları tamamladıklarını açıkladı. Uraloğlu, söz konusu yolun resmi açılışını 16 Nisan Perşembe günü gerçekleştireceklerini duyurdu. Çorum'un İç Anadolu'yu Karadeniz'e, Doğu Anadolu'yu batıya bağlayan yolların kavşak noktasında bulunduğuna dikkati çeken Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Şehrimizin D-100 Devlet Yolu'na bağlantısını sağlayan 50,4 kilometrelik Çorum-Laçin-Osmancık yolunun standartlarını yükseltmek için çalışmalara başlamıştık. Bu kapsamda Çorum-Laçin arasında kalan 25 kilometrelik kesimi bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standartlarına yükselttik."

"Kırkdilim Geçişi'ne üç çift tüp tünel inşa ettik"
Yolun Çorum ile Laçin arasındaki tamamlanan kesiminde yer alan ve 40 viraj ile geçilebilen Kırkdilim mevkii hakkında da açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "Özellikle kış aylarında ulaşımın güçleştiği Kırkdilim Geçişi'ne üç çift tüp tünel inşa ettik. Toplam uzunluğu 4 bin 99 kilometre olan tüneller ile heyelan, kaya düşmesi ve şev stabilitesi gibi risklerin önüne geçtik" dedi.
Bakan Uraloğlu, proje kapsamında inşa edilen T-1 Tüneli'nin bin 389 kilometre, T-2 Tüneli'nin bin 157 metre ve T-3 Tüneli'nin bin 553 metre olduğunu belirtti.

Seyahat süresi 15 dakika kısaldı
Bakan Uraloğlu, hizmete sunulan 25 kilometrelik kesim ile bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlanarak, ticaret, turizm ve yaşam kalitesinin artırılacağını belirtti. Uraloğlu, "Yolumuz ile Çorum-Laçin arasında seyahat süresi 30 dakikadan 15 dakikaya düştü. Yol ve tüneller ile zamandan 350 milyon lira, akaryakıttan 68 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 418 milyon lira tasarruf da edeceğiz. Ayrıca çevreye zararlı karbon emisyonunu da 3 bin 420 ton azaltacağız" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-uraloglu-quotcorum-lacin-yolumuz-ile-seyahat-suresi-30-dakikadan-15-dakikaya-dustuquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-uraloglu-quotcorum-lacin-yolumuz-ile-seyahat-suresi-30-dakikadan-15-dakikaya-dustuquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-uraloglu-quotcorum-lacin-yolumuz-ile-seyahat-suresi-30-dakikadan-15-dakikaya-dustuquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-uraloglu-quotcorum-lacin-yolumuz-ile-seyahat-suresi-30-dakikadan-15-dakikaya-dustuquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-uraloglu-corum-lacin-yolumuz-ile-seyahat-suresi-30-dakikadan-15-dakikaya-dustu/1273039/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:44:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Smyrna'ya ait heykel başı ana vatanında: ABD heykeli Türkiye'ye iade etti</title>
			<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Smyrna Antik Kenti'nden çıkarılan mermer heykel başının ABD'den Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Smyrna Antik Kenti'nden çıkarılan mermer heykel başının ABD'den Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı.
Kültür varlıklarının korunması ve ait olduğu topraklara kazandırılması için yürütülen çalışmalarda, uluslararası iş birlikleriyle sonuç alınan iade süreçlerine bir yenisi daha eklendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, "Müjdeli bir haberimiz daha var. ABD'nin Denver kentindeki Denver Art Museum koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başının iadesini sağladık. 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleriyle Smyrna Agora kazılarından geldiği ve Theodosius Dönemi'ne ait olduğu belirlenen eser, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmıştı. Denver Sanat Müzesi ile kurulan iş birliği ve yapıcı diyalog sayesinde eserimizi evine kavuşturduk. M.S. 5. yüzyıla tarihlenen eser bugün İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Bu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımızı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz" dedi.

İade sürecinin arka planı ve eserin bilimsel kimliği
Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini bildirdi. Smyrna Agora kazılarından elde edilen heykel başının 1989 yılında Marie Thérse Macy'nin malikanesinden bağış yoluyla Denver Sanat Müzesi koleksiyonuna dahil edildiği, Macy'nin ise 1946-1948 yılları arasında İstanbul'da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy'nin eşi olduğu bilgisi paylaşıldı. Bakanlık uzmanlarınca yapılan incelemelerde söz konusu veriler doğrulandı. Eserin Smyrna Agora kazılarında çıkarıldığı, 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi'nde yayımlanan raporla da belgelendi. Eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, Bakanlık uzmanlarının bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya kondu. Bu tespitler doğrultusunda Türkiye tarafından eserin iadesi resmi olarak talep edilirken, yürütülen süreç uluslararası iş birliğiyle sonuçlandı.
Son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelede izlenen etkin politikalar sayesinde müze ve özel koleksiyonlar nezdinde gönüllü iade süreçlerine yönelik farkındalık ve iş birliği belirgin şekilde artış gösterdi. Smyrna kökenli mermer heykel başının Türkiye'ye kazandırılması da bu yaklaşımın somut bir örneği oldu. Üslup özellikleri doğrultusunda heykel başının Theodosius dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu, Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda da ortaya kondu.

Tarihî eserin özellikleri ve sergi süreci
Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenirken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirildi. Kısa sakallı portrede gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edildi. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye'ye getirilen eser, kökeni ve tarihsel bağlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmeye başlandı.

Uluslararası iş birliği ve kaçakçılıkla mücadele
Türkiye'nin son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ediyor. Müze ve koleksiyonların gönüllü iade süreçlerine daha açık hale gelmesi, yürütülen politikaların somut sonuçları arasında yer alıyor. Smyrna kökenli mermer heykel başının iadesi de bu sürecin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/smyrna39ya-ait-heykel-basi-ana-vataninda-abd-heykeli-turkiye39ye-iade-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/smyrna39ya-ait-heykel-basi-ana-vataninda-abd-heykeli-turkiye39ye-iade-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/smyrna39ya-ait-heykel-basi-ana-vataninda-abd-heykeli-turkiye39ye-iade-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/smyrna39ya-ait-heykel-basi-ana-vataninda-abd-heykeli-turkiye39ye-iade-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/smyrna-ya-ait-heykel-basi-ana-vataninda-abd-heykeli-turkiye-ye-iade-etti/1273021/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:31:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uzmanından uyarı: Risk faktörleri genç yaşlara indi</title>
			<description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, kalp ve damar hastalıklarında erken tanı ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını belirterek, "Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve yoğun stres, kalp hastalıklarının daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, kalp ve damar hastalıklarında erken tanı ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını belirterek, "Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve yoğun stres, kalp hastalıklarının daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor" dedi.
Kalp Haftası, her yıl 13-19 Nisan tarihleri arasında toplumda kalp ve damar hastalıklarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinliklerle anılıyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alan kalp hastalıkları çoğu zaman sessiz ilerliyor. Güven Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Emre Durakoğlugil, kalp hastalıklarının toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kalp ve damar hastalıkları tüm ölümlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu. Sağlık Bakanlığı verileri de Türkiye'de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor" dedi.

"Sessiz ilerliyor, ilk belirti kalp krizi olabiliyor"
Kalp hastalıklarının en tehlikeli yönünün belirti vermeden ilerlemesi olduğunu vurgulayan Durakoğlugil, "Birçok hasta uzun süre herhangi bir şikâyet yaşamadan hastalığı taşıyabilir. Bu nedenle bazı kişilerde ilk bulgu doğrudan kalp krizi olarak karşımıza çıkabiliyor" diye konuştu.

"Risk faktörleri artık genç yaşlara indi"
Son yıllarda kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaş grubunun sorunu olmaktan çıktığını belirten Durakoğlugil, "Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve yoğun stres, kalp hastalıklarının daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor" ifadelerini kullandı.

"Her kalp hastası aynı belirtiyi vermez"
Hastalığın kişiden kişiye farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Durakoğlugil, "Bazı hastalar göğüste baskı hissi tarif ederken, bazıları yalnızca nefes darlığı ya da çabuk yorulma ile başvurabilir. Özellikle diyabet hastalarında belirtiler daha silik seyredebilir" dedi.
Belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini vurgulayan Durakoğlugil, şöyle devam etti:
"Eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da çarpıntı gibi şikâyetler basit görülmemeli ve mutlaka değerlendirilmelidir. Kalp sağlığının korunmasında en önemli adım düzenli takip. Aile öyküsü olanlar, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği bulunanlar düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmelidir."
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp sağlığında belirleyici rol oynadığını kaydeden Durakoğlugil, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirten Durakoğlugil, belirtiler ortaya çıkmadan önce önlem alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-risk-faktorleri-genc-yaslara-indi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-risk-faktorleri-genc-yaslara-indi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-risk-faktorleri-genc-yaslara-indi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-risk-faktorleri-genc-yaslara-indi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/uzmanindan-uyari-risk-faktorleri-genc-yaslara-indi/1273009/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:13:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yerebakan: "Önümüzdeki 6 sene içerisinde Türkiye'deki doktor nüfusu 350 bin seviyesine ulaşacak"</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan, bugün ülkede 235 bin hekim olduğunu ve tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin kişinin bulunduğunu belirterek, önümüzdeki 6 sene içerisinde Türkiye'deki doktor sayısının 350 bine ulaşacağını açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan, bugün ülkede 235 bin hekim olduğunu ve tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin kişinin bulunduğunu belirterek, önümüzdeki 6 sene içerisinde Türkiye'deki doktor sayısının 350 bine ulaşacağını açıkladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yerebakan, Türkiye Basın Federasyonu'nun "Anadolu Sohbetleri" programına konuk olarak ,basın mensuplarının sorularını cevapladı. Partide Sağlık Politikaları Başkanlığına neden ihtiyaç duyulduğuna ilişkin soru üzerine Yerebakan, partinin kültürü olan toplumla istişare mekanizmasının güçlü olması, eksiklerin görülmesi ve toplumun taleplerinin karşılanması amacıyla başkanlığın kurulduğunu söyledi. Sağlığa erişimde Türkiye'nin dünya ülkelerine göre çok iyi yerde olduğunu belirten Yerebakan, sağlık alanında doğru zamanda doğru yatırımların yapıldığını ifade etti.
AK Parti Sağlık Politikaları Başkanlığı görevine geldiği ilk günden itibaren sağlıkta atılması gereken en kritik adımın dünya örneklerini de göz önünde bulundurarak sağlık hukuku ve sağlık etik yasalarının güçlendirilmesi ve denetim modellerinin güncel uygulamalara uyum sağlaması olduğunu dile getiren Yerebakan, bugün ülkede 235 bin hekim olduğunu ve tıp fakültelerinden mezun olmayı bekleyen 125 bin kişinin bulunduğunu aktararak, önümüzdeki 6 sene içerisinde Türkiye'deki doktor nüfusunun 350 bin seviyesine ulaşacağını ifade etti. Türkiye'deki hastanelerde yılda OECD ortalamasının üç katı kadar hastanın tedavi hizmeti aldığını belirten Yerebakan, "Sağlık Bakanlığımız bunun için 'aile hekimliğini güçlendiren', yükün önündeki hızı dengeleyen basamak tasarlamasını devreye aldılar ve güçlendirmek için de çalışıyor. İnşallah onu daha da güçlendirecekler. Başka türlü bu sistemi rahatlatmanın mümkün olmadığı, tüm politika toplantılarımızda ifade ediliyor" değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'de koruyucu ya da önleyici sağlığa yeterince önem verilip verilmediği sorusu üzerine ise Yerebakan, bu konuda herkesin sağlıklı yaşam alışkanlıklarına karşı kişisel dünyasında bahaneler üretebildiğini söyledi. Yerebakan, kişilerin değişmekten, hayatının normlarını dönüştürmekten korktuğunu belirterek, bu durumun insanları sağlıklı yaşam açısından geride bıraktığına işaret etti.

Vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet etti
Sağlıklı yaşam konusunda kişinin bir motivasyona sahip olması gerektiğini ifade eden Yerebakan, şunları kaydetti:
"Bu konuda koçluğa ihtiyaç varsa Sağlık Bakanlığımız her ilçede/ilde Sağlıklı Hayat Merkezleri kurdu değil mi? Ben bütün vatandaşlarımızı buralardan hizmet almaya davet ediyorum. Orada diyetisyen, psikolog var, şekerinizi, kilonuzu, boyunuzu kontrol eden, bununla ilgili size yönlendirmeler yapan, koruyan insanlarımız var. Aynı zamanda erken tanı önemli. Erken tanı merkezlerimiz de burası. Dolayısıyla kamu, belki etkili dile getirememiş olabiliyor ama isteyen vatandaşımıza bütün bu imkanları en iyi şekilde sunabildiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezleri var."

"Çevre bilincimizi arttırmamız lazım"
Çevresel toksinlerin yanı sıra mikroplastiklerin de üreme sağlığını etkilediğine dikkati çeken Yerebakan, şu ifadeleri kullandı:
"Hayatın her yerinde plastik ve petrokimyasal var. Dolayısıyla plastiğin, ftalatların, BPA gibi çeşitli maddelerin hormonal bozukluklara yol açtığı ve üreme sağlığını olumsuz etkilediği yönünde elimizde kanıtlar var. Çok şükür ki dünyada bu konuda farkındalık oluşturan çok değerli bir insan ülkemizde, kıymetli hanımefendi, Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri. 'Sıfır Atık' konsepti gündemiyle bütün dünyada bir algı oluştu. Çevre sağlığını biz iyi yönetmediğimiz sürece insan sağlığında sadece üreme problemlerini, erkek tipi kısırlığı vesaireyi konuşmayız. Çevrenin insana, kronik hastalıklar, şeker hastalığı, ağız hastalıkları, kalp hastalıkları, kanser ve üreme açısından da bir risk oluşturduğunu ifade etmek istiyorum. O yüzden çevre bilincimizi de arttırmamız lazım."

"Türkiye, artık dünyada kenara itilmiş bir ülke değil"
Yerebakan, Türkiye'deki doktorların yurt dışında çalışmayı tercih ettikleri eleştirilerine ilişkin ise, "Cumhurbaşkanımız yurt dışında çalışan hekim arkadaşlarımızın, başarılı arkadaşlarımızın ülkemize dönüp hizmet etmesini istemeseydi tersine beyin göçü kanunu çıkartır mıydı? Çıkartmazdı. Yani bu şeyin üzerinde sürekli bir argüman geliştirmeye çalışılıyo;r işte 'doktorlarımıza sahip çıkılmıyor' filan diye ama öyle değil. Bizim arkadaşlarımız Türkiye'ye gelebilsin diye o dönemde uygulamalar yapıldı. Bugün yeniden yapılmıyor, çünkü mezun sayımız fazla. Türkiye, artık dünyada kenara itilmiş bir ülke değil. Türkiye, Cumhurbaşkanımızla birlikte özgüvenini, altyapısını, bilimini inşa etmiş, yarına koşan, güçlü insan kaynağı geliştiren, uluslararası topluma entegre insan yetiştiren bir ülke konumuna geldi" şeklinde konuştu.
Doktorların çeşitli nedenlerle yurt dışında çalışmak isteyebileceğini dile getiren Yerebakan, "Zamanında ben gittim diye suçlu muyum mesela? Ama bugün gururla şunu ifade etmek istiyorum; zamanında meslektaşlarımı, beraber mezun olduğum arkadaşlarımı almayan o Batılı toplumlar, bugün boyunlarına stetoskop takıyor, 'Gel' diye yalvarıyor. Bizim için bu gururdur" ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki doktor sayısına ilişkin konuşan Yerebakan, şunları kaydetti:
"Türkiye ihtiyacı olan doktor sayısına erişti mi? Henüz değil. Türkiye, Avrupa Birliği standartlarında veya oradaki norm kadroya benzer seviyede norm kadroya 2026 diyorlardı, hadi 2028 olsun. Ama 2029 olmayacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde bu norm kadro seviyesine ulaşacağımızı düşünüyoruz. Çok yüksek düzeyde asistanımız var, yani uzman gelişiyor demektir. Çok yüksek düzeyde tıp fakültesi öğrencimiz var."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yerebakan-quotonumuzdeki-6-sene-icerisinde-turkiye39deki-doktor-nufusu-350-bin-seviyesine-ulasacakquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yerebakan-quotonumuzdeki-6-sene-icerisinde-turkiye39deki-doktor-nufusu-350-bin-seviyesine-ulasacakquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yerebakan-quotonumuzdeki-6-sene-icerisinde-turkiye39deki-doktor-nufusu-350-bin-seviyesine-ulasacakquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yerebakan-quotonumuzdeki-6-sene-icerisinde-turkiye39deki-doktor-nufusu-350-bin-seviyesine-ulasacakquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yerebakan-onumuzdeki-6-sene-icerisinde-turkiye-deki-doktor-nufusu-350-bin-seviyesine-ulasacak/1272965/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:46:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ankara'da yağışlar barajlardaki su seviyesini artırdı</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da son dönemde etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerde eriyen kar suları barajlardaki su seviyesini artırdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da son dönemde etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerde eriyen kar suları barajlardaki su seviyesini artırdı.
Başkent'te uzun süredir etkisini hissettiren kuraklık yerini kısmen de olsa yağışlı havaya bırakırken, bu durum barajlardaki doluluk oranlarına da yansıdı. Özellikle kış aylarında yeterli seviyeye ulaşamayan yağışların bahar dönemine sarkmasıyla birlikte eriyen kar sularının barajlara ulaşması su seviyelerinde kademeli artış sağladı. Ankara'nın önemli içme suyu kaynakları arasında yer alan Kurtboğazı Barajı'nda da bu süreçte az da olsa bir toparlanma yaşandığı gözlemlendi. Son günlerde etkili olan yağmurla birlikte barajda su seviyesinin yükseldiği, doluluk oranının ise kısmi de olsa artış gösterdiği belirtildi. Meteoroloji uzmanları, mevcut artışın olumlu bir gelişme olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade ederek, yağışların devam etmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Su kaynaklarındaki artışın geçici olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, vatandaşların su tasarrufu konusunda duyarlı davranmayı sürdürmesi gerektiğini dile getirdi.
Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) verilerine göre barajlardaki doluluk oranı Akyar Barajı'nda yüzde 71, Çamlıdere Barajı'nda yüzde 33, Çubuk 2 Barajı'nda yüzde 66, Eğrekkaya Barajı'nda yüzde 73, Kargalı Barajı'nda yüzde 100, Kavşakkaya Barajı'nda yüzde 56, Kesikköprü Barajı'nda yüzde 100, Kurtboğazı Barajı'nda yüzde 33, Peçenek Barajı'nda yüzde 26, Türkşerefli Barajı'nda ise yüzde 6 oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-yagislar-barajlardaki-su-seviyesini-artirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-yagislar-barajlardaki-su-seviyesini-artirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-yagislar-barajlardaki-su-seviyesini-artirdi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ankara39da-yagislar-barajlardaki-su-seviyesini-artirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/ankara-da-yagislar-barajlardaki-su-seviyesini-artirdi/1272925/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:18:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Denizlerde av yasağı 15 Nisan'da başlıyor"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Nisan'da başlayan av yasağıyla birlikte denizlerde trol ve gırgır avcılığının duracağını belirterek, "Sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Nisan'da başlayan av yasağıyla birlikte denizlerde trol ve gırgır avcılığının duracağını belirterek, "Sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor" dedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı açıklamada, "7,5 aydır devam eden balık avlama sezonunun sonuna gelmiş bulunuyoruz. 1 Eylül 2025 tarihinde başlayan balıkçılık sezonu, 15 Nisan 2026 itibarıyla sona eriyor. Bu tarih itibarıyla denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçılarımız yaklaşık 4,5 ay sürecek av yasağı dönemine girecek. Av yasağı 1 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. Ülkemiz, farklı özelliklere sahip denizleriyle su ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip. Nitekim son yıllarda su ürünleri üretimimizde dikkat çekici bir artış yaşandı. 2014 yılında 537 bin 345 ton olan toplam üretimimiz, 2024 yılında yüzde 73,67 artarak 933 bin 194 tona yükseldi. Bu artışın önemli bir kısmı yetiştiricilik faaliyetlerinden kaynaklanıyor. 2014 yılında toplam üretimin yüzde 56,3'ü avcılıkla sağlanırken, 2024 yılında bu oran yüzde 38,2'ye geriledi. Aynı dönemde yetiştiricilik üretimi yüzde 145,4 oranında artış gösterdi. Deniz balıkları avcılığı ise yüzde 25,5 oranında arttı. 2024 yılı verilerine göre avlanan deniz balıkları miktarı 290 bin 68 ton olarak gerçekleşti. Tür bazında incelendiğinde 153 bin 175 ton ile hamsi en çok avlanan balık olurken, onu 49 bin 278 ton ile palamut ve 17 bin 818 ton ile sardalya takip ediyor" dedi.

"Sürdürülebilir avcılık sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyor"
"Ülkemizde denizlerden elde edilen üretimin büyük ölçüde kıyı balıkçılığına dayanması, açık deniz balıkçılığına yönelik altyapının yetersizliği ve balıkçı teknesi sayısının fazlalığı, kıyı sularımız üzerindeki av baskısını artırıyor" diyen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu noktada sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Öte yandan su ürünleri, özellikle balık, hayvansal protein kaynakları arasında önemli bir yer tutuyor. Ancak ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında kalıyor. Dünyada kişi başına tüketim yaklaşık 20,7 kilogram iken, ülkemizde bu miktar 7,7 kilogram seviyesindedir."
Av yasağı süresince kurallara uyulmasının büyük önem arz ettiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Boy yasağına aykırı küçük balıkların satışı, yasaklı türlerin avlanması ve hijyen koşullarına uyumsuzluk gibi konularda denetimlerin artırılması gerekiyor. Yasak avcılık faaliyetlerinin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine ya da jandarmaya bildirilmesi önem taşıyor. Av yasağı süresince balıkçı tezgâhlarında ağırlıklı olarak kültür balıkları olan çipura, levrek ve alabalığın yanı sıra ithal ürünler ve av sezonunda yakalanarak uygun koşullarda muhafaza edilen balık türleri yer alacaktır. Ayrıca bu dönemde balıkçılarımız, karasularının bitişiğindeki uluslararası sularda ve ilgili tebliğ hükümlerine uymak kaydıyla uzatma ağları ile avcılık yapabilecek. Av yasakları, denizlerimizdeki balık popülasyonunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte hem balıkçılarımızın hem de vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem taşıyor."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/tzob-genel-baskani-bayraktar-quotdenizlerde-av-yasagi-15-nisan39da-basliyorquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/tzob-genel-baskani-bayraktar-quotdenizlerde-av-yasagi-15-nisan39da-basliyorquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/tzob-genel-baskani-bayraktar-quotdenizlerde-av-yasagi-15-nisan39da-basliyorquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/tzob-genel-baskani-bayraktar-quotdenizlerde-av-yasagi-15-nisan39da-basliyorquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-denizlerde-av-yasagi-15-nisan-da-basliyor/1272827/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:04:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Genel Başkanı Özel, il başkanları toplantısına başkanlık etti</title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti. Toplantı yaklaşık 4 saat sürdü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti/1272810/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 08:39:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Adalet Bakanı Akın Gürlek Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti</title>
			<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini Bakanlıkta kabul etti. Türk Hukuk Enstitüsünün kökleri, tarihi ve gelenekleri olan bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "İnşallah biz de beraber çalışacağız. Sizin fikirleriniz, çalışma planlarınız bizim için önemli. Biliyorsunuz şu an yargıda bir reform stratejisi bir reform hamlesi yaptık. Özellikle yargının sorunlarına ilişkin, yargının hızlandırılmasına ilişkin bir kısım önemli adımlar daha atmayı düşünüyoruz" dedi.

"Avukatlarımıza biz yardımcı olmak istiyoruz"
Avukatların son zamanlarda yaşadıkları sorunları çok iyi bildiklerini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu:
"Biz adalet ailesiyiz. Bu adalet ailesinde 209 bin avukatımız, 212 bin hakim, savcı ve adliye personelimiz var. Burada hep birlikte bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle avukatlarımızın son zamanlarda yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Düzenleyeceğimiz paketlerde hem hukuk yargılamasını hızlandırmak istiyoruz, hem de bir anlamda avukatlarımıza maddi anlamda dokunmak istiyoruz."
Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin tüm dünyada kaliteli, nitelikli, elit bir meslek olduğunu ifade etti.

"Hukuk mesleği giriş sınavında kalite arttı"
Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kalitesinin arttığını dile getiren Bakan Gürlek, "Biliyorsunuz hukuk mesleklerine giriş sınavı yapıldı. Biraz zor bir sınav. Evet barajları da yüksek ama bu kesinlikle bu mesleğin nitelikli ve elit bir meslek haline gelmesi gerektiriyor" diye konuştu.

"Avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz"
Bakan Gürlek, hukuk fakültelerine giriş başarı sıralamasının 125 binden 100 bine çekildiğini belirterek, bu rakamı daha da düşürmek istediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin elit bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Savunma makamının kutsal olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Burada zaten üç tane sacayağı birlikte işlerse yargıda başarı sağlanır. Burada elbette avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz. Uygulamadaki mahkeme kalemlerinde çektiği sorunları da biliyoruz" dedi.

E-Duruşma ile daha etkin adli süreçler
Adli süreçleri daha etkin ve hızlı hale getiren e-Duruşma uygulamasının özellikle hukuk davalarında önemli ölçüde kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, e-Duruşmada da kapsamı genişletmeyi düşündüklerini kaydetti. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde e-duruşma yoluyla ön inceleme duruşmasına katılabilme imkanı getirmeyi planladıklarını söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/adalet-bakani-akin-gurlek-turk-hukuk-enstitusu-heyetini-kabul-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/adalet-bakani-akin-gurlek-turk-hukuk-enstitusu-heyetini-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/adalet-bakani-akin-gurlek-turk-hukuk-enstitusu-heyetini-kabul-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/adalet-bakani-akin-gurlek-turk-hukuk-enstitusu-heyetini-kabul-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/adalet-bakani-akin-gurlek-turk-hukuk-enstitusu-heyetini-kabul-etti/1272806/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 04:22:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yazar Köse'nin 'Manşetlerin Gölgesinde Kültür' kitabı raflarda yerini aldı</title>
			<description><![CDATA[Yazar Filiz Albayrak Köse'nin kültür-sanat haberciliğinin görünmeyen yönlerini ele aldığı 'Manşetlerin Gölgesinde Kültür' kitabı raflarda yerini aldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yazar Filiz Albayrak Köse'nin kültür-sanat haberciliğinin görünmeyen yönlerini ele aldığı 'Manşetlerin Gölgesinde Kültür' kitabı raflarda yerini aldı.
Filiz Albayrak Köse'nin "Manşetlerin Gölgesinde Kültür" adlı kitabı yayımlandı. Yüksek lisans çalışmasından kitaplaştırılan eser, Türkiye'de basının kültür-sanat yaklaşımına farklı bir perspektif sunuyor. Eserde, kültür haberlerinin yalnızca sanatsal üretimi değil, aynı zamanda toplumsal bakış açılarıyla nasıl şekillendiği de detaylı şekilde inceleniyor. Köse, çalışmasının çıkış noktasını, kültür haberlerinin yalnızca sanatsal içerik sunmakla kalmadığını, aynı zamanda bir bakış açısı ve kimlik inşası taşıdığı düşüncesine dayandırdığını belirtti. Köse ayrıca, amacının farklı yaklaşımları ortaya koyarak kültür haberciliğine daha geniş bir perspektiften bakılmasını sağlamak olduğunu aktardı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yazar-kose39nin-39mansetlerin-golgesinde-kultur39-kitabi-raflarda-yerini-aldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yazar-kose39nin-39mansetlerin-golgesinde-kultur39-kitabi-raflarda-yerini-aldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yazar-kose39nin-39mansetlerin-golgesinde-kultur39-kitabi-raflarda-yerini-aldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/yazar-kose39nin-39mansetlerin-golgesinde-kultur39-kitabi-raflarda-yerini-aldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/yazar-kose-nin-mansetlerin-golgesinde-kultur-kitabi-raflarda-yerini-aldi/1272781/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 22:04:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Habibullahzadeh ile bir araya geldi</title>
			<description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hassan Habibullahzadeh ile bir araya geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hassan Habibullahzadeh ile bir araya geldi.
İran'ın Ankara Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Büyükelçi Habibullahzadeh'in, İçişleri Bakanı Çiftçi'yi ziyaret ettiği, iki ülke arasındaki ilişkiler konusunda bir görüşme gerçekleştirildiği belirtildi. Bölgede yaşanan son gelişmelerin ve artan gerginliklerin de ele alındığı görüşmede tarafların barış, istikrar ve huzurun korunmasının önemine vurgu yaptığı kaydedildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-iran39in-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-iran39in-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-iran39in-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-ciftci-iran39in-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-ciftci-iran-in-ankara-buyukelcisi-habibullahzadeh-ile-bir-araya-geldi/1272738/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:45:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Andican, Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak tanıtıldı</title>
			<description><![CDATA[Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Andican'ın tanıtım töreninde, kültürel mirasın korunması ve Türk dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi mesajı verildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilen Andican'ın tanıtım töreninde, kültürel mirasın korunması ve Türk dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi mesajı verildi.
'Türk Dünyası Kültür Başkenti Andican Tanıtım Töreni', TÜRKSOY'da düzenlendi. Törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İlhom Haydarov, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal katıldı.
Bakan Ersoy, Türk dünyasının birlik ve kültürel hafızasının korunmasının önemine dikkat çekerek, dijitalleşme ve sosyal medya içeriklerinin kültürel yozlaşma riski taşıdığını belirtti. Özellikle gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Ersoy, bu süreçte TÜRKSOY'un önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade etti.

"TÜRKSOY, 33 yıldır nice başarılarla bu mücadeleyi sürdürmektedir"
Bakan Ersoy, şu ifadelere yer verdi:
"TÜRKSOY; binlerce yıllık tarihimizin muazzam bilgi ve birikimini, bundan doğup şekillenen, gelişip zenginleşen kültürümüzü korumanın, yaşatmanın, dünyada hak ettiği saygın konuma ulaştırmanın iradesinden vücuda gelmiştir. 33 yıldır nice başarılarla bu mücadeleyi sürdürmektedir. Türk Dünyası Kültür Başkenti programına da bu pencereden bakmak, değerini ve önemini bu şekilde idrak etmek önemlidir. Zira bu program 14 yıldır Türk Dünyası'nın kültürel mirasını tanıtmak, şehirlerarasındaki kültürel ve sanatsal etkileşimi güçlendirmek amacıyla kararlılıkla yürütülmekte; atılan bu adımlarla ortak değerlerimizin uluslararası düzeyde görünürlüğü artırılmaktadır. Bu yönüyle program, kültürel diplomasi alanında da stratejik bir rol üstlenmektedir. Astana'dan başlayan bu silsile Türk dünyasının 13 şehrinde kültür köprüleri kurulmasına, değerlerimizin anlatılması ve anlaşılmasına hizmet etmiş; şimdi bu sancak Andican'a teslim edilmiştir. Andican, Türkistan'ın kalbinde yer alan; ilmin, sanatın ve devlet geleneğinin asırlar boyunca şekillendiği istisnai bir merkezdir. Bu kadim şehrimiz, büyük devlet adamı ve düşünür Zahirüddin Muhammed Babür'ün doğduğu yer olarak Türk ve dünya tarihine adını silinmez izlerle kaydetmiştir."

"Birleşme zamanı gelmiştir. Artık Türkistan'ın bahçeleri süslensin"
Andican'ın, Türk Dünyası'nın fikri uyanışına yön veren önemli isimleri yetiştirdiğini belirten Ersoy, "Andican doğumlu büyük şair ve düşünür Abdülhamid Süleymanoğlu, İsmail Bey Gaspıralı'nın Cedidçi fikirlerinden ilham alarak Türk Dünyası'nda birlik, uyanış ve ortak dil bilincinin güçlenmesine önemli katkılar sunmuştur. Sovyet hapishanelerinde gördüğü sonu gelmez işkencelere rağmen yılmadan, baş eğmeden yaptığı bu katkı öylesine büyük ve derindir ki 1938'de şehit edilmesinin ardından, mahlası olan Çolpan adıyla artık ölümsüzleşmiş; Türk dünyasının birlik ve beraberliği yoluna baş koyanların Çoban Yıldızı olarak yönümüzü belirleyen millî rehberlerimiz arasında yerini almıştır. Unutulmamış, unutturulamamıştır. Onun dizelerine nakşettiği; 'Birleşme zamanı gelmiştir. Artık Türkistan'ın bahçeleri süslensin' çağrısı, geçmişten bugüne uzanan bir idealin; dilde, fikirde ve işte birlik anlayışının güçlü bir tezahürüdür. Bugün Türk Dünyası olarak attığımız her adımda bu fikri mirasın izlerini görmek mümkündür" şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy, Andican'da yürütülen çalışmaların, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'in liderliğinde ilerleyen reform süreciyle birlikte tarihi miras ile modern kalkınmayı bir araya getirdiğini belirterek, bu yaklaşımın Türk dünyasının ortak geleceği açısından önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Türk dünyasının her alanda bütünleşmesini stratejik öncelik olarak gördüğünü vurgulayan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yöndeki politikaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ve kardeş ülkelerin attığı adımların desteklendiğini dile getirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu ise konuşmasında iki önemli anma gününe dikkati çekti. Özbekistan'da nisan ayının, Emir Timur'un doğumunun 690'uncu yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerle ayrı bir anlam kazandığını belirten Zorlu, bu kapsamda Emir Timur'u daha iyi anlamak amacıyla Ankara'da bir organizasyon gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. Ayrıca, Ziya Gökalp'in doğumunun 150'nci yıl dönümü dolayısıyla bu yılın 'Ziya Gökalp Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, tarihi şahsiyetlerin ve ortak değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının Türk dünyası arasındaki bağları daha da güçlendireceğini vurguladı.

"Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Resmi Devlet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirmeyi planlıyoruz"
Bugün Türkiye ve Özbekistan arasındaki ilişkilerin üst seviyede sürmeye devam ettiğini belirten Zorlu, "Dış ticaret hacmimiz 3 milyar doları aşmış ancak liderlerimizin 5 milyar dolarlık ticaret hedefi reel bir anlamda karşımızda durmakta ulaşılabilir bir hedef olarak her sahada bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İnşallah Mayıs ayının 15'inde Kazakistan'ın Türkistan şehrinde Türk Devletleri Teşkilatı Gayri Resmi Devlet Başkanları Zirvesi gerçekleşecek. Orada Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere devlet başkanlarımız bir araya gelecekler. Yapay zeka ve dijital kalkınma başlığıyla bu zirve gerçekleşecek. Ardından da Türkiye'de Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Resmi Devlet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Program, hediye takdimlerinin ardından fotoğraf çekimi ile sonlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/andican-turk-dunyasi-kultur-baskenti-olarak-tanitildi/1272693/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:10:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

"Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"
Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir"
Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, "Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik" şeklinde konuştu.

"Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır"
Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-quotne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemektequot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-quotne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemektequot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-quotne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemektequot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-quotne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemektequot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/turk-egitim-sen-genel-baskani-geylan-ne-yazik-ki-okullarimizda-siddet-olaylari-sona-ermemekte/1272684/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:01:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Kurum: "İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir"</title>
			<description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgede yaşanan savaşların enerji krizini tetiklediğini belirterek, "İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bölgede yaşanan savaşların enerji krizini tetiklediğini belirterek, "İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir" dedi.
Bakan Kurum, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara'daki bir otelde düzenlenen 'COP31'e Doğru Türkiye'de İklim Değişikliği Gündemi ve SETA İklim Değişikliği ve Çevre Programı Lansmanı Konferansı'na katıldı. Burada konuşan Kurum, Türkiye'nin yeni dünya doktrinini inşa edecek adımları konuşmak, COP31 yolculuğunda yüklenen sorumluluğa dair yapılacakları istişare etmek için bir araya gelindiğini söyledi.

"Asıl meselemiz, insan ile doğanın o bitmeyen kavgasıdır"
SETA'nın büyük bir vizyon sıçramasına daha imza atarak, Çevre ve İklim Programı'nı açtığını belirten Kurum, "Bu kritik adımın önce ülkemiz, ardından da tüm insanlık için 'düzen kurucu, oyun değiştirici' adımlara vesile olmasını diliyorum. Elbette bugün burada, sadece teknik bir toplantı yapmak ya da soğuk istatistikleri tartışmak için toplanmadık. Bugün biz, 'Türkiye'nin Yeni Dünya Doktrini'ni inşa edecek adımları konuşmak; COP31 yolculuğumuzda, omzumuza yüklenen ağır sorumluluğa dair yapacaklarımızı istişare etmek için birlikteyiz. Bu yeni dünya doktrinine ihtiyacımız var, çünkü şu anda insanlığın meselesi, sıradan bir karbon salınımı meselesi değildir; asıl meselemiz, insan ile doğanın o bitmeyen kavgasıdır. Evet, şu anda insanlık, yaratıldığı günden bu yana gelen en kritik eşiktedir. Nasıl eski dünyanın öldüğünü görüyorsak, yeni dünyanın da doğum sancıları çektiğini hissediyoruz. Bu doğum süreci; belirsizliği, adaletsizliği ve bitmeyen tüketim hırsını da beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı.

"İklim krizi milyonlarca insanın göçüne, hastalığına, ölümüne neden oluyor"
İnsanlığı tüketen hırsın doğanın ham madde deposu olarak görülmesine sebep olduğunu ifade eden Kurum, "Afrika'dan Asya'ya kadar her coğrafyayı vuran bir iklim krizine dönüşüyor. İklim krizi bize, her yıl milyarlarca dolarlık zararla geliyor; milyonlarca insanın göçüne, hastalığına veya ölümüne şahit tutuyor. Adem babamızdan beri sorulan o kadim soruyu tekrar sormamızın zamanı geldi de geçiyor Soru şu: 'Nedir insanın bu dünyadaki gayesi?' 'İnsanın gayesi, dünyayı güzelleştirmektir.' Bugün ülke olarak, ortak evimiz dünyamız güzelleşsin diye her türlü imkanımızla çabalıyoruz ve liderlik ediyoruz. Takdir edersiniz ki, bugünlere kolay gelmedik. Çok değil, bundan 30-35 yıl öncesine, 90'lı yıllardaki Türkiye'ye ayna tutalım. Evet, 90'lar çevre ve iklim yönetimi açısından bir 'tecrübesizlik ve plansızlık' dönemiydi. O günkü yönetimler için çevre; sadece belediyelerin çöp toplama işine indirgenmişti. İklim meselesi, ulusal kararların yanından bile geçemeyen, dış politikanın konusu bile olamayan, hatta yer yer horlanan bir başlıktı. Bırakın Dünya'nın geleceğine dair bir şey söylemeyi, şehirlerimizi bile vahşi depolamadan, kimyasal atıktan, kirli havadan, kirli sudan kurtaramıyorduk. Türk diplomasisi, Rio Zirvesi gibi küresel iklim masalarında, son derece etkisizdi ve sadece bir izleyiciydi" şeklinde konuştu.

"Milletimizi geleceğin COP'una ev sahibi yaptık"
Türkiye olarak gelinen aşamaya iftiharla bakılması gerektiğini belirten Kurum, "Bugün Türkiye'nin iklim diplomasisindeki aksiyonları, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin oyun kurucu rolünü pekiştiren bir güce dönüşmüştür. Geldiğimiz noktada ise şükürler olsun; doğayı bir 'atık deposu' olarak, 'çevreyi yük olarak' gören o zihniyetten bu ülkeyi kurtardık ve milletimizi uygulama ve geleceğin COP'una ev sahibi yaptık" dedi.

"İstikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği ekolojik beka meselesidir"
Küresel sisteme bakıldığında suyun, stratejik bir ham maddeye, hatta bir savaş unsuruna dönüştüğünü belirten Kurum, "Orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan bu zorlu coğrafyada; suyuna hâkim olan, toprağını yeşil tutan ve doğayı ezmeden enerji üreten devletler, geleceğin oyun kurucuları olacaktır. Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar enerji krizini tetikliyor; anlamsız ve hiçbir insani duygu taşımayan asimetrik çatışmalar petroldeki istikrarsızlığı arttırıyor. Bu da bize gösteriyor ki; bu istikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği; doğrudan bir ekolojik beka meselesidir. Yine yaşananlar göstermektedir ki; her ülkenin kendi kendine yetebilmesi kaçınılmaz bir gerçekliktir" diye konuştu.

"Suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız"
Türk devlet aklının, iklim kriziyle mücadeleyi, savunma yapılması gereken bir cephe, fırsatlar sunan bir kalkınma meselesi olarak gördüğünü belirten Kurum, "Dolayısıyla biz bu tespitlerimizi; şimdi somut, ölçülebilir ve tavizsiz bir eylem planına dönüştürmek zorundayız. Onun için bizim COP31'de de en çok dikkat çekeceğimiz konular su ve gıda olacak. Suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız. Bölgesel istikrar ve milli güvenliğin anahtarının su olduğu bir sürece hızla gidiyoruz. Suyun bir damlasının bile israf edilmediği; gıda arz güvenliğinin tehdit edilmediği; her ülkenin kendi kendine yettiği; bunun için de gerekli tüm finansal ve teknik desteklerin adil bir şekilde verildiği bir dünyayı teklif ediyoruz" dedi.

"Sivil toplum yoksa dönüşüm yoktur"
Türkiye olarak, COP31'de, finansmanın doğrudan mağdur coğrafyalara ulaşması için mücadele edeceklerini ve dürüst bir aracı ve adaletli bir hakem olacaklarının taahhüdünü veren Kurum, "Sivil toplum kuruluşları olarak sizler sahadasınız. Sizler toplumla doğrudan temas halindesiniz. Sizler güven inşa ediyorsunuz. Amerika'dan Çin'e kadar nereye gitsek şunu söylüyorum. Sivil toplum yoksa dönüşüm yoktur. Biz sizinle beraber hızlı değil, kalıcı bir dönüşüme imza atmak istiyoruz. Bu yüzden sizleri sadece destekçi olarak değil, bu sürecin kurucu aktörleri olarak görüyoruz. Gelin; güveni birlikte inşa edelim, uzlaşıyı birlikte kuralım ve dünyaya şunu gösterelim: Harekete geçersek bu kriz yönetilebilir, bu gelecek kurtarılabilir" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kurum-quotistikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kurum-quotistikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kurum-quotistikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-kurum-quotistikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-kurum-istikrarsizlik-sureci-ve-iklim-degisikligi-ekolojik-beka-meselesidir/1272680/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:00:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye'de gıda kayıplarına karşı 'Akıllı Tarım Paneli' başladı</title>
			<description><![CDATA[Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, gıdanın kaybolması ve israf edilmesi sorununa dikkat çekmek amacıyla 'Akılı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' düzenlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, gıdanın kaybolması ve israf edilmesi sorununa dikkat çekmek amacıyla 'Akılı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' düzenlendi.
Ankara Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye'de her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edilmesine dikkat çekmek için 'Akıllı Tarım: Hasat ve Hasat Sonrası Kayıplar Paneli' gerçekleştirildi. Panelde, hasat sonrası kayıpların boyutları, altyapı eksiklikleri ve çözüm önerileri çok yönlü olarak ele alındı. Ankara Kalkınma Ajansı Konferans Salonu'nda gerçekleşen panelde, Türkiye ve dünyadaki gıda kayıp verileri, akıllı tarım teknolojileri, soğuk zincir sistemleri, izlenebilirlik uygulamaları ve gıda bankacılığı çözümleri tartışıldı.
Panelde bir konuşma gerçekleştiren Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doç. Dr. Duhan Kalkan, dünya üzerindeki insanların açlık oranlarını belirterek, "Şu an dünya üzerinde 11 insandan birinin aç olduğunu biliyor musunuz? Açlıkla mücadele ettiğini biliyor musunuz? Afrika ülkelerine geldiğimizde Afrika kıtasında bu oran beşe düşüyor. Afrika kıtasında 5 insandan bir tanesi açlıkla mücadele ediyor. Konu bu kadar kıymetli. Ülkemizde durum ne? Otellere gidiyoruz. İnsanlar tabaklara tıka basa yemekleri dolduruyorlar. Diyorsunuz ki hadi ailecek bir kahvaltıya gidelim. Açık büfe, herkes gibi siz de sıraya giriyorsunuz. Masalara bir bakıyorsunuz ki insanlar aslında yediklerinden çok daha fazlasını masada bırakıyorlar. Yani israf açıkçası önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Biz Ankara Kalkınma Ajansı olarak hem şehrimizde hem ulusal hem de küresel bazda sorunları masaya yatıran, sorunlara çözüm üretmeye çalışan ve bunları bir politika belgesi olarak karar vericilere iletmeye çalışan bir kurumuz" dedi.

"Tarladan sofraya, tarladan çatala uzanan süreç"
Dört tane açık çağrı programlarının olduğunu belirten Kalkan, "Bir tanesi sosyal kalkınmayla alakalı. Bir tanesi ileri teknoloji ve dijital dönüşümle alakalı. Sağlık turizmiyle ilgili açık bir çağrımız var, son yönetim kurulu toplantısında aldığımız bir kararla kırsal işletmelerle ilgili de bir teknik destek programı başlattık. İşin önemi şu noktada ortaya çıkıyor, tarladan sofraya, tarladan çatala uzanan süreçte, daha en başında yani tarlada başlayan bu serüvende verimin nasıl artırılabileceğine odaklanıyoruz" şeklinde konuştu.
Bakanlık tarafından kabul edilen ve Ankara'nın Kalecik, Gölbaşı, Polatlı, Sincan, Çubuk ve Çankaya ilçelerinin kırsal mahallelerini kapsayan proje kapsamında, İl Tarım Müdürlüğü iş birliğiyle bir çalışma hayata geçirileceğini belirten Kalkan, yaklaşık 50 milyon lira değerinde olması öngörülen proje ile kırsal kalkınmaya katkı sağlanmasını hedeflediğini belirti. Bununla birlikte tarımsal alanda yürütülen faaliyetlerin de devam ettiğini ifade eden Kalkan, Ankara Kalkınma Ajansı olarak bin 300'ün üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Panelde, Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Köksal Demir, TÜİK'ten Arap Diri, Tarım ve Orman Bakanlığı AB Uzmanları Aslıhan Denge ve Dr. Burçak Yüksel, Ticaret Bakanlığı'ndan Esma Sağ ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası'ndan Nurseren Budak konuşmacı olarak yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turkiye39de-gida-kayiplarina-karsi-39akilli-tarim-paneli39-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turkiye39de-gida-kayiplarina-karsi-39akilli-tarim-paneli39-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turkiye39de-gida-kayiplarina-karsi-39akilli-tarim-paneli39-basladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/turkiye39de-gida-kayiplarina-karsi-39akilli-tarim-paneli39-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/turkiye-de-gida-kayiplarina-karsi-akilli-tarim-paneli-basladi/1272655/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 16:33:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Çeri: "Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor"</title>
			<description><![CDATA[Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Murat Çeri, "Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir Adam Yaratmak filminin yönetmeni Murat Çeri, "Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor" dedi.

Necip Fazıl Kısakürek'in Bir Adam Yaratmak isimli tiyatrosu beyaz perdeye yansıyor. Kısakürek'in eseri, bir tiyatro yazarının geçirdiği büyük ruh çilesini anlatıyor. Ölüm korkusu, sanatın çilesi ve cinnet gibi konulara değiniyor. Tiyatro eserini, filme yansıtan yönetmen Murat Çeri, filmde en çok zorlandığı anların felsefi derinliğin Türk sinemasında var olmuş olmaması olduğunu belirtti. Çeri, felsefi derinlikteki işlerin Türk halkının anlamayacağı düşüncesinin yanlış olduğunu dile getirdi. Çeri, filmin yarın Ankara'da galasının düzenleneceğini ve 1 Mayıs'ta da tüm sinemalarda vizyona gireceğini açıklayarak herkesi bu filmi seyretmeye davet etti.

"Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor"
Bir Adam Yaratmak filmindeki amacın, Türk insanını bulunduğu yerden almak yerine onları bir yere çağırmayı hedeflediklerini belirten Çeri, "15 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Ankara Galası gerçekleşecek. 28 Nisan Salı günü Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) İstanbul Galası gerçekleşecek. 1 Mayıs'ta da 300 salonla vizyona gireceğiz. Herkesi davet etmiş olayım. En çok zorlandığım şey, felsefi bir derinliğin henüz sinemamızda olmaması. Felsefi derinlikteki işlerin halkın anlamayacağı zannedilerek, özellikle geçmişte yazılmışsa lisanının sadeleştirilmeye çalışılması, kavramların sadeleştirilmeye çalışılması, derinliğinin azaltılması gibi genelgeçer hale gelmiş kanunların bizim üzerimizde de uygulanmaya çalışılması oldu. Biz lisanı sadeleştirmedik. Necip Fazıl'ın bu musiki lisanını olduğu gibi kullandık. Felsefi derinliğini sadeleştirmedik. Biz insanları bir yere çağırmaya çalışıyoruz. İnsanların bulunduğu yere inmekten ziyade bir yere durup 'gelin burada bunlar var' demek gibi bir niyetimiz var. Bu yüzden ne kadar felsefi derinlik olursa, ne kadar çatışmalı olursa, ne kadar sosyolojik tarafı olursa o kadar iyi olur. Günümüz insanı çok fazla bir şekilde kendine zarar verecek iç çatışmaları yaşıyor. Sadece bunu düşünecek, fikir edecek zamanı bulamıyor. Cep telefonundan, sosyal medyadan, televizyondan, değişik şeylerle, oyunlarla kendini ve vaktini öldürüyor" diye konuştu.

"Ben özellikle gençlerin seyretmesini istiyorum"
Bir Adam Yaratmak filminin özellikle gençlere hitap ettiğini ifade eden Çeri, "Ben istiyorum ki insanlar dursun, düşünsün 'ben neyim, niçin yaratıldım, niçin yaşıyorum, ne yapmalıyım, ne yapıyorum' gibi soruları kendine sorsun istiyorum. Bunlar, bunun için yazılan eserler. Her yerde söylüyorum. Necip Fazıl'ın eseri Türkiye'de belki yegane eser. Tolstoy'un itirafları, keza öyle bir eser. Dünyada böyle eser çok fazla yok. Ben lisede tiyatroda seyrettim ve etkisinde kaldım. Yıllar sonra filmini çekmek nasip oldu. O yüzden ben özellikle gençlerin seyretmesini istiyorum. Şair olacak, yazar olacak, bürokrat olacak, CEO olacak, belediye başkanı olacak gençlerin seyretmesini istiyorum. Onların dünyasında başka kapılar açacağını düşünüyorum. Basite insanı çağırmak kolay. Seyircisi de bu olur, taliplisi de bu olur. Ama ben zora çağırıyorum. İnşallah talep edenler olur, talep edenleri bulur diye düşünüyorum. Lise yıllarımdan beri Hüsrev'in (başkarakter) replikleri kafamda döner. İnsanı sorgulayan, hayatı sorgulayan, Tanrıyı sorgulayan, dostluğu sorgulayan ve kendi içimdeki sorulara cevap olan birçok şey buldum. Sorusu olan insanlara cevap, hazır cevapları olan insanlara da soru vereceğini zannediyorum" şeklinde konuştu.

"Zamanımız, büyük fikir adamları çıkarmaya müsait bir zaman değil"
Zamanın çok hızlı bir şekilde geçtiğini ve insanların fikir derinliğinin bu zaman içerisinde yok olduğunu dile getiren Çeri, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zamanımız, büyük insanlar ve büyük fikir adamları çıkarmaya müsait bir zaman değil. Vakit çok hızlı geçiyor, insanların fikri derinliği çok sığ. O yüzden geçmişte fikri olarak çok yüce taraflara ulaşmış insanların fikirlerini, eserlerini gün yüzüne çıkartmak lazım. Onları tekrar canlandırmak ve o fikirleri hayata geçirmek lazım. Bir Adam Yaratmak belki bu yüzden kıymetli ve öncü eser olacak. Ondan sonra da hangi görüşten olursa olsun; büyük adam dediğimiz, çile çekmiş adamların fikirlerini ve eserlerini, sinemayla, tiyatroyla, romanlarla hayata geçirmek gerektiğini düşünüyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-quotgunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyorquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-quotgunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyorquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-quotgunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyorquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-quotgunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyorquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bir-adam-yaratmak-filminin-yonetmeni-ceri-gunumuz-insani-cok-fazla-bir-sekilde-kendine-zarar-verecek-ic-catismalari-yasiyor/1272622/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 16:00:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP lideri Özel: "Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz"</title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz" dedi.
Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. 2018 yılından bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşandığını dile getiren Özel, "O tarihten beri ağır bir enflasyonun, hayat pahalılığının yaşandığı, alım gücünün günden güne eridiği bir ülkedeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi ile birlikte kararların tek elde toplandığı, denetimin zayıfladığı, keyfiliğin arttığı, kurumların ve kuralların hiçe sayıldığı, en önemli kurum olan, milletin eliyle oluşturduğu, onun adına denetleyen ve onun adına var olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde büyük bir gerileme yaşadık. Hem demokratik hem de ekonomik olarak. Ardından pandemiye kırılgan bir ekonomiyle yakalanmanın ağır bedelini ödedik. Bakanlar değişti, Merkez Bankası'nın beş yılda bir değişecek, bağımsız olması gereken başkanları 'Laf - söz dinlemiyor' diye, 'Ben faiz düşür diyorum, faiz artırmak istiyor' diye, 'Ben miyim patron, o mu patron?' diye diye değiştirildiği kötü bir yönetim anlayışını yaşadık. Maalesef fatura hep milletimize kesildi" diye konuştu.
"Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu"
Hukuksuzluk, adaletsizlik, siyasi operasyonlar ile Türk ekonomisinin bütününe güvenin günden güne azaltıldığını ifade eden Özel, "Yabancı yatırımcı gelmedi, gelmiş olan çıktı. Türkiye'deki yerleşik olanlar bile bir yolunu buldular, paralarını dışarı çıkarmaya başladılar. Yargıya güven düştükçe yatırım ortamı tamamen bozuldu. Dünya devleri Türkiye'de yatırım yapmaya hazırlanırken yatırımlarını Balkanlara, başka ülkelere kaydırdılar. Doğrudan yatırım neredeyse sıfırlandı. Sadece Türkiye'ye paradan para kazanmak için gelenler ve parasını kazanınca çekip gidenler musallat olmaya başladı. Son olarak da 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbe, ekonomimize en ağır hasar verdi. 60 milyar dolar rezervimiz satıldı, borsamız çöktü ve yabancı yatırımcının derinliği olanları tamamen ülkeyi terk etti. Hem milletin huzurunu bozdular, hem de ekmeğini küçülttüler" ifadelerini kullandı.
"Dünyada, pandemiden bugüne gıda enflasyonu yüzde 45, Türkiye'de ise yüzde 850 artmış"
Türkiye'nin yüksek gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sırada olduğunu söyleyen Özel, "Geçen gün Sayın Babacan'ı ziyaret ettim. Çıkışta gıda enflasyonu ile ilgili konuşurken, pek çok değerle, karşılaştırmayla söylüyoruz. O da bir başka bilgiyi hatırlattı hepimize. Diyor ki Sayın Babacan, 'Pandemi oldu. Dünyada gıda enflasyonu oldu. Dünya, gıda enflasyonu gerçeği ile tanıştı gerçekten' diyor. Pandemiden bugüne dünyadaki gıda enflasyonu ortalaması yüzde 45. Türkiye'de pandemiden bugüne gıda enflasyonu ortalaması yüzde 850. Yani birileri dönüp dönüp 'Ya gıda enflasyonu tüm dünyada var.' Evet var. Pandemiden bugüne 5 yılda yüzde 45 artmış. Yüzde 9. Türkiye'de yüzde 850 artmış. Tek sebebi kötü yönetim. İşin kötüsü Balkanlar'ın ve Ortadoğu'nun tarım ambarı olan, dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olurken, dünyada İran ki savaşta, Güney Sudan iç savaşta. Yani bir yerde iç savaş olan bir ülke, bir yerde savaşta olan bir ülkeden sonra gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke Türkiye. Dünya haritasını düşünün, 200'ün üzerindeki ülkeyi düşünün. Adını bildiğiniz, bilmediğiniz bütün ülkeleri düşünün, o sıralamada en kötü yerdeyiz. Sondan üçüncü noktadayız. Yani Zimbabve geliyor akla ama onun durumu bizden iyi. Küba, bizden iyi. Libya bizden iyi. Hangi ülke, Brezilya, Arjantin, geçmişte sorunları olan ekonomide. Hepsi bizden iyi. İran ile Güney Sudan dışında gıda enflasyonu bizden yüksek bir ülke yok" şeklinde konuştu.
"Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz"
Konuşmasının devamında siyasetin finansmanının şeffaf olması gerektiğinin altını çizen Özel, "Belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri, parti yöneticileri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bu siyasilerin temas halinde olduğu ya da üst noktalarda olan tüm bürokrasinin malını, mülkünü açıkça bildirmesini nasıl edindiğini izah etmesini, siyasetin finansmanının şeffaf olmasını söylüyoruz. Vallahi 12 Genel Başkanla görüştüm, Siyasi Ahlak Yasası deyince hiç yutkunan olmadı. Hiçbirisi benden de geri durmadı. Madem ki böyle bir mutabakat vardır, partilerle çalışacağız, grubumuzla çalışacağız, Türkiye'nin önüne bu tartışmaların tamamını bitirecek, özgüveni yüksek kim siyasette zenginleşmiş, kim siyaseti tertemiz yapmış, bundan sonrasına da kimin taahhüdü temiz siyasetmiş ortaya koyacak bir Siyasi Ahlak Yasası'nı getireceğiz. Yutkunanlara, yutkunanların partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne hodri meydan bakalım" dedi.
"Parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanların şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz"
Siyasetteki ara seçim tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "CHP bu seçimi kendi için değil, millet için istiyor. Açık açık söylüyoruz. Bu seçimde birinci parti çıkma hevesiyle değil; bu milletin sesini duyurma, erken seçim için ara seçimde bu milletin gerçek duygularını, gerçek beklentisini duyurmak için istiyoruz. Bu konuda gittiğimiz Genel Başkanlarımızın tamamı Anayasaya uygun, Anayasa'nın olmazsa olmaz şartı olduğunu, seçime hazır olduklarını, seçimin gelmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettiler. Karşımızda bulunan ara seçim 1960'tan beri yapılan; Demirel'in, Ecevit'in, Erbakan'ın, Türkeş'in, Özal'ın, İnönü'nün kaçmadığı bir erken seçimden kaçmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Eskiden bu Meclis'te ara denetim imkanları vardı. Gensoru vermek; bakana ya da hükümete karşı. O gensoruyla güvensizlik oyu talep etmek ve bunun sonucunda yeniden bir seçimi getirmek için bir mücadele vardı. Bu imkanları aldılar. 'Sen bir kez oy vereceksen, sonra kenara çekileceksin' diyenlere karşı Anayasaya 78 açıktır. Ancak parlamenter sistemde güvenoyundan kaçanlar şimdi de bir özgüven eksikliği ile seçimden kaçtığını görmekteyiz" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-lideri-ozel-quotparlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyizquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-lideri-ozel-quotparlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyizquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-lideri-ozel-quotparlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyizquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-lideri-ozel-quotparlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyizquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/chp-lideri-ozel-parlamenter-sistemde-guvenoyundan-kacanlarin-simdi-de-bir-ozguven-eksikligi-ile-secimden-kactigini-gormekteyiz/1272618/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:57:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Genel Başkanı Özel: "Ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz"</title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.
CHP lideri Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Özel ve Arıkan, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından ortak açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Özel, görüşmede ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldıklarını belirtti. Ayrıca Özel, Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini içeren raporu da Arıkan'a arz ettiklerini söyledi.

"Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz"
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan ile birçok konuda hemfikir olduğunu ifade eden Özel, "Esas hemfikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, 2023 yılındaki Karabük mitingi ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin, "Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı konusundaki hassasiyetleri gerçekten takdire şayan. Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde, içeriye yönelik nedir, ne değildir konusunda bir değerlendirme daha yaparım" diye konuştu.

"Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var"
Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçim talebini görüşmek üzere bir randevu talep edeceğinin hatırlatılması ve ne zaman olacağının sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:
"13 siyasi parti ziyareti gerçekleşmiş durumda. Meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Benim kendi takvimimde aslında bugün Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol'a İzmir'de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara'ya davet etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona'daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barselona'da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var."

"Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ara seçim talebi hakkında, "Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümü ile alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere ihtiyaç var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-quotara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegizquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-quotara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegizquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-quotara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegizquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/chp-genel-baskani-ozel-quotara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegizquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/chp-genel-baskani-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz/1272580/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:01:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Boşanma aşamasındaki eşi tarafından evi kurşunlandı, aracı yakıldı</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da boşanma aşamasındaki eşi tarafından yaşadığı ev kurşunlanan ve otomobili ateşe verilen kadın o anları anlattı. Mağdur kadın sürekli tehditlere maruz kaldığını belirterek, "Eşimin öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da boşanma aşamasındaki eşi tarafından yaşadığı ev kurşunlanan ve otomobili ateşe verilen kadın o anları anlattı. Mağdur kadın sürekli tehditlere maruz kaldığını belirterek, "Eşimin öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu" dedi.
Olay, dün akşam saatlerinde Mamak ilçesi 1646. Sokak'ta meydana geldi. İddialara göre, eşi Harun Şahin'den (39) fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan Sümeyra Şahin (31), 6 ay önce açtığı boşanma davasının ardından babasının evine yerleşti. Şahin, hakkında uzaklaştırma kararı verilen eşi tarafından taşındığı günden sonra da tehditler almaya devam etti. Gönderdiği mesajlara karşılık alamadığı için öfkelenen Şahin ise karısının, ailesiyle yaşadığı eve pompalı tüfekle 7 el ateş etti ve ortak kullandıkları 06 BZ 3892 plakalı otomobili benzin dökerek yaktı.
Olayın ardından ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kurşunların isabet ettiği evde şans eseri kimse yara almadı. İtfaiye ekipleri tarafından müdahale edilerek söndürülen otomobil kullanılamaz hale gelirken, gözaltına alınan saldırganın ise emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.

Araca benzin döktüğü anları kayda alıp eşine göndermiş
Öte yandan, saldırgan Harun Şahin'in yaktığı araca benzin döktüğü anları kayda aldığı ve tehdit mesajlarıyla birlikte olaydan önce eşine gönderdiği ortaya çıktı.

"Sağlıklı bir evlilik yürütemeyeceğimi anladım"
Olayla ilgili konuşan mağdur Sümeyra Şahin, "6 ay önce boşanma sürecindeki eşimle yollarımızı ayırmıştık. Daha sonra hukuki işlemleri başlattım. Bu zaman içinde kendisinin sürekli tehdit içerikli mesajlarına maruz kaldım. 6 ay boyunca evimin önüne dahi çıkamıyordum. Korkuyordum. Yaptıklarıyla yaşam hakkımı kısıtladı. Birlikte yaşadığımız dönem beni bıçaklamakla tehdit etti ve bana sopayla şiddet uyguladı. Canımın tehlikede olduğunu, sağlıklı bir evlilik yürütemeyeceğimi anladım. Takıntılı ve kendi istediği olmadığında bize zarar vermeye çalışıyordu. Artık katlanamıyordum" ifadelerini kullandı.

"Aracın üzerine benzin döktüğü anlara ait video kaydını bana attı"
Evlerine defalarca ateş açıldığını dile getiren Şahin, "Dün akşam eve geldikten kısa bir süre sonra olaylar başladı. Öncesinde bana yine mesajlar gönderdi. Aracın üzerine benzin döktüğü anlara ait video kaydını bana attı. Bunların hiçbirine cevap vermediğim için öfkelenmiş. Arabayı ateşe verdi. Mahkeme kararıyla aracın kullanım hakkı bendeydi ve üzerime kayıtlıydı. Elinde pompalı tüfek vardı. Aracı yaktıktan sonra camlara ateş etti. Oradaki hedefi boşa ateş açmak değildi, bizim canımıza kastetmekti. Aklında öldürme planları vardı. Bana sürekli, 'seni ve aileni öldüreceğim' diye tehditler savuruyordu. 7 el silah sesi duyduk. Çok korktuk. Şoka girdik. Hala etkisindeyiz" şeklinde konuştu.

"Yıllarca cezasını çeksin istiyorum"
Rahat bir nefes almak istediğini söyleyen Şahin, "Haberlerde çok fazla kadın cinayetlerinin arttığını görüyoruz. Bunlardan biri de ben olmak istemiyorum. Sesimin duyulmasını istiyorum. Adaletimize güvenmek istiyorum. Bunu yapanın az bir ceza almasını istemiyorum. Yıllarca cezasını çeksin istiyorum" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bosanma-asamasindaki-esi-tarafindan-evi-kursunlandi-araci-yakildi/1272544/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:27:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eğitim-Bir-Sen'den YÖK'e akademik zam ve haklar için ziyaret</title>
			<description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı ziyaret ederek KİK toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının haklarına ilişkin sendika görüş ve taleplerini iletti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, YÖK Başkanı Erol Özvar'ı ziyaret ederek KİK toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının haklarına ilişkin sendika görüş ve taleplerini iletti.
Ali Yalçın, Erol Özvar'ı ziyaret ederek Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısı öncesi üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikanın görüş ve taleplerini iletti. Ali Yalçın ziyarette, öğretim elemanlarının mali haklarına artış sağlanması taleplerini her fırsatta dile getirdiklerini, üniversite ödeneği ve yükseköğretim tazminatı oranlarının artırılması ile ek ders ücreti gösterge rakamlarının en az 2 kat artırılması yönündeki talebi de ifade etti. Yalçın, ayrıca toplu sözleşme sürecindeki fiili desteği için YÖK Başkanı Özvar'a teşekkür etti.
Akademik zammın elzem olduğunu, bu yöndeki taleplerde ısrarlı olduklarını vurgulayarak üniversitelerde çalışma barışı ve huzuru için idari personelin üvey evlat hissetmemesi gerektiğini söyleyen Yalçın, bunun için yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi yönünde Eğitim-Bir-Sen'in taleplerinin altını çizdi.
Üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kalıcı, sürekli ve şeffaf şekilde kurumsallaştırılması gerektiğini ifade eden Ali Yalçın, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün bu konudaki fonksiyonunu bildiklerini ve sağlıklı çözüm için girişimleri sürdürdüklerini belirtti. Özvar ise geçen yıl olduğu gibi bu konuya yaklaşımlarının pozitif olduğunu bildirdi.
Ali Yalçın, MEB bünyesindeki doktoralı öğretmenlerin üniversite kütüphanelerine fiziki ve uzaktan erişimi ile veri tabanlarından yararlanabilmelerine yönelik talepleri de iletti. YÖK Başkanı Özvar, bu talebin KİK'te münazara edilmesini önerdi.
Yalçın, ziyarette 2026 yılı içinde merkezi görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının tüm üniversiteleri kapsayacak şekilde yapılmasını gündeme getirdi. Özvar, sınavların bir bütünlük içinde düzenli yapılması için YÖK olarak sorumluluk aldıklarını, bu konuda adımlar attıklarını dile getirdi.
Görüşmede, öğrenci affı da gündeme geldi. YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının en kapsamlı şekilde düzenleneceğini belirtti.
Ali Yalçın'ın YÖK Başkanı Özvar'a gerçekleştirdiği ziyarette, Genel Sekreter Talat Yavuz da yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen39den-yok39e-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen39den-yok39e-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen39den-yok39e-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/egitim-bir-sen39den-yok39e-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/egitim-bir-sen-den-yok-e-akademik-zam-ve-haklar-icin-ziyaret/1272514/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:41:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uzmanından uyarı: " Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir"</title>
			<description><![CDATA[Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar ayının gelmesiyle başlayan polen alerjisi şikayetlerine ilişkin "Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar ayının gelmesiyle başlayan polen alerjisi şikayetlerine ilişkin "Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir" dedi.
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğa canlanırken, çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Özellikle polenlerin yoğunlaştığı dönemde ortaya çıkan şikayetlerin basit bir mevsimsel durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Güven Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü'nden Prof. Dr. İpek Türktaş, bahar alerjilerinin çocukluk çağında yaygın görülen, ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir sağlık sorunu olduğunu belirterek genetik yatkınlığı olan çocuklarda polenlere karşı alerjinin genellikle 3 - 4 yaşından itibaren gelişebildiğini ifade etti.
Alerjik hastalıkların uzun yıllar devam edebileceğine dikkati çeken Türktaş, "Bu durum sadece küçük yaşlarda ortaya çıkmaz, ilkokul, ortaokul, lise hatta üniversite yıllarında da başlayabilir" diye konuştu.
Bahar alerjisinin en çok burun, üst solunum yolları ve gözleri etkilediğini belirten Türktaş, "Alerjik konjonktivit yani göz nezlesi ve alerjik rinit (saman nezlesi) en sık karşılaştığımız tablolardır" dedi.
Türktaş, polenlerle temas sonrası ortaya çıkan belirtileri sıralayarak, "Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, burun akıntısı, kaşıntısı, art arda hapşırmalar ve burun tıkanıklığı en sık karşılaştığımız bulgular arasında yer alır" ifadelerini kullandı.
Belirtilerin mevsimsel olarak her sene tekrar ettiğini anlatan Türktaş, bulguların özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında artış gösterdiğini, tedavi edilmediğinde giderek şiddetlenebileceğini söyledi.
Türktaş, tedavi edilmeyen bahar alerjilerinin zamanla, gözlerde iltihaplı konjonktivit, orta kulakta sıvı birikmesi, kronik sinüzit, burunda polip gelişmesi gibi durumlara neden olabileceğini aktardı.
"Zamanında tanı ile şikayetler kontrol altına alınabilir"
Polen alerjisi olan bazı çocuklarda öksürük, balgam, bronşit gibi astım ataklarının da görülebileceğini dile getiren Türktaş, erken tanının önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Türktaş, "Alerjik hastalıkların tanısında ilk adım şüphelenmektir. Ardından bir alerji merkezinde değerlendirme yapılarak doğru tanı konulmalı ve tedavi planlanmalıdır. Zamanında tanı ve uygun tedavi ile hem şikayetler kontrol altına alınabilir hem de ileride gelişebilecek komplikasyonların önüne geçilebilir" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-quot-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-quot-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-quot-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/uzmanindan-uyari-quot-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/uzmanindan-uyari-zamaninda-tani-ile-sikayetler-kontrol-altina-alinabilir/1272484/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:04:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir"</title>
			<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İran-ABD-İsrail savaşı ve bölgede gerçekleşen diğer çatışmalara yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, bölgedeki krizin hala devam ettiğini belirtti.

"Bu ateşkes, tarafların pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir"
ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik ortak hava saldırılarıyla başlayan savaşın 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese bağlandığını hatırlatan Bahçeli, "Bu ateşkes, kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade; tarafların stratejik ve temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkân tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır. Savaşın nihayete ermesi ve barışın sağlanması ise erişilebilir bir hedef olmaktan uzaktır. Bunun içindir ki bugün 'ateşkes' diye sunulan tabloyu safdil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Çünkü ateşkesin kendisi bile bir güç mücadelesinin aracına dönüşmüş durumdadır. Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi; buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesi, krizin masaya taşındığını göstermiştir. Anlaşılmaktadır ki silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil; gerek sahada gerekse masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir" açıklamasında bulundu.

"Türkiye katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir"
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sonuçsuz olmasının bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirdiğinin altını çizen Bahçeli, "2020'de küresel salgınla sarsılan insanlık; Ukrayna-Rusya savaşıyla, Kızıldeniz ve Karadeniz'de bozulan ticaret güvenliğiyle, Gazze'deki insanlık dramıyla, Lübnan'daki yıkımla, Etiyopya'da, Sudan'da, Somali'de patlak veren krizlerle durmaksızın savrulmuştur. Keşmir hattında Hindistan ile Pakistan'ın karşı karşıya geldiği, bugün Pakistan-Afganistan geriliminin on binlerce insanın hayatını altüst ettiği bir dünyada, yangının tek bir bölge ile sınırlı kalacağını düşünmek tehlikeli bir gaflettir. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antnio Guterres'in öncülüğünde; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir" ifadelerine yer verdi.

"İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur"
Bahçeli, İsrail ordusunun Lübnan'daki saldırılarına devam ettiğine dikkati çekerek, "İsrail'in Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalıdır. Bölgedeki istikrarın sağlanması ve kardeş Lübnan halkının toprakları üzerindeki egemenliğinin tesis edilmesi insani ve vicdani bir gerekliliktir. İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan gibi bölge ülkelerini hedef alan saldırılarının arttığı ve geniş bir coğrafyada Amerika Birleşik Devletleri güdümünde ve desteğinde sürdürülen emperyalist faaliyetlerinin yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgemizdeki komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak siyonizm ve emperyalizm lehine yeniden bir güvenlik inşa etmeye çalışan anlayış, yalnızca kaos üretmektedir. İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. İsrail üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi ise uluslararası sistemin esas sorunudur" değerlendirmesinde bulundu.

"Mescid-i Aksa'ya yönelen her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır"
İsrail tarafından Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, "İlk kıblemiz, göz nurumuz, mübarek hatıraların ve mukaddes emanetlerin kalbi olan Mescid-i Aksa; Miraç mucizesinin eşiği, Peygamber Efendimizin ümmetine yadigarıdır. Bu kutlu mabede yönelen her tahakküm ve her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır. Mescid-i Aksa'nın, İsrail tarafından 41 gün boyunca ibadete kapatılması ve ancak geçtiğimiz günlerde yeniden açılması, bize bu mücadelenin yalnız hava sahaları, sınırlar ve üsler üzerinden değil; kutsal değerlerimiz, inançlarımız, iman ve gönül iklimimizin ait olduğu mekanlar ve inancımızın hafıza sahası üzerinden de yürütüldüğünü göstermektedir. Filistinli Müslüman kardeşlerimizin ibadet özgürlüğü ağır şekilde sınırlandırılmış; hali hazırda süren insanlık dramına, önü arkası kesilmeyen insan hakları ihlallerine bir yenisi daha eklenmiştir" diye konuştu.
Bahçeli, İsrail meclisinde kabul edilen ve Filistinli siyasi tutuklular için idam cezası yolunu açan düzenlemenin siyonizmin İslam'dan almaya çalıştığı intikamının, Filistinli vatandaşlar üzerinde kurmaya çalıştığı tahakkümün bir yansıması olduğunu ifade etti.

"Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken ticaret yollarının kontrolü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır"
Orta Doğu'daki çatışmaların sonucunda su güvenliğinin ön plana çıktığını dile getiren Bahçeli, "Savaş öncesi dönemde de küresel ölçekte en yüksek su sıkıntısı yaşayan coğrafyalardan biri Orta Doğu'dur. İklim değişikliği, kuraklık, talep artışı ve çatışmalar; su kaynaklarını yeni bir rekabet cephesine dönüştürmüştür. Bugünün mücadelesi sadece füze ve uçak meselesi değildir. Yarının çatışma sahaları su, gıda, enerji, altyapı ve lojistik hatları üzerinden şekillenecektir. Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken kaynak güvenliği, ticaret yollarının kontrolü, üretim ağlarının örgüsü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır" şeklinde konuştu.

"Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır"
Bölgedeki her sarsıntının, Türkiye'ye mezhepçilik, etnikçilik ve vekalet savaşları üzerinden yeni faturalar çıkarmak isteyen odakların iştahını kabarttığını vurgulayan Bahçeli, "Washington - Tel Aviv hattında yaşanan gerilim karşısında bölge devletlerinin etnik, dini ve mezhebi bölücülüğe fırsat vermeyen bir dayanışma çizgisinde kalması hayati meseledir. İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu süreci bahane ederek Milliyetçi Hareket Partisi'nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını ve yegane kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir" ifadelerini kullandı.

"Bize düşen, toprağı küstürmemek, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır"
Bahçeli, üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmanın jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Kendi kendine yetebilen bir ülke olmak, düş değildir. Kadere emanet edilmiş bir dua değildir. Hamasi bir dilek hiç değildir. Bugün üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmak; jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik, tarihi bir haysiyet meselesidir. Bugün dünyamızın içinden geçtiği kaotik dönemde, iklim baskılarının arttığı, su krizlerinin büyüdüğü, tarımsal üretimin jeopolitik bir silaha dönüştürülebildiği, lojistik hatlarının kırılganlaştığı, biyoteknolojik müdahalelerin ve denetimsiz gıda dolaşımının çoğaldığı bir vasatta; tarımı sadece ekonomik verim meselesi olarak görmek basiretsizliktir. Tarım, milli mukavemettir. Tarım, yarınlarımızı bugünden koruma iradesidir. Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Türk milleti, kriz anında kapı kapı dolaşacak, başkasının lütfuyla yaşayacak, yardım eli uzanmasını bekleyecek bir millet değildir. Türk milleti kendi emeğiyle ayağa kalkmış, kendi iradesiyle tarih yazmış, kendi alın teriyle kıtlıkları yarmış büyük bir millettir ve kıyamete kadar öyle kalacaktır. Bize düşen, toprağı küstürmemektir. Bize düşen, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen, köyü boşaltan değil milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hâkim kılmaktır."

"Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir"
Bahçeli, tarımın aynı zamanda sosyal denge meselesi olduğunu söyleyerek, Türk ve Türkiye Yüzyılı, kırsalımızdan, köylerimizden, çiftçilerimizin ve besicilerimizin omuzlarında yükselecektir. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda ilerledikçe; sınırlarımızdan terörün hain gölgesi çekildikçe, huzurun coğrafyası genişledikçe, devletin kudretiyle milletin duası aynı istikamette buluştukça; yıllarca korkunun, istismarın, göçün ve güvensizliğin baskısı altında kalmış nice bölgemiz yeniden ayağa kalkacaktır. Doğu Anadolu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun, sınır havzalarımızın, yaylalarımızın, ovalarımızın ve köylerimizin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılması mümkündür ve artık hayal değildir. Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir" diye konuştu.

"Türk polisi yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır, yalnızlaştırılmamalıdır"
Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümünü idrak ettiklerini hatırlatan Bahçeli, polis teşkilatının herhangi bir meslek grubunun ötesinde; devletin sokaktaki aklı olduğuna vurgu yaptı. Bahçeli, Türk polisinin çok ağır bir yük taşıdığını da belirterek, şu ifadelere yer verdi:
"Bayramda, afette, terörle mücadelede, seçimde, trafikte, her yerde ve her zaman görevde olan polis kardeşlerimiz; evlerimizde huzurla uyumamız için üstün bir adanmışlıkla çalışmaktadır. Bu adanmışlık elbette kıymetlidir. Elbette güvenliğimiz riske atılamaz ancak güvenliği sağlayan insan unsuru da görev başında yıpratılamaz. Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Karşılığı hissedilmeyen çalışma saatleri, sınırı belirsizleşen nöbet görevleri ve sürekli teyakkuz hali; polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir. Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir. Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/mhp-lideri-bahceli-quotterorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/mhp-lideri-bahceli-quotterorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/mhp-lideri-bahceli-quotterorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/mhp-lideri-bahceli-quotterorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir/1272450/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:27:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO Başkanı Baran: "2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi"</title>
			<description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, "2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, "2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı" dedi.

Slovakya'nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran'ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran'ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığı belirtildi. Türkiye'nin Slovakya'yı bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu dile getirdi. Ayrıca Baran, Slovakya'nın Avrupa Birliği içinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini, otomotiv ve elektronik sektörlerinde dünya çapında markaların ülkede yatırım yaptığını ifade etti.

"2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi"
İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, "2025 yılında Ankara'dan Slovakya'ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı. Slovakya, Ankara'nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Slovak turistler Türkiye'yi tercih ediyor. Özellikle Antalya ve Ege kıyıları Slovak ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu durum, ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesidir" ifadelerine yer verdi.

"Geçtiğimiz yıl Slovakya'dan Türkiye'ye yaklaşık 270 bin turist geldi"
Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirten Slovakya'nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic ise, "Geçtiğimiz yıl liderlerimiz arasında imzalanan ortak beyanname ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseldi. Bu çerçevede iş birliğimizi somut projelerle daha da güçlendirmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl Slovakya'dan Türkiye'ye yaklaşık 270 bin turist geldi. Halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve dostluk ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağlıyor" cümlelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quot2025-yilinda-ankara39dan-slovakya39ya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quot2025-yilinda-ankara39dan-slovakya39ya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quot2025-yilinda-ankara39dan-slovakya39ya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/ato-baskani-baran-quot2025-yilinda-ankara39dan-slovakya39ya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/ato-baskani-baran-2025-yilinda-ankara-dan-slovakya-ya-yaklasik-986-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirildi/1272438/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:20:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>RTÜK'ten Şanlıurfa'daki okula düzenlenen silahlı saldırı hakkında açıklama</title>
			<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Şanlıurfa'da bir liseye düzenlenen silahlı saldırı hakkında bilgi kirliliğine yol açılmaması amacıyla yalnızca resmi açıklamaların esas alınması gerektiğini açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Şanlıurfa'da bir liseye düzenlenen silahlı saldırı hakkında bilgi kirliliğine yol açılmaması amacıyla yalnızca resmi açıklamaların esas alınması gerektiğini açıkladı.

RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, toplumsal hassasiyetlerin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek, "Şanlıurfa'da bir eğitim kurumunda yaşanan müessif olaya ilişkin, 6112 sayılı Kanun kapsamındaki yayın ilkeleri uyarınca aşağıdaki hususlara hassasiyetle uyulması gerekmektedir: Olay anına ait görüntüler ve travmatik içerikler kesinlikle paylaşılmamalıdır. Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin mahremiyetini ihlal edebilecek, kimliklerini deşifre eden her türlü bilgi ve görselden kaçınılmalıdır. Bilgi kirliliğine yol açmamak adına yalnızca yetkili makamların açıklamaları esas alınmalı, sağduyulu bir dil kullanılmalıdır. Toplumsal hassasiyetleri ve çocukların ruh sağlığını gözetmeyen yayınlar hakkında ivedilikle yasal yaptırım süreci başlatılacaktır" ifadelerine yer verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/rtuk39ten-sanliurfa39daki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/rtuk39ten-sanliurfa39daki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/rtuk39ten-sanliurfa39daki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/rtuk39ten-sanliurfa39daki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/rtuk-ten-sanliurfa-daki-okula-duzenlenen-silahli-saldiri-hakkinda-aciklama/1272436/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:18:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Tekin: "Muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi"</title>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim alanındaki projelerden birisi olan Fatih Projesi hakkında, "Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim alanındaki projelerden birisi olan Fatih Projesi hakkında, "Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular" dedi.
Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen GençTek, bilişim teknolojileri alanında çalışmalar yürüten öğrenci ve danışman öğretmenlerin desteklendiği genç bilişim ekosistemi olarak biliniyor. 'Sektörün Yeni Liderleri' sloganıyla yürütülen bu çalışma ile öğrencilerin iletişim ve iş birliği becerilerinin geliştirilmesi, sektörel farkındalık kazanmaları ve üretim süreçlerine katılmalarının amaçlandığı belirtildi. 2025-2026 eğitim öğretim yılı için Yapay Zeka Destekli Programlama, Siber Güvenlik, Oyun Tasarımı, Havacılık Sistemleri, e-Spor, E-Ticaret, Eğitim Teknolojileri, Dijital Sanatlar, Açık Kaynak, Bilişim Hukuku ve Güvenli İnternet, Dijital Yürüyüş STEM gibi 15 ayrı temanın belirlendiği ve GençTek ekipleri İl Milli Eğitim Müdürlükleri koordinasyonunda söz konusu temalar kapsamında çalışmalar yapmak üzere 54 ilde bir araya gelindiği açıklandı.

Fatih Projesi ile 60 binin üzerindeki okula fiber internet altyapısı
Bu kapsamda Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde 'GençTek Akran Öğrenme Modeli ve Genç Bilişim Ekosistemi' 2. Ankara Zirvesi' düzenlendi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, il koordinatörleri, çalışma grubu temsilcileri, danışman öğretmenler, öğrenciler katılım sağladı. Yaygınlaştırılması planlanan illerin de dahil edilmesiyle 63 ilden bin 200 katılımcıyla gerçekleştirilecek olan zirvede; illerde yürütülen çalışmaların paylaşılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması; bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren öğrenci ve danışman öğretmenlerin sektörel farkındalık kazanmaları ve yeni dönem stratejilerinin belirlenmesinin hedefleneceği vurgulandı. Burada açıklamalarda bulunan Tekin, muhalefetin 2011 yılından itibaren en çok eleştirdiği politikalardan birisinin Fatih Projesi olduğunu belirtti. Bakan Tekin, Fatih Projesi ile birlikte 60 binin üzerindeki okullarda birçok fiber internet altyapısı sağladıklarını dile getirdi.

"Muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi"
Eğitim alanında geliştirilen Fatih Projesi ile birlikte, birçok okula internet götürdüklerinin altını çizen Tekin, "Şu anda muhalefetin en çok eleştirdiği projelerden bir tanesi Fatih Projesi'ydi. Fatih Projesi'nden dolayı hükümeti yerden yere vurdular. Bugüne kadar Fatih Projesi kapsamında 60 binin üzerindeki okulumuza, birçoğu fiber olmak üzere internet altyapısı götürdük. Bu okullarımızın büyük çoğunluğuna internet erişim hizmeti sunduk. Bu okullarımızın içinde yaklaşık 60 bin sınıfta etkileşimli tahta dediğimiz akıllı tahtalar var ve gençlerimiz, bu imkanlarla dünyanın en büyük eğitim içerik ortamlarından bir tanesi olan Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA) erişip istedikleri her türlü uygulamayı ve eğitimi rahatlıkla izleyebilecek bir ortama kavuşturmuş durumdayız" diye konuştu.

"Bunu şu anda dünyada birçok mekanizma takdir ediyor"
Fatih Projesi'ni dünya üzerindeki birçok ülkenin takdir ettiğini ve bu proje ile Türkiye'nin dünyaya yön verdiğini dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu şu anda dünyada birçok mekanizma takdir ediyor. Türkiye için dünyada neredeyse tek ülkeye tanımlaması yapılıyor. Bugüne kadar bütün bunları yaparken Fatih Projesi'nden en temel beklentimiz bu anlattıklarımız değildi. Bunları yaparak Türkiye'de yazılım gibi konularda bir sektörün oluşmasını, 'çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konuda küçük yaşlardan itibaren üreten pozisyonda olması için neler yapabiliriz' sorusuydu. Bu anlamda şu an içinde bulunduğumuz gibi etkinliklerin yapılması ve Türkiye'de dünyaya yön verebilecek bir sektörün ortaya çıkması için biz bir altyapı çalışması olarak düşündük. Bugün geldiğimiz noktada gerek TEKNOFEST'lerle gerek robot yarışmalarımızla gerekse de yaptığımız benzeri etkinliklerimizle, dünyada eğitim içeriklerinden sağlık ve tarım uygulamalarına kadar birçok alanında benzeri etkinlikler yapan genç arkadaşlarımız var" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quotmuhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesi39ydiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quotmuhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesi39ydiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quotmuhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesi39ydiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/bakan-tekin-quotmuhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesi39ydiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/bakan-tekin-muhalefetin-en-cok-elestirdigi-projelerden-bir-tanesi-fatih-projesi-ydi/1272395/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:45:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Zengin, Gazze için SUMUD misyonuna katılıyor</title>
			<description><![CDATA[HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Gazze'deki ablukaya dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Küresel SUMUD Deniz Misyonu'na katılmak üzere yola çıkıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Gazze'deki ablukaya dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Küresel SUMUD Deniz Misyonu'na katılmak üzere yola çıkıyor.
HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı, Denetleme Kurulu Üyesi ve Kadın Komite Başkanı Fatma Zengin, Gazze'de yaşanan insani krize dikkat çekmek ve uluslararası farkındalık oluşturmak amacıyla 2026 İlkbahar Küresel SUMUD Deniz Misyonu kapsamında İtalya'ya hareket edecek.
Yıllardır Gazze halkına destek vermek için mücadele ettiklerini belirten Zengin, "Sadece bugün değil, 50 yıldır kuruluşumuzdan bugüne Gazze halkının, Filistin halkının yanında olduk. SUMUD Filosu'yla birlikte HAK-İŞ Konfederasyonumuzu temsil etmek üzere yola çıkıyorum. SUMUD Filosu 21'inci seferini düzenlemekte. 2006 yılından beri Özgürlük Filosu, SUMUD Filosu, Mavi Marmara birçok ad altında deniz seferi düzenlenmiş durumda. Sadece 2006 yılında karaya ayak basabildi. Ancak bugün 2026 bahar SUMUD Filosu'nda en büyük SUMUD Filosu yola çıkacak" dedi.
"Gazze'yi yeniden inşa etmek için yola çıkacağız"
Yaklaşık 70 ülkeden 1000 katılımcı, 1000 aktivistle birlikte 100 tekneyle denize açılacaklarını belirten Zengin, "Bu sefer Gazze'ye ayak basmak nasip olur. Yardımlarımızı Gazze'ye ulaştırabiliriz. Bizler SUMUD Filosu aktivistleri olarak eğitimciler, doktorlar, inşaatçılar ve birçok meslekten arkadaşımızla birlikte Gazze'yi yeniden inşa etmek için yola çıkacağız. İnşallah bu sefer kesin ateşkes olur. Geçen seferki gibi sahte bir ateşkes olmaz" şeklinde konuştu.
Zengin'e düzenlenen törende Kur'an-ı Kerim verilerek dualarla uğurlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/hak-is-genel-sekreter-yardimcisi-zengin-gazze-icin-sumud-misyonuna-katiliyor/1272390/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:40:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Erken menopoz kalp krizi riskini artırıyor</title>
			<description><![CDATA[Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, "Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, "Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir" dedi.
Menopoz geçişiyle birlikte vücut yağ dağılımı, kan lipidleri ve damar sağlığında değişiklikler görülebildiğini; bu nedenle bu dönemin kalp-damar riskinin yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop hormon tedavisinin kalp sağlığına etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Hormon tedavisi kardiyovasküler korunma amacıyla değil, öncelikle menopoz semptomlarının kontrolü amacıyla ve uygun hastalarda düşünülmesi gerekir. Hormon tedavisi, özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi yakınmaların giderilmesinde etkili bir seçenektir. Ancak her hasta için uygun değildir. Tedavi kararı verilirken hastanın yaşı, menopozdan sonra geçen süre, toplam kalp-damar riski, tromboz öyküsü, geçirilmiş inme ya da kalp krizi varlığı ve diğer eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Düşük kardiyovasküler risk grubunda ve menopozun erken döneminde olan uygun hastalarda tedavi daha güvenli bir çerçevede planlanabilirken, yüksek riskli hastalarda yaklaşım çok daha dikkatli olmalıdır."
Asıl yaklaşım herkese aynı testi yapmak değil, riski doğru belirlemek
Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp sağlığının değerlendirilmesinde "herkese aynı test" yaklaşımının doğru olmadığını belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle devam etti:
"İlk basamakta kan basıncı, lipid profili, kan şekeri, kilo, bel çevresi, sigara durumu, aile öyküsü ve gebelik/menopoz öyküsü gibi temel verilerle toplam risk belirlenmeli. Asemptomatik her kadına rutin olarak efor testi, EKG, ekokardiyografi, karotis Doppler ya da koroner BT anjiyografi yapılması bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değildir. Bu testler; şikâyet, muayene bulgusu, bilinen hastalık ya da orta-yüksek riskli seçilmiş hasta gruplarında klinik gerekliliğe göre planlanmalıdır. Amaç, gereksiz tetkik yapmak değil; doğru hastada doğru incelemeyi seçmektir."
"Menopoz, kalp sağlığını yeniden ele almak için bir fırsattır"
Menopoz yakınmaları başlayan veya adet düzensizliği gelişen kadınların yalnızca jinekolojik açıdan değil, kardiyovasküler açıdan da bütüncül değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle tamamladı: "Bu dönemde hedef korkutmak değil, farkındalık oluşturmaktır. Menopoz; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo yönetimi, egzersiz düzeyi ve yaşam tarzı alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir fırsattır. Özellikle erken menopoz öyküsü olan kadınlarda bu değerlendirme daha da önem kazanır. Düzenli takip, risk faktörlerinin erken saptanması ve kişiselleştirilmiş koruyucu yaklaşım sayesinde kadınlar menopoz dönemini daha sağlıklı ve daha güvenli şekilde geçirebilir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/erken-menopoz-kalp-krizi-riskini-artiriyor/1272358/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:03:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dev kanatlar Kızılcahamam'da görüntülendi</title>
			<description><![CDATA[Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaban hayatı heyecanı yaşandı. Doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, nesli koruma altındaki kara akbabaları Çeltikçi bölgesinde dev bir sürü halinde görüntülemeyi başardı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaban hayatı heyecanı yaşandı. Doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, nesli koruma altındaki kara akbabaları Çeltikçi bölgesinde dev bir sürü halinde görüntülemeyi başardı.
Ankara'nın doğal zenginlikleriyle bilinen ilçesi Kızılcahamam, dünyanın en nadir kuş türlerinden biri olan kara akbabaların (Aegypius monachus) en önemli yaşam alanlarından biri olma özelliğini koruyor. Bölgede çalışma yapan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, Çeltikçi mevkisinde nadir rastlanacak bir doğa olayına tanıklık etti.
30-40 tanelik dev sürü objektife yansıdı
Doğa gezisi sırasında yol kenarında beslenme odağında toplanan devasa bir grubu fark eden Demirbaş, vakit kaybetmeden deklanşöre bastı. Genellikle oldukça ürkek ve insanlardan uzak yaşayan kara akbabaların, yaklaşık 30-40 bireyden oluşan bir sürü halinde bir arada bulunması, fotoğrafçılık ve doğa gözlemi açısından büyük bir başarı olarak nitelendirildi.
"O Anları Görüntülemek Büyük Heyecandı"
Görüntüleri yakalayan doğa fotoğrafçısı Ömer Melih Demirbaş, yaşadığı deneyimi şu sözlerle aktardı:
"Çeltikçi bölgesinde yol üzerinde seyir halindeyken bu muazzam grubu fark ettim. Sayıları 40'ı bulan kara akbabalar birleşim başındaydı. Bu kadar büyük bir sürüyü bir arada görmek her fotoğrafçıya nasip olmaz. Hem bir doğasever hem de bir fotoğrafçı olarak o anları kayıt altına almak benim için büyük bir heyecandı."
Doğanın Dev Kanatlıları Güven Altında
Kanat açıklıkları 3 metreyi bulabilen ve Avrupa'nın en büyük kuşlarından biri olan kara akbabaların Kızılcahamam'da bu kadar kalabalık bir popülasyonla görüntülenmesi, bölgedeki ekosistemin korunmuşluğuna dair de önemli bir mesaj veriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dev-kanatlar-kizilcahamam39da-goruntulendi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dev-kanatlar-kizilcahamam39da-goruntulendi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dev-kanatlar-kizilcahamam39da-goruntulendi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.kamu3.com/images/haberler/2026/04/dev-kanatlar-kizilcahamam39da-goruntulendi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.kamu3.com/dev-kanatlar-kizilcahamam-da-goruntulendi/1272321/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:25:07 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>