Sivrisinek kaynaklı chikungunya virüsüne karşı uyarı
Memorial Bodrum Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Muharrem Güler, chikungunya virüsünün en belirgin belirtilerinin ani başlayan yüksek ateş ve şiddetli eklem ağrıları olduğunu belirterek, hastalığın özellikle yaşlı bireyler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha ağır seyredebildiğini ifade etti.
Memorial Bodrum Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Muharrem Güler, chikungunya virüsünün en belirgin belirtilerinin ani başlayan yüksek ateş ve şiddetli eklem ağrıları olduğunu belirterek, hastalığın özellikle yaşlı bireyler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde daha ağır seyredebildiğini ifade etti.
Son yıllarda dünya genelinde yayılımı artan chikungunya virüsü, enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan ve yüksek ateş ile şiddetli eklem ağrılarıyla seyreden viral hastalıklar arasında yer alıyor. Özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen virüsün, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri nedeniyle daha geniş coğrafyalara yayıldığı belirtiliyor. Uzmanlar, aedes türü sivrisinekler aracılığıyla bulaşan virüse karşı kişisel korunma önlemlerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Belirtiler haftalarca sürebiliyor
Memorial Bodrum Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Muharrem Güler, Hastalığın kuluçka süresi genellikle 3 ila 7 gün arasında değişiyor. Bazı vakalarda ise bu sürenin 12 güne kadar uzayabiliyor. Özellikle el, ayak, bilek ve dizlerde görülen yoğun eklem ağrılarının bazı hastalarda haftalar hatta aylar boyunca devam edebiliyor. Yüksek ateşin yanı sıra baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve cilt döküntülerinin de sık görülen belirtiler arasında yer alıyor dedi.
Sivrisineklerden korunmak büyük önem taşıyor
Virüsün doğrudan insandan insana bulaşmadığı, bulaşın temel kaynağının enfekte sivrisinekler olduğu belirten Güler, durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu aktardı. Dr. Güler, bu nedenle çevresel kontrolün büyük önem taşıdığını, sivrisinek kovucuların kullanılması, uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi ve özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde gerekli sağlık önlemlerinin alınmasının korunmada etkili yöntemler arasında bulunduğunu açıkladı.
Tedavi semptomların hafifletilmesine yönelik uygulanıyor
Virüse karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmadığı, tedavinin daha çok semptomların hafifletilmesine yönelik uygulandığını ifade eden Güler, ateş ve ağrı kontrolü, yeterli sıvı tüketimi ve dinlenmenin iyileşme sürecinde önemli rol oynadığını belirtirken, Türkiye'de yaygın kullanıma sunulmuş bir aşı bulunmasa da yurt dışında FDA onaylı ixchiq ve vimkunya isimli aşıların kullanımda olduğunu aktardı. Dr. Güler özellikle riskli bölgelere seyahat edecek kişilerin sağlık uzmanlarına danışarak gerekli önlemleri almasının önem taşıdığını vurguladı.