Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi, son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük bir gelişme göstermiştir. Her ilimizde en az bir üniversitenin faaliyete geçmesiyle yükseköğretime erişim ülke sathına yayılmıştır" dedi.
2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Erol Özvar'ın katılımlarıyla gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet ve Kongre Kültür Merkezi'nde düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Akabinde Harran Üniversitesi Vox Humanis Çoksesli Koro Topluluğu'nun Türk Müziği Dinletisi sahne aldı. Dinletinin ardından YÖK'ün yeni akademik yılı vesilesiyle video sunumu yapıldı. Sunumun ardından açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türk yükseköğretim sisteminin son yıllarda kapasite ve nitelik bakımından önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, 'Terörsüz Türkiye' hedefinin üniversitelerde bilimsel zeminde ele alınacağını açıkladı. Üniversitelerin yeni akademik yılda konferans, panel, çalıştay ve araştırmalarla sürece katkı sunacağını ifade eden Özvar, Gazze'deki yükseköğretim alanında yaşanan yıkımın etkilerinin azaltılması amacıyla Filistinli öğrenci ve akademisyenlere yönelik desteklerin sürdürüldüğünü kaydetti. Türkiye'nin bilimsel üretimde ve uluslararası üniversite sıralamalarında yükselişine dikkat çeken Özvar, mesleki eğitim, yapay zeka, dijital teknolojiler ve stratejik teknoloji alanlarında yeni programların hayata geçirildiğini belirterek, üniversitelerin iklim değişikliğiyle mücadelede de aktif rol üstlenmeye devam edeceğini vurguladı.
"Terörsüz Türkiye hedefini önemli bir hedef olarak görüyoruz"
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında üniversitelerde kapsamlı dersler görüleceğini belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Ortaya konulan 'Terörsüz Türkiye' hedefini; ülkemizin huzur ve güvenliğini pekiştirecek, milli birlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirecek son derece önemli bir hedef olarak görüyoruz. Bu anlayışla, tüm üniversitelerimizi 'Terörsüz Türkiye' hedefini farklı boyutlarıyla bilimsel zeminde ele almaya; araştırmalar, konferanslar, paneller ve çalıştaylarla sürece katkı sunmaya davet ediyoruz. Üniversitelerimiz 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerde bu konuyu ele alacaktır. Üniversitelerimizin yürüteceği çalışmaların, gençlerimizin ve bütün toplumumuzun farkındalığını artıracağına, milli birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Türk yükseköğretimi olarak dünyanın farklı bölgelerinde zulme ve haksızlığa uğrayanlar için verdiği mücadeleyi yakından takip ediyor, sahip olduğumuz imkanlarla bu çabalara destek veriyoruz. Bu çerçevede, İsrail'in vahşi saldırıları sonucu Gazze'de yükseköğretim alanında yaşanan büyük yıkımın etkilerini azaltmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Eğitimlerini sürdürme imkanı bulamayan Filistinli öğrencilerin öğrenim ücretinden muaf olarak üniversitelerimizde eğitim görmesini sağlamış, Filistinli akademisyenlere üniversitelerimizin kapılarını açmıştık. Son olarak, Gazze'de tıpta uzmanlık eğitimi alma imkanı bulamayan hekimlerin eğitimlerini Türkiye'de sürdürebilmelerini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirdik" diye konuştu.
"Türk yükseköğretimi, son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük bir gelişme göstermiştir"
Türk yükseköğretimini giderek geliştireceklerini bu durumu buna yönelik projelerle destekleyeceklerini dile getiren Özvar, "Türk yükseköğretimi, son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük bir gelişme göstermiştir. Her ilimizde en az bir üniversitenin faaliyete geçmesiyle yükseköğretime erişim ülke sathına yayılmıştır. Bugün 208 üniversitemiz, yaklaşık 6,3 milyon öğrencimiz ve 190 bine yaklaşan akademik personelimizle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahibiz. Bu ilerleme yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı kalmamış; akademik kapasite, bilimsel üretim ve araştırma performansında da önemli bir atılım gerçekleşmiştir. Türkiye'nin bilimsel üretimdeki yükselişi, yayın sayısındaki artışın yanı sıra araştırmaların niteliği ve üniversitelerimizin uluslararası görünürlüğündeki ilerlemeyle de belirgin hale gelmiştir. Bağımsız bilimsel kuruluşların verilerine göre Türkiye, makale ve derleme türündeki yayın sayısı bakımından 213 ülke arasında 2002'deki 29'unculuktan bugün 15'inci sıraya yükselmiş bulunmaktadır. Bu niceliksel gelişmeye eşlik eden dikkat çekici bir nitelik göstergesi ise Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlarımız içindeki payıdır. 2019'da yaklaşık yüzde 34 olan bu oran, 2025'te yüzde 58'in üzerine çıkmıştır. Araştırma üniversitelerimizde ise bu oran yüzde 79'a ulaşmış; böylece bu yıl 2026 yılı itibarıyla OECD ortalamasını yakalamış bulunmaktayız. Üniversitelerimizin uluslararası sıralamalardaki konumu da bu gelişimi desteklemektedir. 2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 üniversitemiz ilk 500'e girmiş, bunlardan ikisi ilk 300 içinde yer almıştır. Hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamaktır" şeklinde konuştu.
"Türk yükseköğretimi, mesleki eğitim alanında stratejik bir dönüşüm sürecindedir"
Türk yükseköğretiminin ilerleyen yıllarda nihai hedefine ulaşacağının altını çizen Özvar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin küresel yükseköğretimde artan temsil gücü, 2027 yılına ilişkin bir başka uluslararası sıralamada ise açıkça görülmektedir. Türkiye, 118 ülkeden yaklaşık 3 bin üniversitenin değerlendirildiği bu sıralamada 124 üniversitesiyle yer almış ve dünyada en fazla üniversiteyle Amerika ve Çin'den sonra temsil edilen üçüncü ülke olmuştur. Türk yükseköğretimi mesleki eğitim alanında stratejik bir dönüşüm sürecindedir. Bu dönüşümün merkezine 'İşletmede Mesleki Eğitim' modelini yerleştirdik. Öğrencilerimizin bilgi ve becerilerini doğrudan üretim ve çalışma hayatı içinde geliştirmelerini sağlayan bu modelle, ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarıyıllık yapılandırılmış uygulama dönemi oluşturduk. Yayımladığımız usul ve esaslarla uygulamanın kurumsal çerçevesini belirledik. İlk aşamada yedi ilimizde başlattığımız pilot uygulama, yaklaşık 120 bin öğrencimizin öğrenim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını kapsamaktadır. Ayrıca, 2018 yılında başlattığımız 'Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi'ni de güçlendirerek sürdürmekteyiz. Üniversitelerimizin son dönemde büyük bir atılım gerçekleştirdiği alanların başında yapay zeka ve dijital teknolojiler gelmektedir. Son üç yıl içinde yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni program açtık. Bu yeni nesil programların toplam sayısı 160 üniversitemizde 724'e ulaşmıştır. Bununla birlikte ülkemizin stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyduğu araştırmacıları yetiştirmek üzere 'Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'nı başlattık. Programın ilk yılında 550 gencimizi araştırma üniversitelerimizde araştırma görevlisi olarak istihdam edeceğiz, 5 yıl içinde toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştireceğiz."
Program; YÖK Başkanı Erol Özvar'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Ay Keşif Robotu Cheri'nin maketi ile İstanbul Camileri Tespihi'ni hediye etmesi, 2026 yılı YÖK üstün başarı ödüllerinin takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
Eğitim
Yayınlanma: 06 Ekim 2026 - 16:29
Güncelleme: 06 Ekim 2026 - 17:50
YÖK Başkanı Özvar: "Türk yükseköğretimi son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük bir gelişme göstermiştir"
Eğitim
06 Ekim 2026 - 16:29
Güncelleme: 06 Ekim 2026 - 17:50
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi, son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük bir gelişme göstermiştir. Her ilimizde en az bir üniversitenin faaliyete geçmesiyle yükseköğretime erişim ülke sathına yayılmıştır" dedi.
EDİTÖR

Haberler İHA Haber Ajansı tarafından sağlanmaktadır.
İlginizi Çekebilir









