☰
✕

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: "Artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz"

TAKİP ET

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Artık bu kurulan komisyonların çalışmalarını ve sonuçlarını görmek istiyoruz. Kürtçede bir söz var, 'Bir somut adım bin sözden iyidir' diyorlar. Biz de artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz" dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Artık bu kurulan komisyonların çalışmalarını ve sonuçlarını görmek istiyoruz. Kürtçede bir söz var, 'Bir somut adım bin sözden iyidir' diyorlar. Biz de artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. dönem 5. yasama yılının ilk DEM Parti Grup Toplantısı gerçekleştirildi. Partisinin grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Başkanı Bakırhan, Yine bir okul, yine bıçaklı bir saldırı. 3'ü ağır, 8 öğrenci bu saldırıda yaralandı. Yaralı öğrencilere acil şifalar diliyorum. Ailelerine de iyi olmaları dileklerimizi iletiyoruz. Daha önce söyledik, yine söyleyeceğim. Okul, çocukların kendisini en güvende hissetmesi gereken bir mekandı eskiden, şimdi de öyle olması gerekiyor. Bugün yaşanan saldırı bu güvenin ne kadar kırılgan hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Okullarda gerekli tedbirlerin yeniden ele alınması gerekiyor. Bu saldırılarla birlikte önümüze büyük bir görev olarak çıktı. Ancak tek başına güvenlik önlemi almak yeterli değil. Her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmalı. Yine bir grupta söylemiştik, yine tekrar ediyoruz. Umarım duyulur. Çocuklar arasında şiddet ve akran zorbalığına karşı kalıcı, önleyici programlar hayata geçirilmeli. Bu programlar eğitim sendikaları, aileler, öğrenciler ve uzmanlarla birlikte kurulmalıdır. Çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici politikalar geliştirilerek hayati sorumluluğunu taşıyan herkesin öncelikli görevi budur diye konuştu. Takımlarımız bile sahada değil, masada oynanan bir oyunun parçası haline getirilmiş Hakkari Türkiye Futbol Federasyonu temsilcisinin de grup toplantısında yer aldığını ifade eden Bakırhan, Türkiye Futbol Federasyonu, büyük kulüplerin yöneticilerinin de içinde yer aldığı 448 yöneticiyi son 5 yılda bahis oynadıkları sebebiyle disipline sevk etti. Düşünün, Türkiye Futbol Federasyonunun 400-500'e yakın insanı bahis oynadığı için disipline sevk ediliyor. Yine Merkez Hakem Kurulu Başkanı sahtecilik soruşturmasında tutuklandığına hep birlikte şahitlik ettik. Rantın milletin formasına, sevincine, futbol tutkusuna kadar sızdığını ortaya koyan bir rezaletle karşı karşıyayız. İnsan tuttuğu takımın formasına, hakemin düdüğüne, oyunun temizliğine inanmak istiyor. Ama bugün görüyoruz ki takımlarımız bile sahada değil, masada oynanan bir oyunun parçası haline getirilmiş ifadelerini kullandı. Toplumun beklentisini sürekli ertelemeye kimsenin hakkı yoktur Milyonlarca insanın yıllardır özlemini duyduğu önemli bir süreçten geçildiğini aktaran Bakırhan, Bugün uğruna ağır bedeller ödediğimiz bir geleceğin kapısını aralamak için hep birlikte çalışıyoruz. Gençlerin hayatını kaybetmediği, annelerin çocuklarını toprağa vermediği bir ülke hayali kuruyoruz. Herkesin kimliğiyle, diliyle, inancıyla özgürce yaşayabildiği bir ülkeyi birlikte kurmak istiyoruz. Bu sorumluluğun büyüklüğünü biliyoruz. Tam da bu nedenle söylüyoruz, barış umudunu belirsizlik içinde tüketmeye, toplumun beklentisini sürekli ertelemeye kimsenin hakkı yoktur açıklamasında bulundu. Artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz Çerçeve yasanın 467 gibi tarihi bir oyla Meclisten geçtiğini hatırlatan Bakırhan, çerçeve yasa kapsamında bir Koordinasyon Kurulu'nun oluşturulduğunu belirterek, şöyle konuştu: Bu kurul bünyesinde de 4 alt komisyon oluşturuldu; bunların adını saymaya gerek yok. Ama artık bu kurulan komisyonların çalışmalarını ve sonuçlarını görmek istiyoruz. Kürtçede bir söz var, 'Bir somut adım bin sözden iyidir' diyorlar. Biz de artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz. Bu çerçevede Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulunun etkin çalışması, sürecin başarıyla tamamlanması açısından tarihi bir önemdedir diyoruz. Bu kurul bir an evvel Öcalan'ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlamalıdır. Tarihi deneyimlerin bize öğrettiği şey şudur, barışın terazisinin iki kefesi vardır. Bir kefeye silah bırakıldıysa diğer kefeye hukuk konulmalıdır. Çünkü silahsızlanma hukuki karşılığı olan bir meseledir. Demokratik hakların tanınmasının ve hukuki güvencelerin sağlanmasının önünde bariyerler konulamaz. Bir kefeye fesih konulduysa öbür kefeye hukuk, hukuki güvence ve siyaset konulmalıdır. Tek kefesine yük binen bir terazi doğru çalışmaz, doğru tartmaz. Eğer bir sorumluluk isteniyorsa o sorumluluğun yerine getirilebileceği şartlar da oluşturulmalıdır. Barışın matematiği budur. Bir sorumluluk isteniyorsa onun şartları oluşturulmalıdır. Barış sürecini ilerletmek gerçek bir kardeşlik sözleşmesinin de aynı zamanda önünü açacaktır. Demokrasi ve hukuk düzeninin tesisiyle ortaya çıkacak barış iklimi toplumsal sözleşmenin aynı zamanda kapısını aralayacaktır. Yani adım karşılığında adım üretir. Her karşılık yeni bir güven üretir. Güven arttıkça daha zor meseleler konuşulabilir bir hale gelebilir. Öcalan'ın özgür çalışma, görüşme ve iletişim şartları sağlanmalı; ilgili taraflarla düzenli temas kurabilmesinin önü açılmalıdır. Türkiye 2 yıl önce bulunduğu yerde değil, bunu biz de biliyoruz. Çok zor anlardan geçildi, çok ağır eşikler aşıldı. Artık geçmişin korkularıyla değil, bu 2 yılda oluşan tecrübeye güvenerek hareket etmek gerekiyor. Meclisin önünde ertelenmeyecek bir görev var. Çerçeve yasanın öngördüğü izleme komisyonu en kısa zamanda kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Meclis uygulamayı izlemeli, aksayan noktaları gündemine almalı, taraflarla görüşmeli, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler için harekete geçmelidir. Bütün partileri de bu tarihi süreçte sorumluluk almaya çağırıyoruz.