Belediyeler Birliği'nin ev sahipliğinde bu yıl İstanbul'da düzenlenen Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu'nda konuşan Belediyeler Birliği ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, forumun bu yıl Türkiye'de gerçekleşmesinin son derece anlamlı olduğunu söyledi. Akın, "Metropollere ilişkin kararların, metropollerin güçlü katılımıyla alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayışın Avrupa'nın önümüzdeki dönem politika ve finansman mimarisinde daha güçlü karşılık bulmasını bekliyoruz" dedi.
Avrupa'nın dört bir yanından gelen metropol kentleri ve bölgelerini temsil eden liderleri bir araya getiren Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu, İstanbul'da başladı. Belediyeler Birliği'nin (MBB) ev sahipliğinde bu yıl 11'incisi düzenlenen EMA Forumu'nda katılımcılara hitap eden Belediyeler Birliği (MBB) ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, birlik yönetimi olarak uluslararası heyetleri İstanbul'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını söyledi. Belediyeler Birliği olarak üyesi oldukları Avrupa Büyükşehirler Ağı'nın forumuna ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını belirten Akın, "Uluslararası bu buluşmayı, on yılı aşkın süredir EMA çatısı altında metropoller arasındaki iş birliğinin gelişmesine öncülük eden değerli paydaşımız Barselona Metropoliten Alanı ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle, EMA Forum'un İstanbul'da gerçekleşmesine sundukları değerli katkı ve güçlü iş birliği için Barselona Metropoliten Alanı'na teşekkür ediyorum. EMA Forum'un bu yıl Türkiye'de gerçekleşmesini son derece anlamlı buluyorum. Türkiye, büyükşehir yönetim sistemi bakımından kendine özgü bir modele sahip. Ulaşım, altyapı, çevre, planlama ve su yönetimi gibi belediye sınırlarını aşan konularda makro ölçekte planlama ve uygulama yetkisi büyükşehir belediyelerinde bulunuyor. Türkiye'deki 30 büyükşehrin tamamında, ilçe belediyeleriyle sorumlulukların paylaşıldığı entegre bir model uygulanıyor. Bu buluşmaya Marmara Bölgesi'nde ev sahipliği yapmamızın da ayrı bir anlamı var" şeklinde konuştu.
"Bütüncül bir vizyon ve entegre bir planlama yaklaşımına inanıyoruz"
Marmara Bölgesi'nin altısı büyükşehir olmak üzere 11 ilde 26 milyonun üzerinde nüfusa ev sahipliği yaptığının bilgisini paylaşan Akın, "Üretim, sanayi, ticaret, lojistik, eğitim ve kültürel kapasite bakımından Türkiye'nin en yoğun merkezlerini barındırıyor. Marmara Bölgesi, Türkiye'nin metropolleşme sürecinin merkezinde yer alıyor. Belediyeler Birliği olarak biz de bölgedeki 190'dan fazla belediyeyi aynı çatı altında buluşturuyoruz. Büyükşehirlerden ilçe ve belde belediyelerine kadar farklı ölçeklerdeki yerel yönetimler arasında iş birliğini, bilgi ve deneyim paylaşımını ve ortak çalışma kültürünü destekliyoruz. Biliyoruz ki karşı karşıya olduğumuz temel kentsel meselelerin neredeyse hiçbiri tek bir belediyenin idari sınırları içerisinde kalmıyor. Ulaşım ağları, konut piyasaları, iş gücü hareketliliği, enerji sistemleri, su havzaları, altyapı, göç ve iklim riskleri belediye sınırlarını aşıyor. Buna karşılık politikalarımız ve kaynaklarımız çoğu zaman idari sınırlar üzerinden şekillenmeye devam ediyor. Metropoliten yönetişimin önümüzdeki dönemde cevap vermesi gereken temel sorulardan biri de burada karşımıza çıkıyor: Kentlerin gerçek yaşam alanları ile onları yönettiğimiz idari sınırlar arasındaki mesafeyi nasıl kapatacağız? Bu zorlukların üstesinden gelmenin bütüncül bir vizyon ve entegre bir planlama yaklaşımı gerektirdiğine inanıyoruz. Bu nedenle Belediyeler Birliği olarak geçtiğimiz yıllarda Marmara Bölgesi'ndeki tüm alt ölçekli planları ve ulusal planı bütünleştiren "Marmara Bölgesi Mekansal Gelişme Stratejik Çerçeve Belgesi"ni hazırladık. Böylece Türkiye'de ilk defa mevcut projeleri, sorunları ve gelecek projeksiyonlarını bölgesel ölçekte ele alan bir çerçeveye imza attık. Marmara Denizi'nin korunması da kuruluşundan bu yana Birliğimizin temel çalışma alanlarından biri. Özellikle müsilaj krizi sonrasında atıksu arıtma altyapısının geliştirilmesinin önemi ve aciliyeti bir kez daha gündeme geldi. Bu süreçte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve Marmara Denizi'ne kıyısı olan büyükşehir belediyelerimiz başta olmak üzere tüm paydaşlarla bir araya gelerek meseleyi ele aldık" şeklinde konuştu.
"Marmara ekosisteminde stratejik role sahibiz"
Merkezi yönetim, yerel yönetimler, kalkınma bankaları, uluslararası finans kuruluşları, özel sektör, akademi ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmedikçe iklim yatırımlarının ihtiyaç duyulduğu ölçekte hayata geçirmenin mümkün olmadığını vurgulayan Akın, metropoliten yönetişimin de bu anlamda ortak hareket etme kapasitesini güçlendirmek anlamına geldiğini söyledi. Marmara'nın bu kapsamlı metropoliten ekosistemi içerisinde, Belediye Başkanlığını yürüttüğü Balıkesir'in son derece stratejik bir role sahip olduğunun altını çizen Akın, "Balıkesir; Marmara ve Ege'ye açılan kıyıları, tarımsal üretimi, kırsal yerleşimleri, doğal alanları ve kent merkeziyle geniş ve çeşitli bir coğrafyaya sahip. Kent ile kırsalın, üretim ile doğal kaynakların, ekonomik gelişme ile ekolojik dayanıklılığın birlikte düşünülmesi gereken bir büyükşehir. Bu bakımdan EMA Forum'un bu yılki temasının hem Balıkesir'in hem de Marmara Bölgesi'nin öncelikleriyle güçlü biçimde örtüştüğüne inanıyorum. Bugün sizlerle "Metropoliten Geleceğin Yönetişimi: Politikalar, Fonlar ve İklim Kaynaklı Su Riskleri" başlığı altında dijital dönüşümden iklim krizine, su yönetiminden Avrupa Birliği politikalarına kadar pek çok konuyu ele alacağız. Avrupa'daki metropollerimizin kıymetli temsilcileriyle imzalayacağımız Deklarasyonla da ortak metropoliten perspektifimizi bir adım ileriye taşıyacağız. Tartışmalarımıza yön verecek ana gündemlerden biri, 2030 sonrası küresel gündemler ile Avrupa Birliği'nin bir sonraki Mali Çerçevesi ve Uyum Politikası kapsamında metropoliten alanların üstlenebileceği stratejik roller olacak. Artan yaşam maliyetleri, konut sıkıntısı, eşitsizlikler, göç baskısı, sosyal hizmet talepleri ve iklim değişikliği kaynaklı riskler en yoğun biçimde büyükşehirlerde hissediliyor. Aynı zamanda büyükşehirler; nüfusun, üretim kapasitesinin ve stratejik altyapının önemli bir bölümünü bünyesinde barındırıyor. Rekabet gücünün, toplumsal uyumun, yeşil ve dijital dönüşümün temel lokomotifleri arasında yer alıyor. Dolayısıyla metropoliten alanların yeni dönemde yalnızca politikaları uygulayan ya da fonlardan yararlanan yapılar olarak değil; politikaların tasarımında, uygulanmasında ve izlenmesinde stratejik aktörler olarak tanınmasını son derece önemli buluyoruz. Metropollere ilişkin kararların, metropollerin güçlü katılımıyla alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayışın Avrupa'nın önümüzdeki dönem politika ve finansman mimarisinde daha güçlü karşılık bulmasını bekliyoruz" diye konuştu.
"İklim kaynaklı su risklerini metropoliten ölçekte ele almalıyız"
Forum kapsamında bu yıl üzerinde özellikle durulan bir diğer gündeminde iklim değişikliğine bağlı olarak karşı karşıya kalınan su riskleri olduğunu belirten Akın, "Kentlerimizde yaşanan su stresi, kuraklık, seller ve aşırı hava olayları giderek büyüyen ve çok boyutlu bir sorun haline geliyor. Bunun etkileri ulaşım ağlarından gıda güvenliğine, enerji sistemlerinden iş gücü piyasalarına, ekolojik sistemlerden halk sağlığına kadar uzanıyor. Özellikle büyükşehirlerdeki sistemsel maruziyet; tedarik zincirleri, hizmet sunumu ve yerel ekonomiler üzerinde zincirleme etkiler oluşturarak belediye sınırlarının çok ötesine taşınabiliyor. Bu nedenle iklim kaynaklı su risklerini metropoliten ölçekte ele almak ve ortak çözümler geliştirmek zorundayız. Bu tartışmayı İstanbul'da ve tam da bugünlerde yapmamızın bir başka anlamı daha var. COP31, yaklaşık bir ay sonra, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye, COP31'e ev sahipliği yaparken güçlü bir irade ortaya koyuyor: İklim taahhütlerini somut, ölçülebilir ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek. Bu nedenle COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak görüyoruz. Diyalog, uzlaşı ve aksiyon anlayışıyla Antalya'da kurulacak bu küresel zeminin, iklim politikalarının sahadaki karşılığını güçlendireceğine inanıyoruz. Ve tam bu noktada metropollerin çok önemli bir rolü var. İklim hedeflerinin hayata geçtiği yer kentlerdir. Suyu yöneten, altyapıyı kuran, ulaşımı planlayan, atığı yöneten ve iklim riskleriyle doğrudan mücadele eden yerel yönetimler, uygulamanın en güçlü aktörleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bugün İstanbul'da büyükşehirlerin ihtiyaç duyduğu finansmanı, yönetişim mekanizmalarını ve iklim politikalarındaki rolünü konuşurken, aslında Antalya'da yapılacak COP31'in uygulama gündemine de katkı sunuyoruz. İstanbul'dan Antalya'ya uzanan bu süreçte, Avrupa metropollerinin deneyimlerinin ve bugün ortaya koyacağımız ortak iradenin COP31'e güçlü bir katkı sunmasını temenni ediyorum. EMA Forum 2026'nın kentlerimiz arasındaki iş birliğini güçlendiren, ortak çözümlerimizi geliştiren ve metropollerimizin geleceğine katkı sunan verimli bir buluşma olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Çevre
Yayınlanma: 08 Ekim 2026 - 17:23
Güncelleme: 08 Ekim 2026 - 20:00
Başkan Akın, Avrupa Büyükşehirler Ağı Forumu'nun açılışında konuştu
Çevre
08 Ekim 2026 - 17:23
Güncelleme: 08 Ekim 2026 - 20:00
Belediyeler Birliği'nin ev sahipliğinde bu yıl İstanbul'da düzenlenen Avrupa Büyükşehirler Ağı (EMA) Forumu'nda konuşan Belediyeler Birliği ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, forumun bu yıl Türkiye'de gerçekleşmesinin son derece anlamlı olduğunu söyledi. Akın, "Metropollere ilişkin kararların, metropollerin güçlü katılımıyla alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayışın Avrupa'nın önümüzdeki dönem politika ve finansman
EDİTÖR

Haberler İHA Haber Ajansı tarafından sağlanmaktadır.
İlginizi Çekebilir









