Antalya'da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız" dedi.
Antalya'nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi'nde 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı başladı. Çok sayıda ihracatçının katılım sağladığı konferans, açılış konuşmalarıyla başladı.
"Dünya yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor"
Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekti. Dünyada güç dengelerinin değiştiğini vurgulayan Yılmaz, yaşanan gelişmelerin belli siyasi tercihlerden çok daha öte, yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik dönüşümün güvenlik alanını doğrudan etkilediğini belirten Yılmaz, NATO ve Avrupa Birliği'nin savunma harcamalarına yönelik hedeflerinin de bu dönüşümün somut göstergeleri olduğunu ifade etti.
NATO'nun harcama hedeflerini artırdığını söyleyen Yılmaz, "Jeopolitik gerilimlerin, belirsizliklerin arttığı, teknolojik dönüşümün yapay zeka merkezli hızlandığı bir ortamda stratejilerimizi belirlemek durumundayız. Bunu somut olarak NATO'nun hedeflerinde görüyoruz. 2035'te milli gelire oranla yüksek oranda harcama hedefleri konmuş durumda. Bunu yine Avrupa Birliği'nin tartışmalarında görüyoruz. Avrupa'nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD'nin 'Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum' yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak" dedi.
"Savunma sanayi güçlü siyasi irade olmadan gelişemez"
Bir ülkenin güvenliğinin yalnızca silahlarla ölçülemeyeceğini dile getiren Yılmaz, ekonomik, kültürel, idari ve hukuki yapının da güçlü olması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisinde avantajlı bir konumda olduğunun altını çizen Yılmaz, bu avantajın erken dönemde ortaya konulan güçlü siyasi iradeden kaynaklandığını vurguladı. Yılmaz, savunma sanayinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu alana erken dönemde verdiği güçlü desteğin Türkiye'yi küresel ölçekte avantajlı bir noktaya taşıdığını ifade etti.
"185 ülkeye ihracat yapan bir savunma sanayimiz var"
Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktaya ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, 3 bin 500'ü aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini, bin 400'ün üzerinde projenin yürütüldüğünü ve yaklaşık 100 bin kişiye nitelikli istihdam sağlandığını belirtti. Yakın gelecekte istihdamın 150 bine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Savunma sanayisinde yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını kaydeden Yılmaz, Türkiye'nin 185 ülkeye ihracat yaptığını belirterek, "Ürün çeşitliliği artmış bir savunma sanayi söz konusu. Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün biz dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız. Aslında bu Türkiye'nin bence son çeyrek yüzyılını özetliyor" dedi.
"10 milyar doları aşmak yeni sorumluluklar getiriyor"
Savunma sanayi ihracatının 10 milyar doları aştığını hatırlatan Yılmaz, bu başarının yeni bir muhasebe yapılmasını zorunlu kıldığını belirtti. Türkiye'nin artık çift haneli ihracat yapan ülkeler arasında kalıcı bir şekilde yer alması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Satın alma gücüne göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz. Savunma sanayisinde ise ilk 10 ihracatçı ülke arasına girmiş durumdayız. Yeni hedefler belirlememiz lazım. Artık bu yeni teknolojilerin, yapay zekanın çok daha etkili şekilde sisteme girmesi gerekiyor. Ürün bazlı ortaklıkların daha fazla gelişmesi lazım. ABD dünyanın en zengin ülkesi, orada bile bir ürün geliştirirken birçok ülkeyi işin içine dahil ediyorlar. Başkalarının ürettiği sistemlerle ülkelerin nereye kadar yürüyebileceğini çevremizdeki bazı örneklerden görmüş olduk. Kendi ürünlerimizi geliştirmek durumundayız. Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor" diye konuştu.
Savunma sanayisinin cari açığın düşmesine destek olduğunu belirten Yılmaz, "Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor. Önümüzdeki dönemde bunu çok daha belirgin bir şekilde görmüş olacağız. Nitelikli istihdamla, katma değeri yüksek üretimle daha büyük gelir oluşturmuş oluyoruz. Savunma sanayisinde gelişen teknolojiler bir süre sonra sivil endüstrilere de sirayet ediyor. Neden sağlık endüstrilerinde de savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ve milli üretimi çok daha yükseklere taşımayalım" şeklinde konuştu.
"Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ölçekte savunma, ekonomi ve ticaret alanlarında köklü bir dönüşüm yaşandığını belirterek, mevcut uluslararası düzenin ciddi şekilde aşındığını söyledi.
"Kartlar yeniden karılıyor, dengeler yeniden kuruluyor" diyen Bolat, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan savunma, ekonomi, nakli ve ticaret rejimlerinde ciddi aşınmalar, hatta çatırdamalar var. Davos'ta yapılan Dünya Ekonomi Forumu'nda da dünya liderleri bunu açık şekilde itiraf etti. Gümrük vergisi savaşları başladı, ticaret savaşları başladı. Rekabetçilikte ve fiyatlama davranışlarında çok önemli değişiklikler yaşanıyor" dedi.
Türkiye'nin Batı'daki karmaşa ile Doğu ve Uzak Doğu'daki hızlı ilerleme arasında bulunduğunu vurgulayan Bolat, "Biz bu tabloya göre stratejilerimizi çiziyoruz ve sürekli dinamik bir politika üretme süreci içinde hareket ediyoruz. Avrupa Birliği'nin Hindistan'la ve Mercosur ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmaları önemli gelişmeler. Ancak unutulmamalı ki Avrupa Birliği'nin zaten 75 serbest ticaret anlaşması var. Bizimle de 30 yıldır gümrük birliği mevcut ve bu süreçten çok iyi şekilde istifade ettik" ifadelerini kullandı.
İhracatın Türkiye ekonomisindeki kritik rolüne dikkat çeken Bolat, "2025 yılında 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatıyla yılı kapattık. Mal ihracatında 11,7 milyar dolarlık net artış sağladık. İhracat, büyümemizin en önemli motorlarından biridir. Göreve geldiğimden bu yana savunma sanayi ihracatımız neredeyse yüzde 100 arttı ve 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. Türk savunma sanayi ürünleri gittiği her yerde kalite, teknoloji ve sağlamlıkla anılıyor" dedi.
Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak savunma sanayii ihracatçılarını tüm destek mekanizmalarından faydalandırdıklarını vurgulayarak, "Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 43,5'e yükseldi. Bu tablo, başardıklarımızla iftihar etmemiz gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
"2025'te ihracat yüzde 48 artışla 10,54 milyar dolara ulaştı"
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ise "Savunma ve havacılık sanayii ihracatına genel bakış" başlıklı konuşmasında sektörün ihracat performansını ayrıntılı verilerle paylaştı.
Görgün, bölgesel dağılıma ilişkin şu bilgileri verdi:
"2025 yılında savunma ve havacılık sanayii ihracatımız 10,54 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 48'lik artış anlamına geliyor. Avrupa'ya 4,3 milyar dolar, Orta Doğu'ya 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Slovakya oldu."
Savunma sanayiinin Türkiye'nin toplam mal ihracatı içindeki payının hızla arttığını belirten Görgün, "2022 yılında bu oran yüzde 1,7 iken, 2025 itibarıyla yüzde 3,6 seviyesine yükseldi. Uluslararası endeksler de Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişini teyit ediyor. Yayınlanmış verilere göre Türkiye, dünyada son 10 yılda bir önceki 10 yıla oranla ihracatını en çok artıran ülke olmuştur" diye konuştu.
Hizmet ihracatına ilişkin ilk kez veri toplandığını da açıklayan Görgün, "2025 yılında mal ihracatına ek olarak 184 milyon dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğimizi tespit ettik. 2025 yılında sektörümüz, bir önceki yıla göre yüzde 79 artışla toplam 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı. Bu sözleşmelerin önümüzdeki yıllarda teslimata dönüşmesiyle yeni ihracat rekorları göreceğiz. 2021 yılında kişi başına düşen ihracat cirosu 45 bin dolar seviyesindeydi. 2025'te bu rakam 100 bin dolara ulaştı. Küresel ölçekte ihracat başarısı bulunan yabancı şirketlerde ise bu rakam, kişi başına yaklaşık 300 bin dolar civarındadır. Bizim de verimli bir ihracat için, sektör ortalamasında 300 bin dolar seviyesini yakalamamız gerekiyor" dedi.
Sivil sektörlere açılımın önemine dikkat çeken Görgün, "Savunma sanayi firmalarının sivil alandaki satış oranları küresel ölçekte yüzde 50'ler seviyesinde. Biz de sektör olarak, sahip olduğumuz teknolojileri sivil pazarlara da çözüm üretecek şekilde ürünleştirmeye daha fazla kafa yormalı, strateji oluşturmalı ve kaynak ayırmalıyız" ifadelerini kullandı.
İhracat şampiyonlarına ödül
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen Savunma ve Havacılıkta 2025 İhracat Şampiyonları Ödül Töreni'nde başarılı ihracatçılara ödülleri takdim edildi.
Programa; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, Antalya milletvekilleri ve çok sayıda ihracatçı katıldı.
Politika
Yayınlanma: 30 Ocak 2026 - 14:20
Güncelleme: 30 Ocak 2026 - 15:11
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde alamadığımız ürünleri bugün dünyaya satıyoruz"
Politika
30 Ocak 2026 - 14:20
Güncelleme: 30 Ocak 2026 - 15:11
Antalya'da düzenlenen Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, "Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız" dedi.
EDİTÖR

Haberler İHA Haber Ajansı tarafından sağlanmaktadır.
İlginizi Çekebilir







