Erzurum'da iklim değişikliği, aşırı yağışlar, taşkınlar, kuraklık ve diğer hidro-meteorolojik ekstrem olayların yol açtığı bilimsel, mühendislik ve toplumsal risklerin değerlendirileceği çalıştay başladı.
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile Bath Üniversitesi'nin ortak yürüttüğü proje kapsamında 25-26 Haziran tarihlerinde düzenlenen "Değişen İklim Şartlarında Hidro-Meteorolojik Ekstremler: Bilimsel Yaklaşımlar ve Uygulamalar" başlıklı çalıştay başladı. İki gün boyunca ETÜ Yerleşkesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Dr. Muammer YAYLALI Konferans Salonu'nda devam edecek olan çalıştayda önemli başlıklarda sunumlar gerçekleştirilecek.
"Suyun stratejik değeri her geçen gün artıyor"
Orman Genel Müdürlüğü Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Satuk Buğra Fındık, yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini değerlendirmek için değil, aynı zamanda bilimsel bilgi ile uygulama tecrübesini bir araya getirerek geleceğin su yönetimine yön verecek çözümleri tartışmak üzere bir araya geldiklerini hatırlatarak, "Farklı disiplinlerden akademisyenleri, araştırmacıları, uygulayıcı kurumları ve karar vericileri bir araya getiren bu çalıştayın son derece değerli çıktılar üreteceğine inanıyoruz. Tarih boyunca su kaynakları, iklim şartları ve doğal çevresiyle öne çıkan kadim şehir Erzurum'da bu çalıştayın gerçekleştiriliyor olması da bizler için ayrıca büyük anlam taşımaktadır. İklim değişikliği artık yalnızca geleceğe ilişkin bir senaryo olmaktan çıkmış, etkilerini günlük hayatımızda doğrudan hissettiğimiz bir gerçeklik haline gelmiştir. Gerçekleştirdiğimiz bilimsel çalışmalar, ülkemizde daha uzun süreli kuraklık dönemlerinin, daha yoğun sıcak hava dalgalarının ve kısa sürede gerçekleşen aşırı yağışlara bağlı taşkın olaylarının önümüzdeki yıllarda daha sık yaşanacağını ortaya koymaktadır. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, suyun stratejik değerinin her geçen gün arttığını görmekteyiz. Suyun korunması, verimli kullanılması ve gelecek nesillere aktarılması artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerimizin de temel unsurlarından biridir. Bu nedenle günümüzün temel sorusu, suyu nasıl daha fazla kullanacağımız değil; suyu nasıl daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir şekilde yöneteceğimizdir. Bizim anlayışımızda su yalnızca bir girdi değil, planlamanın merkezinde yer alan temel bir unsurdur. Biz buna "suya göre planlama" yaklaşımı diyoruz. Bu kapsamda ülkemizde su yönetimini yerelden ulusala, ulusaldan havza bazlı yönetime uzanan bir anlayışla yapılandırmış bulunuyoruz. Sayın Bakanımızın başkanlığında faaliyet gösteren Ulusal Su Kurulu en üst karar organı olarak görev yapmaktadır. Bunun yanında 25 havzamızda Havza Su Kurulları, 81 ilimizde ise İl Su Kurulları oluşturulmuştur. Bu kurullar aracılığıyla su yönetimine ilişkin önemli kararlar alınmakta ve uygulanmaktadır. Üç katmanlı bu yapı, paydaş katılımını her seviyede sağlamaya yönelik güçlü ve etkin bir mekanizma oluşturmaktadır" diye konuştu.
"Yeni iş birliklerine, ortak projelere ve güçlü bilimsel çıktılar"
Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, ETÜ ile Birleşik Krallık'taki Bath Üniversitesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında düzenlenen çalıştayın; iklim değişikliği, aşırı yağışlar, taşkınlar, kuraklık ve diğer hidro-meteorolojik ekstrem olayların yol açtığı bilimsel, mühendislik ve toplumsal risklerin değerlendirilmesi bakımından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Günümüzde hidro-meteorolojik ekstrem olaylar artık yalnızca akademik araştırma konusu değildir. Bu olaylar şehirlerimizi, altyapılarımızı, su kaynaklarımızı ve toplum hayatını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle ekstrem olayların daha iyi anlaşılması, öngörülmesi ve kritik su yapılarının değişen iklim şartlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanması büyük önem arz etmektedir. Üniversiteler olarak görevimiz yalnızca bilimsel bilgi üretmek değil, aynı zamanda üretilen bilgiyi kamu kurumlarımızın, karar vericilerin ve toplumun hizmetine sunmaktır. Bu çalıştayın da yeni iş birliklerine, ortak projelere ve güçlü bilimsel çıktılara vesile olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
"Su her şeyden önemlidir"
Erzurum Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, iklim değişikliğinin artık uzun zaman önce teorik bir sorun olmaktan çıktığını belirterek, "Etkilerini bugün çok daha doğrudan hissediyoruz. Örneğin tarım-gıda tedarik zincirinin üretim aşamasında karşılaşılan birçok kayba çözüm üretebiliyoruz. Ancak değişen iklim şartlarının neden olduğu kayıplar karşısında çoğu zaman çaresiz kalıyoruz. Artan nüfusla birlikte önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalacağımız sorunların daha da büyüyeceği açıktır. Sadece gıda konusu bile başlı başına böyle bir çalıştayın düzenlenmesini önemli kılmaktadır. Kuraklık, şiddetli yağışlar, seller, sıcaklık değişimleri ve mevsimsel farklılıklar bize aynı şeyi göstermektedir. Doğayla olan ilişkimizi daha dikkatli değerlendirmeli ve bunu daha sağlam bilimsel temeller üzerine oturtmalıyız. Su her şeyden önemlidir. Medeniyetlerin gelişimi, şehirlerimizin büyümesi ve yaşamın devamlılığı su kaynaklarıyla doğrudan ilişkilidir. Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miraslardan biri de sahip olduğumuz su kaynaklarıdır. Özellikle bizim gibi bölgelerde suyu ve sulama imkânlarını nasıl kullandığımız, önümüzdeki yılların şekillenmesinde belirleyici olacaktır" dedi.
Açılış konuşmalarının ardından sunumlara geçildi.
Çevre
Yayınlanma: 25 Haziran 2026 - 12:10
Güncelleme: 25 Haziran 2026 - 12:50
İklim krizine karşı yeni dönem: "Suya göre planlama"
Çevre
25 Haziran 2026 - 12:10
Güncelleme: 25 Haziran 2026 - 12:50
Erzurum'da iklim değişikliği, aşırı yağışlar, taşkınlar, kuraklık ve diğer hidro-meteorolojik ekstrem olayların yol açtığı bilimsel, mühendislik ve toplumsal risklerin değerlendirileceği çalıştay başladı.
EDİTÖR

Haberler İHA Haber Ajansı tarafından sağlanmaktadır.
İlginizi Çekebilir









